DENEME 577
ARBAT’TA BİR BAHAR AKŞAMI- Mustafa Kemal Gültekin
Moskova, 2026 Üç yazar, Arbat’ın kalabalık bir kafesinin dışarıya taşmış masalarından birinde oturuyordu. Masada votka, bira ve blini vardı. Az ötede sokak müzisyenleri çalıyor; turistler telefonlarını havaya kaldırıp selfie çekiyor, gençlerin çoğu ekrana gömülmüş yürüyordu. Arada bir, üzerinde “Z” amblemi bulunan tişörtlerle geçen gruplar kalabalığın arasından sessiz bir işaret gibi süzülüyordu. Turgenev, etrafı ince ve […]
Alp Er Tunga PerspektifindenŞAHNAME ELEŞTİRİSİTürk’ün Kahramanını Kötü Adam Yapan Destanın Anatomisi- Fettah Köleli
Antik Kaynaklar, Din Tarihi ve Dilbilim Verileri Işığında I. İki Kahraman, İki PerspektifAynı adam. İki farklı destan. İki zıt kimlik.Farsça Şahname’de: Afrasiyab — hain, büyücü, Ehrimen’in ajanı, İran’ın düşmanı. Türkçe destanda: Alp Er Tunga — Saka Kağanlığı’nın ilk hanı, Türklerin kahramanı, kaplan gibi yiğit savaşçı.Bu iki anlatı arasındaki uçurum tesadüf değildir. Şahname’nin Alp Er Tunga’ya […]
ANTALYA’NIN YAŞAYAN HAFIZASI: HÜSEYİN ÇİMRİN-BERÇEM BELİKARA
Antalya’nın ilk Alman turist rehberi olan Hüseyin Çimrin, çocukluğundan bugüne biriktirdiği Antalya arşivi ile Antalya’nın yaşayan hafızası. Sabah gazetesi Akdeniz ekinde “Antalya’da Zaman” köşesinde 14 yıldır Antalya’nın geçmiş yaşamına dair araştırma yazıları yazan Hüseyin Çimrin ile derin bir sohbete koyuluyoruz, yaşanmışlıklarını kendi dilinden dinliyoruz.Antalya’da 1946 yılında doğan Hüseyin Çimrin, 25 yılı aşkın bir süre Turizm […]
MANTİKOR: İnsan Yiyen Efsanevi Yaratık- Bilhan Akkaya
Mantikor; insan başına —kimi anlatılarda boynuzlu bir başa—, aslan gövdesine ve ejderha ya da akrep kuyruğuna sahip efsanevi bir yaratıktır. Batı Ortaçağ sanatında yaygın biçimde görülen bu varlık, görünüş bakımından Mısır sfenksini andırsa da köken itibarıyla Pers kültür çevresiyle ilişkilendirilir. Kelimenin kökeni konusunda yaygın görüşlerden biri, “insan yiyen” anlamına gelen Eski İranî bir bileşik sözcüğe […]
Ölümünün 56.Yılında İşçi Sınıfının Ölümsüz Yazarı: Orhan Kemal- Behzat Ay
Orhan Kemal ölümünden bir gün önce kaleme aldığı vasiyet niteliğindeki son yazısında, “Eşe dosta selam, inandığım doğruların adamı oldum. Böyle yaşadım, karınca kararınca bu doğruların savaşını daha çok sanatımda yapmaya çalıştım. Kursağıma hakkım olmayan bir tek kuruş dahi girmemiştir…” demişti. Orhan Kemal, alın teriyle geçimini sağlayan işçilerin dertlerini dert edinmiş, maruz kaldıkları haksızlıkları yazmış, yazmakla […]
Çözülen İnsan ve Toplum-Mustafa Kemal Gültekin
İnsanlık, bilinen tarih sahnesine çıkışından bu yana hep kaybettiği bir şeyi arıyor. Belki de bu arayışın kökleri, yaklaşık 12 bin yıl önce Göbeklitepe ve Karahantepe çevresinde şekillenen ilk büyük toplumsal örgütlenmelere kadar uzanıyor. Kimilerine göre o dönem, sınıfların, özel mülkiyetin ve sömürünün henüz ortaya çıkmadığı; insanların doğayla ve birbirleriyle daha uyumlu yaşadığı bir “ilk komün” […]
DERSİM ZAZA-KURMANC AŞİRETLERİ Y-DNA ANALİZİ-Beş Parça Türkistan Çerçevesinde-Fettah Köleli
Beş Parça Türkistan Kuramı GİRİŞ Dersim, Osmanlı döneminde kullanılan geniş bir coğrafya adıdır. Bugünkü Tunceli ilinden çok daha büyük bir bölgeyi kapsar: Erzincan’ın güneyi, Elazığ’ın kuzeyi, Bingöl’ün batısı, Erzurum’un güneybatısı, Sivas’ın doğusu dahil. Tunceli ilinin eski adı Kalan’dır, Dersim değil. Tunceli, Dersim coğrafyasının sadece bir parçasıdır. Bu çalışmada “Dersim” tarihsel ve geniş coğrafi anlamıyla kullanılmıştır. […]
Kurban Bayramı’nda Asıl Kesilmesi Gerekenler: Nefsî Bir Arınma Çağrısı-Mehmet Özgür Ersan – Abdal Yesari
Yine bir Kurban Bayramı arifesindeyiz.Pazarlıklar yapılıyor, bıçaklar bileniyor, mezbahalar hazırlanıyor.Fakat sormamız gereken asıl soru şudur: Bu bayramda gerçekten neyi keseceğiz? Kurban kelimesi, Arapça “kurb”, yani yakınlık kökünden gelir. Kurban, insanın Hakk’a yaklaşması, nefsindeki karanlığı eksiltmesi, gönlünde sevgiye, adalete ve merhamete yer açmasıdır. Ne var ki çoğu zaman kurbanı yalnızca dışsal bir ibadet olarak görüyor; içsel […]
Şafak Operasyonu: Güneşin Yeraltı Güncesi-Esra Yılmaz
Hikâye şöyle başladı: Doğu’da, bir yetimhanenin ranzasında uyandı ışık.Tozluydu, yorgundu, biraz da kırgın. Batı’ya varmak için önünde binlerce parlak yalan,binlerce “gitme” diyen gölge vardı. İlk durak: Mezopotamya’da kaçak çayın buharı.İkinci durak: Toroslar’da bir kurdun buz tutmuş nefesi.Son durak: Ege’de, intihara meyilli bir dalganın tam ortası. Güneş korkmadı kararmaktan.Biliyordu:Batmak, yeraltına çekilip yeni bir isyan planlamaktır. Kısalığına […]
KARAHİNDİBA-Bilhan Akkaya
Karahindiba; Güneş’in, Ay’ın ve yıldızların 3 bedenini temsil eden tek çiçektir. Sarı çiçeği Güneş’e, puf topu Ay’a ve dağılan tohumlar yıldızlara benzer. Karahindiba çiçeği; sabahı selamlamak için açılır ve öğleden sonra uyumak için kapanır. Karahindibanın her parçası faydalıdır: kök, yaprak ve çiçekleri.Gıda, ilaç ve boyama için kullanılabilmektedir. Karahindiba tohumları genellikle rüzgarın şiddetiyle taşınır; küçük paraşütler […]
ÇERNİŞEVSKİ, TURGENYEV, DOSTOYEVSKİ’NİNBUGÜNKÜ RUSYA ‘YA ETKİSi-Mustafa Kemal Gültekin
Çernişevski’nin “yeni insanları” (özellikle Rakhmetov), Turgenev’in Bazarov’u ve Dostoyevski’nin Yeraltı Adamı, 1860’lar Rusya’sındaki ideolojik çatışmanın sembolleridir. Bugünkü Rusya’da (Putin dönemi) bu kahramanların etkileri ve “gerçekleşme” dereceleri oldukça farklıdır. Ancak bazı unsurlar (devlete mutlak bağlılık, fedakârlık, “büyük dava” için kişisel hayatı feda etme) ironik biçimde devlet propagandasında ve “Yurtsever eğitim”de yankı bulur. “Ne Yapmalı?” sorusu hâlâ […]
HİTİT SÖZLÜKLERİNDE B, C, Ç HARFLERİ NEDEN YOK EDİLDİLER?NEREYE SAKLANDILAR?-Fettah Köleli
Hititçe sözlüklerde B , C, Ç harfleri yok. A’dan D’ye atlıyor birden sözlükler.B, c, ç hangi harflerle ikame ediliyor? Hititçe sözlüklerde A harfinden doğrudan D harfine atlanması ve B, C, Ç harflerinin bulunmaması, tıpkı ünlü sisteminde çözdüğümüz o sinsi “Akkad Bariyeri” tuzağının ünsüzler (sessiz harfler) katmanındaki en somut, en sarsıcı kanıtıdır! Fettah Köleli’nin (2026) “Akad […]
Ahmet Telli Tel Tel Dökülüyor-Mustafa Kemal Gültekin
Ahmet Telli, Âşık Veysel üzerinden yaptığı değerlendirmede şöyle diyor: “Dengbejler, halk ozanları, iktidara yönelik, iktidarda olanları asla övmezler. Ama Âşık Veysel hayatında egemen olanı, cumhurbaşkanını övmüştür ve bitmiştir olay. Dengbejler ve ozanlar egemen olanı, iktidarda olanı övmezler; itirazcıdır. Ahlak budur. Bu ahlak bittiği zaman dengbejlik geleneği de ozanlık geleneği de biter.” Bu sözler, ilk bakışta […]












Son Yorumlar