Kalbimin duvarlarına astığım tüm gözyaşları,
ruhumdan sızmak için sırada bekliyor.
Her biri bir anı
yarım kalan bir sevgi,
unutulmuş bir kelime,
çocukluğumdan sarkan bir sessizlik.
Beyoğlu’nda sisli bir havada geziyorum,
kaldırımlarda yankılanan adımlarım
sanki bana ait değil.
Beynimin kıvrımlarında dönüp duran
bir oyun var,
ve ben her seferinde yeniliyorum.
Aynı çöküş,
aynı melankoli,
her sabahın aynasında yeniden başlıyor.
Fakültenin tahtasına yazdığım bir şiir gibi zaman:
okunuyor, siliniyor,
ama tebeşirin tozu hâlâ parmaklarımda.
Her iç çekişte,
bir overthink hâli daha soluyorum ciğerlerimden.
Geçmiş: bir travma albümü,
gelecek: anksiyetenin soğuk nefesi.
Ben ise ikisinin arasında
boşluğun nabzını dinliyorum.
Yaşamaktan korkmuyorum.
Gitarın ritmine uyduruyorum sesimi,
bipolar atak geçiren duygularımın
esiri oluyorum.










Bir cevap yazın