ARŞİV 759
O düşen sizin pırlanta kalbinizdir – Cengiz Al
Neyzen Tevfik soğuk bir kış günü aç sefilortada kalır. Sığınır bir caminin şadırvanına vebekler ki birisi onu görsün ve yardım etsin.Fakat hava soğuk gelen giden yok.Çaresiz kalkar yerinden ve perperişan,kalacağı yere doğru yürümeye başlar.O dönemin en varlıklı ailelerinden biriningencecik oğlu askerden yeni gelmiştir veO’nu görür ve halini anlar.Genç adam o günün en büyük parasınıcebinden çıkartır […]
Eftelya -Başak Parlasu Arslan
Liman köylerden birinde yıllar yıllar öncesi, deniz kızına aşık olan bir adam varmış.O adam her gün denize açılır ve aşık olduğu deniz kızını ararmış.Denizin ortasında seslenir aşkını haykırırmış, bazen dalgalar ses verir eğer şanslıysa martılar duyarmış adamı.Günlerden bir gün adam bir mektup yazıp martılara uzatmış“ne olur?bunu o deniz kızına verin, bana yüzünü bir daha göstermedi […]
Tomris Uyar 85 Yaşında- Aydan Ay
İyi ki doğmuş, iyi ki yazmış…( D: 15 Mart 1941, İstanbul) “Değişen bir çağda yaşıyoruz. İlişkiler bozuluyor, üstüne ne kadar titreseniz de. Hem benim mutfağım var, kitaplarım var, yetiyor.” (Sekizinci Günah, sayfa: 8, YKY) “Biz kaç yıl yaşadık, dile kolay, ölüm artık alt edemez bizi. Kaç yıl yaşadıktan sonra hâlâ yaşamak öyle olağan ki …” […]
Nevruz -Aysel ÇİÇEK
Ne saray masalı ne de hikayeGüneşi doğuran anadır Nevruz Bahara bayrama bir davetiyeAçılan ellere kınadır Nevruz Halklar ile hakkı eşitler gündeBörtü böcek ağaç aynı düğündeÇalışıp bölünsün her bir öğündeİnsana sunulan manadır Nevruz Doğa bilimini eyleyin idrakHava ile ateş su ile toprakDüşmanlık edersen kurulur tuzakGerçeğe tutulan aynadır Nevruz Al yeşil giyinir iner meydanaSaçar servetini cümle cihanaÇiçek […]
Kalbin- Yıldız Altun
Gözyaşın geldiğinde saklama onu,Kirpiklerinin ucunda titreyen o damla,Bir zayıflık değil…Yüreğinin en sessiz çığlığıdır aslında. İçinde biriktirdiğin her acı,Bir gün yolunu bulur gözlerinle,Ve süzülür usulca yanağından,Hiç kimsenin duymadığı bir dua gibi. Konuşamadığın ne varsa,Söyleyemediğin her kırgınlık,O damlada çözülür yavaşça,Kalbin, kendine şifa olur fark etmeden. Gözyaşı, dilin sustuğu yerde başlar,Bir yakarıştır görünmeyene,Bir sığınıştır sonsuzluğa,Bir “artık dayanamıyorum” deyişidir […]
KARA MARAŞ-Mina Persis
Maraş’ta Kanlıdere Köprüsü ve Boğazkesen Mahallesi adında yerler var. Katliamı kültüre dönüştüren caniler bu isimlerle gurur duyuyorlar ve değiştirmiyorlar hâlâ. Zamanında Ermenilerin boğazlarını nasıl kestiklerini, dereye nasıl kan akıttıklarını göğüslerini kabartarak anlatıyorlar. Bunlar “insan”…Tanık olduğum hikayeler ve orada görev yaparken yaşadıklarım öfkeden delirtiyor beni…“Ben ölürsem, Maraşlılara öldüğümü sakın söylemeyin, sevinmesinler, beni sessizce köyüme gömün…” Vasiyeti […]
Sekiz Mart— Mehmet özgür ersan
bu şehirde sabahlar kadın emeğiyle ağarırfabrikaların dumanı, tarlaların rüzgârıçocukların uykusu, sofraların ekmeğibiraz da kadınların yorgun elleridir çünkü dünya dediğinçoğu zaman onların omzunda döneradı konmamış fedakârlıklarlasessiz ama inatçı bir direnişle bir kadının alnındaki terbazen bir ülkenin kaderidirbazen bir çocuğun yarınıbazen de insanlığın vicdanı o yüzdenbu dünya biraz daha güzelse hâlâbiraz daha umut varsa sokaklardabilin ki kadınların […]
Uzaklık—Başak Parlasu Arslan
Sessizliği yavaşlatıyor dünyanın kalbindeki yalnızlıkFersah fersah gidilesi keşfedilesi teninizi üşütüyor bu uzaklıkZ’aman’sızlığın kırılmış oyuncak bebekleri gibi dilsizsaç uçlarımdan tırnaklarıma kadarAşkDünyamı alt üst ediyor giderek evcilleşen tutku -Öylece bakacağım size-
HEYKEL YAPICI ŞİİRİ -Don José Diaz Bolio
Heykel Yapıcı kocaman bir taş aldı,kalbe şekil verdi,büyük bir kalbin şeklini verdi,üstüne büyük bir aşkın suretini oydu. Ama kabul etmedi ama dedi ki: Ben daha mükemmel bir aşkın suretini yaratacağım. Ve taşın yüzünden ilk aşkın suretini sildi, ve üzerine ikincisini oydu. Ama o da tatmin olmadı ama yine silindi. Sildi ve yeniden heykel yaptı, her […]
14 ŞUBAT SAHİ NE İDİ ?-Ayla Gürel
Yaşamı düşünüyorum . Kendiminkini, sonra herkesinkini. Herkes derken; Düşünmek zorunda olduklarımınkini, Sorumluluğuma tevdi edilenleri, edilmeyenleri fazla ağır bulmuyorum. Çünkü gerçekten de ağır,öncesi var, şimdisi var,sonrası var. Sonra ben varım… Yaşamadan oluyor mu gönül haneme bir kârım? -Olmuyor .! -Olmaz zaten . -Alıştıkta üstelik. Kafama takmıyorum eskisi gibi, daha güzel yenisi. Bak, bak ağla yaşanmamışlara… Kaçsın […]
uyanış çağı: sokağın ihtilali- Mehmet Özgür Ersan
aşk dediğin ne keman feryadı ne trampet gürültüsüo bir ruh titreşimidir, damarlarda gezen bir ihtilalanlayamazsınız siz bu inceliği, bu devasa derinliğiçünkü sizin aşkınız, boyalı dudak kıvrımlarında can çekişiyor. çıkın o küf kokan konuk odalarından, o dar kalıplardangerçeğin çiğ ışığında tanıyın artık insanlığıyırtıp atın kibrinizi, o yamalı önyargılarısevginin o vahşi gücüyle kucaklaşmak varken nedir bu korku? […]
Kızıl Gerdan – Ece Ersoy
Anlatmak istedim Niye mi Kızıl Gerdan? Kızılgerdan kuşunun hikâyesinden doğdu — ilk göz ağrım, Kızıl Gerdan. Niye mi Kızıl Gerdan? Çünkü o kuş, kendi kalbini taşıyan bir sesle öter. Göğsündeki kızıl, bir yaradan çok bir hatıradır: ateşin içinden geçip de yanmamayı öğrenmiş bir kalbin hatırası. Küçücük bedeniyle dünyayı dolaşır ama asıl yurdu, kendi içidir. Her […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar