Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi

ESKİ BİR SANRIDIR HÜSN-ÂVER MEKANLARDA YAŞADIĞIMIZ / SEVİ EMEK ÖNDER

Resim : Kazım ŞİMŞEK, 2008

“…Genişleyin siz merkezde onlar kenarda daralacak!… /Bu cahilin, yoksulun, barbarın ışık neyine, onlar ziyan! …/Balkonunuz çok yüksek sizin baş döndürüyor. / Dünya pek alçak bir yer olacak yakında öyle görünüyor.”

Birhan Keskin

Mekanın düzenlenişi, bir deneyim alanı çerçevesi sunar. Kim ve ne olduğumuzu tarif eden bir gösterenler zinciri örgütlenmesi kamusaldan özel mekana doğru yönelir. İktidar/ mekan çatışmasında, “ mekan ve mekanın siyasal örgütlenmesi, toplumsal ilişkilerinin bir ifadesidir ama aynı zamanda onlara tepki de verir.” H.Lefebvre, şehri görünen ve tasarlanan bir mekan olarak görürken, burada yapılacak en ufak bir değişikliğin dâhi, şehirde yaşanların haklarını en derin biçimiyle etkileyecek bir potansiyele sahip olduğunu söyler. Bu hakların elde edilmesi ve korunması için şehir yaşamının tümünde söz sahibi olunmasını temel alan bir “kent hakkı” tanımlamak gerekmektedir. Robert Park, kenti “insanın içinde yaşadığı dünyayı daha çok gönlüne göre yeniden yapmada en başarılı girişimi” olarak tanımlar. “Ama eğer kent, insanın yarattığı dünyaysa bundan böyle orada yaşamaya mahkûm olduğu dünyadır da. Böylece dolaylı yoldan ve görevinin doğasına dair hiçbir açık algısı olmadan kenti yaparak insan kendi kendini yeniden yapmıştır.”
Gündelik yaşam, iktidarın soluğunun ensemizde ilk hissedildiği alan oluşu itibariyle dikkate değerdir. Mekana dair bir bilinç, bireyin kendi yaşamında, yerin ve mekanın rolününü, toplum ve doğa ile ilişkilenme biçimini anlamasını sağlar. Bu yolla, mekanların, şehirlerin, hânelerin ve hatta ,bir mekan olarak anlarsak, kişilerin içine gizlenmiş haldeki iktidar görünür hale gelir.
Aydınlanma projesi ile birlikte, “eski”nin altı oyulmuş ve yerini mekanın ve arzu dünyasının denetimi, gözetlenmesi ve baskı altına alınmasına yönelik yeni yöntem ve çabalar almıştır. Her türlü beden- canlı yahut cansız- mekan içinde vardır ve baskı altına alma, ehlileştirme, cezalandırma bu mekan üzerinde uygulanır. Mekanın anlamlarının üretimi, iktidar için kritik düzeyde önemlidir. Onun, mekan üzerinde yarattığı anlamların dışına

çıkılmasına tahammülü yoktur. Çünkü, bu, iktidara yönelik anlam üzerinden bir direniş demektir. Bu bağlamda Gezi Parkı’nı ve Taksim’i, Maraş, Sivas katliamlarının gerçekleştiği mekanlardaki anmalara yönelik engellemeleri ya da Madımak Oteli’nin müze olmayışını hatırlayabiliriz ya da Diyarbakır Cezaevi’nin ne olacağı tartışmasını.
Her iktidar, şehrin mekansal biçimini değiştirmeyi ve böylelikle toplumsal süreci şekillendirmeyi ister. Türkiye’de gecekondu mahallelerinin, eskimiş alanların devlet eliyle zor kullanılarak reforme edilmesi yönündeki hareket 1990’ların başında başlamıştır. Bu anlamda Ankara’nın Dikmen Vadisi örneği, sembolik bir değer taşımaktadır. Bu değeri oluşturan unsurlar; kentsel dönüşüme karşı gösterilen tepkinin aslında bir hak, “barınma hakkı” mücadelesi oluşu , kentsel dönüşüm denenin, yalnızca bir rant alanı bölüşümü oluşu ve Dikmen Vadisi örneği ile tüm Ankara’daki haksız uygulamalara karşı bir başkaldırıyı temsil edişi bakımından özetlenebilir.
Yine, Ankara’nın en önemli meydanı olan Kızılay meydanı asıl anlamını yitirerek bir kavşağa indirgenmiş durumdaydı. Fakat direniş ile birlikte, mücadele kamusal mekanı yeniden tanımlamış ve halk meydanı kendine mal ederek mekan üzerinde oldukça önemli bir süre yaşam alanı kurmuştur. Böylece, yalnızca bir kavşağa indirgenmiş olan meydan, yeniden kamusallaşmıştır.

“Agora”nın pazara, yurttaşın tüketiciye dönüştüğü; toplanma alanı, bilgi akışının en yoğun olduğu, kamusal ve siyasal buluşmaların gerçekleştiği, öteki ile karşılamanın olanağı olan ve mücadele mekanları olarak can çekişen kentlere bir nebze soluk 2013 Haziranı’nda geldi. Kentlerin, soluklaşmış hallerini soluklanma mekanları olarak yeniden yaratmak, ancak kent hakkı çerçevesinde gerçekleşebilir. Kentsel mekan, asıl sahipleri- yurttaşlar- tarafından geri alındığında dönüşmüş ve yeniden hayat bulmuş olur.

 

Emek Sevi Önder

1- H. Lefebvre, The Urban Revolution
2- R. Park, On Social Control and Collective Behavior

3- H.Lefebvre , The Urban Revolution

KAYNAKÇA
Lefebvre, Henri, The Urban Revolution
Park, Robert, On Social Control and Collective Behavior
Harvey, David, Postmodernliğin Durumu

Resim : Kazım ŞİMŞEK, 2008

KİRPİ EDİTÖR