İSTANBUL RAKI HİCVİYESİ- LÜZUMİ BABA
Akşam iner usul usul,Galata’da çalar fasıl,İçen sanır buldu asıl,Var mı rakı gibisi? Bira gençlik serzenişi,Votka yabancı ateşi,Rakı İstanbul neşesi,Var mı rakı gibisi? Tekila sert, sözü yavan,Cin dediğin gamlı duman,Şarap süslü eski zaman,Var mı rakı gibisi? Kendi renksiz, gönlü beyaz,Suyla açar başka bir yaz,İçen olur biraz niyaz,Var mı rakı gibisi? Kumkapı’da masa kurar,Samatya’da kalbi vurur,Kadeh kalkar, […]
Titreşimden Varlığa: Düşüncenin Evrenle Dansı- Başak ParlaSu Arslan
Yaşadığımız evrende hiçbir şey bütünüyle durağan değildir. Görünen ve görünmeyen her varlık, kendi mahiyetine uygun bir titreşim, bir frekans ve bir enerji düzeni içinde var olur. Madde dediğimiz şey de aslında bu titreşimlerin yoğunlaşmış, biçim kazanmış ve görünür hâle gelmiş hâlidir. Varlık âlemi yalnızca fiziksel neden-sonuç ilişkileriyle açıklanamayacak kadar derindir. Her oluşumun ardında, onu taşıyan […]
Hakikate Doğru Bir Adım- Ali Eren Yıldız
Elbette; metni daha akıcı, edebî ve iç sesi güçlü olacak şekilde düzenledim: İnsan çoğu zaman hayatın karşısında değil, kendi içindeki korkuların karşısında yenilir. İçimizde sessizce konuşan bir ses vardır. Kalabalıkların, endişelerin ve alışkanlıkların arasında kimi zaman kaybolur gibi olsa da susmaz; bize gitmemiz gereken yolu hatırlatır. Fakat çoğu kez o sesi duymak yerine korkularımızın fısıltısına […]
ARBAT’TA BİR BAHAR AKŞAMI- Mustafa Kemal Gültekin
Moskova, 2026 Üç yazar, Arbat’ın kalabalık bir kafesinin dışarıya taşmış masalarından birinde oturuyordu. Masada votka, bira ve blini vardı. Az ötede sokak müzisyenleri çalıyor; turistler telefonlarını havaya kaldırıp selfie çekiyor, gençlerin çoğu ekrana gömülmüş yürüyordu. Arada bir, üzerinde “Z” amblemi bulunan tişörtlerle geçen gruplar kalabalığın arasından sessiz bir işaret gibi süzülüyordu. Turgenev, etrafı ince ve […]
Alp Er Tunga PerspektifindenŞAHNAME ELEŞTİRİSİTürk’ün Kahramanını Kötü Adam Yapan Destanın Anatomisi- Fettah Köleli
Antik Kaynaklar, Din Tarihi ve Dilbilim Verileri Işığında I. İki Kahraman, İki PerspektifAynı adam. İki farklı destan. İki zıt kimlik.Farsça Şahname’de: Afrasiyab — hain, büyücü, Ehrimen’in ajanı, İran’ın düşmanı. Türkçe destanda: Alp Er Tunga — Saka Kağanlığı’nın ilk hanı, Türklerin kahramanı, kaplan gibi yiğit savaşçı.Bu iki anlatı arasındaki uçurum tesadüf değildir. Şahname’nin Alp Er Tunga’ya […]
Kök Sal- Esra Yılmaz
Güneş der ki: Kendin ol.Ay der ki: Hisset ve hatırla.Merkür der ki: Sor ve öğren.Venüs der ki: Seç ve sev.Mars der ki: İste ve savaş.Jüpiter der ki: Büyü ve inan.Satürn der ki: Bedelini öde.Uranüs der ki: Zinciri kır.Neptün der ki: Hayal et.Plüton der ki: Yan ve dönüş.Chiron der ki: Yaranı tanı.Kuzey Ay Düğümü der ki: […]
MİO – Yeşim Zuhal Yolcu
( ve daimiye kavuşmak için bir kez daha) Heyecanla beklemeye koyulduğum Mio, bugün çıkageldi. Onu gördüğüm anda ona doğduğunda verilen isme burun kıvırıp Fante diye seslenmek istedim. Biraz sözlük karıştırdım, Mio; İspanyolca’da “benim, benim o” gibi anlamlara geliyormuş.Adının anlamını öğrenince ona sevdiğim bir yazar olan Fante’nin ismini vermekten vazgeçtim. Çünkü sahip olduğu isim eşsizdi. Uzun […]
UZAK-Büşra Yurtsever
Kalbin neyle meşgul?Hayatına yön veren değerler neler?Huzuru nerede arıyorsun ? Depresyonda değilsin!Ruhun Allah’ın muhabbetine aç.Psikolojin bozuk değil!Kalbin, benliğin*(Nefsinin) hükümdarlığı altında, ruhun değil kalbin hasta.Başkasıyla değil kavgan!Beden ve Ruhun aynı yönde değil dengede değilsin.Kaybolmuş değilsin!Kalbine istikameti oturtmuş değilsin.Canın değil sıkılan!Ruhunu, dünya ile sıkıştırmışsın.Karamsar değilsin!Allah’a teslim değilsin.Ne yapacağını bilmiyor değilsin!Ne yapmaman gerektiğini bilmiyorsun.Boşlukta değilsin!Nereden gelip nereye gideceğini […]
ANTALYA’NIN YAŞAYAN HAFIZASI: HÜSEYİN ÇİMRİN-BERÇEM BELİKARA
Antalya’nın ilk Alman turist rehberi olan Hüseyin Çimrin, çocukluğundan bugüne biriktirdiği Antalya arşivi ile Antalya’nın yaşayan hafızası. Sabah gazetesi Akdeniz ekinde “Antalya’da Zaman” köşesinde 14 yıldır Antalya’nın geçmiş yaşamına dair araştırma yazıları yazan Hüseyin Çimrin ile derin bir sohbete koyuluyoruz, yaşanmışlıklarını kendi dilinden dinliyoruz.Antalya’da 1946 yılında doğan Hüseyin Çimrin, 25 yılı aşkın bir süre Turizm […]
“Dış kaynaklı” Sevgi Deposu- Esra Küçükaltun
Bir insan kendi içsel sevgisini, öz değerini ve şefkatini inşa edemediğinde, hayatta kalabilmek için dışarıdan bir “tedarikçiye” ihtiyaç duyar. “Senden istediğim tek şey sevgi ” cümlesi ilk bakışta çok fedakarca görünse de, aslında karşı tarafa muazzam bir enerjisel sorumluluk ve yük bindirir.Kişi kendinde göremediği, kendine vermediği sevgiyi partnerinde arar. Karşı tarafı “eksikliği doldurması gereken” bir […]
MANTİKOR: İnsan Yiyen Efsanevi Yaratık- Bilhan Akkaya
Mantikor; insan başına —kimi anlatılarda boynuzlu bir başa—, aslan gövdesine ve ejderha ya da akrep kuyruğuna sahip efsanevi bir yaratıktır. Batı Ortaçağ sanatında yaygın biçimde görülen bu varlık, görünüş bakımından Mısır sfenksini andırsa da köken itibarıyla Pers kültür çevresiyle ilişkilendirilir. Kelimenin kökeni konusunda yaygın görüşlerden biri, “insan yiyen” anlamına gelen Eski İranî bir bileşik sözcüğe […]
Bir Başıma-Figen Tan
Bir başımayım artık… Bu gece,her zamankinden daha karanlık.Gecenin ayazısessizce çöktü üzerime;ne varsa yaşanmış,uzakta kalmışsolgun bir anıya dönüştü. Ayrılık acısıbu kez benim payıma düştü.Ve bil ki;sana yazdığımson şiirdir bu. Artık ne sen“Gel” diyebilirsin bana,ne de bendönebilirim sana…
Tezkiye-i Nefsin Yedi Merdiveni-Esra Yılmaz
Tezkiye-i nefsin yedi merdiveni vardır. Asıl yolculuk nefsi yok etmek değil; onu terbiye etmek, arıtmak ve insanın özüne yaklaştırmaktır. İlk merdiven, kötülüğü emreden o karanlık iç sestir: Nefs-i Emmâre.İnsan önce onun ağırlığından kurtulmaya çalışır. Sonra hata yaptığında içi titreyen, pişmanlıkla kendini sorgulayan Nefs-i Levvâme gelir.Bu merhale, insanın kendi kusurunu görmeye başladığı yerdir. Ardından iyiyi sezgisel […]












Son Yorumlar