ÖYKÜ 715
MİO – Yeşim Zuhal Yolcu
( ve daimiye kavuşmak için bir kez daha) Heyecanla beklemeye koyulduğum Mio, bugün çıkageldi. Onu gördüğüm anda ona doğduğunda verilen isme burun kıvırıp Fante diye seslenmek istedim. Biraz sözlük karıştırdım, Mio; İspanyolca’da “benim, benim o” gibi anlamlara geliyormuş.Adının anlamını öğrenince ona sevdiğim bir yazar olan Fante’nin ismini vermekten vazgeçtim. Çünkü sahip olduğu isim eşsizdi. Uzun […]
DEVLERİN AŞKI – AZRA ERHAT & HALİKARNAS BALIKÇISI-Haldun Sevel
Devlerin aşkını kimseler görmedi…Hiç dile getirilmedi,hiç yazılmadı bu gerçek.Ben de yazmadım…Kendi çapımda bir Halikarnas Balıkçısı araştırmacısı olarak ben de yazmadım.”Bu beni aşar” dedim,dokunmadım…Ama bu haksızlık.Balıkçı Baba,”İnsan,doğar,sever ve ölür” demiyor mu?Balıkçı’nın ölümünden sonra,sevdiği,aşık olduğu kadın…Onu hayranlıkla,taparcasına seven kadın,Balıkçı ile olan mektuplarını yayınladı.Bu mektupları defalarca okudum.Dostlarıma okutup dinledim.Bazen acı acı gülümseyerek…Hatta o inanılmaz aşka hayret ve gıpta […]
Saraysız Başkan-Jose Mujika
“Gereksiz ihtiyaçlardan oluşan koca bir dağ yarattık. Bir şeyler satın alıp sonra çöpe atıyoruz. Aslında boşa harcadığımız şey, hayatlarımız. Bir şey satın aldığımda veya siz aldığınızda, ödemeyi parayla yapmıyoruz. Ödemeyi yaşamımızdan, para kazanmak için harcadığımız zamanla yapıyoruz.Aradaki fark ise şu;hayatı satın alamazsınız.Hayat geçip gider…Ve hayatınızı boşa harcayıp, özgürlüğünüzü kaybetmek, korkunç bir şeydir.” Saraysız BaşkanJose Mujica… […]
Yazı-Sevtap Dudu
Yazmamın arkası gelmiyorsa bilin ki; her şeyden vazgeçmiş, akıl ve beden sağlığımı yitirmiş, yolun sonlarına yaklaşmış ve yalnızlığıma çekilmişim demektir. Çünkü yazmak benim için bir bulmaca çözmek gibidir. Kelimeleri seçerken, metni kurarken, konuyu işlerken zihnimi diri tutar; bana bir tür beyin egzersizi yaptırır. Kendimi geliştirmenin, iç dünyamı onarmanın en kadim yoludur yazmak. Uzun yıllardır emek […]
Erdal Öz – Derleme: Semihat Karadağlı
KANAYAN….konuşmayacak, şarkı söylemeyecek, ıslık çalmayacaktı. Önlenemediği için olsa gerek, yalnızca düşünülebilecek ve özleyebilecekti.Kanayan, Erdal Öz SULAR NE GÜZELSEDenizleri hep sevdim ben… Suları hep sevdim… Seni denizler, sular gibi sevdim… Sular ne güzelse seni öyle sevdim!Sular Ne Güzelse, Erdal Öz Güzel bir şiir yüksek sesle okunmaz. Şiir güzelse, onun kendi sesi vardır zaten.Sular Ne Güzelse, Erdal […]
Eskidendi… Çok eskiden. – Ezelden Lamekan
Aynı sofraya oturmanın sadece karın doyurmak değil, gönül doyurmak olduğu zamanlardı. Bir lokmanın bölüşüldüğünde çoğaldığına inanılırdı. Kapıların kilitlenmediği, çünkü kalplerin kapalı olmadığı günlerdi. Aile dediğin; yalnızca aynı çatı altında yaşamak değil, birbirinin yükünü omuzlamak, derdini sessizce anlamaktı. Vefa, unutulmayan bir borç gibiydi; iyilik yapılır, karşılık beklenmez ama hatırası ömür boyu taşınırdı. Eskidendi… İnsan insana düşman […]
YILDIZLAR- Devrim Akalın
Sonsuz gökyüzü uzanıyor gözlerimin önünde. Geçmiş yıllardan birindeyiz. Yazlık evimizin balkonundayım. On üç yaşlarında olmalıyım. Karşıda Akdeniz. Saat gece on suları. Yıldızlar pırıl pırıl. Hava nemli ama berrak. Naylon sandalyelerden birine oturmuş, ayaklarımı da balkonun demirlerine uzatmışım. Mutluyum. Kaygısızım o an için. Uzaklardan, belki de ta Toroslar’ın tepelerinden mis gibi rayihalar geliyor hafif esen rüzgarla. […]
Kronos-Esra Yılmaz
Ey göğün kudretini omuzlarında taşıyan,şimşeği parmaklarında yoğuran yüce Zeus,sesinle titrerdi dağlar,ve denizler kabarırdı adını duyunca.Olympos’un doruğunda otururken sen,bulutları sürer gibi sürerdin kaderleri;insan dediğin, bir anlık nefes,ama senin bakışınla ölümsüz acılar öğrenirdi.Altın saçlı şafak doğarken,kartalın gölgene karışırdı gökyüzünde,ve yıldırımlarıngeceyi yaran bir hüküm gibi inerdi toprağa.Nice krallar diz çöktü önünde,nice aşklar küle döndü senin ateşinleEy Kronos’un zincirlerini […]
Kabak Çekirdekleri- Yıldız Kenter
İlkokuldaydım, birinci sınıfta.Hiç unutmadığım bir cezaya çarptırıldım. Kara tahtanın önünde, sırtım sınıfa, yüzüm kara tahtaya dönük, ders bitimine kadar kıpırdamadan ayakta durmak. Utanıyorum, midem bulanıyor. Ölmek istiyorum. Herkesten nefret ediyorum, herkes ölsün istiyorum.Sonra bir ara cebimdeki kabarıklığı hissediyorum:kabak çekirdeklerim!Bir kuruşluk kabak çekirdeği almıştım, bir tane bile yemedim. Mahmut’la (Benden bir buçuk yaş büyük ağabeyim; üçüncü […]
Gönderilmemiş Mektuplar- Elif Şahin
Yıllar önce yazdığım bir mektup tesadüf eseri elime geçti bugün. Alıcısı olmayan, zarflanmamış, gönderilmemiş bir mektup. Mümkün değildi çünkü. Ama yazmış olmak bir parça iyi gelmişti. Belki bir gün bir öykü kahramanına emanet ederim o mektubu. Ve bir “günlük” tutmaya başlamıştım senin için, sana dair. Varlığının başlangıcından itibaren… Kahverengi deri ciltli, el kadar küçük bir […]
Abim ve ben … Babam’ın bahçesi- Ezelden Lamekan
Arılar, gezegenimizin görünmeyen mimarlarıdır. Yalnızca bal üretmekle kalmaz, dünya üzerindeki bitkilerin büyük bir kısmının tozlaşmasını sağlayarak ekosistemlerin devamlılığını garanti altına alırlar. Tarımsal üretimin önemli bir bölümü doğrudan arıların faaliyetlerine bağlıdır; yani soframıza gelen meyve, sebze ve hatta yem bitkileri onların emeğinin sonucudur. Arı popülasyonlarının azalması, sadece biyolojik çeşitliliği değil, küresel gıda güvenliğini de ciddi şekilde […]
AŞK BİR GÜNEŞE BENZER-Gülay Budak
Aşksız Bir Hayat Anlamsız Bir Hayattır İşitin ey yarenler Aşk bir güneşe benzer Aşkı olmayan gönül Bir kara taşa benzer Yunus Emre Yaşamak demek; daimi olarak gelişmek, hareket halinde olmak, aksiyon sahibi olmak, fikir ve düşüncede derinleşmek, üslup ve davranışta güzelleşmek demektir. Ki aksiyonun, hareketin, derinleşmenin ve güzelleşmenin sınırı yoktur. Bu manada sürekli olarak, insan […]
Sessiz Kahramanlar – Tuanna Güzel
Arkadaşımla bir fincan kahve içmek için görüştük. Tabi kahve bahane, özlem gidermek ve iyi/kötü duygu düşüncelerimizi konuşup kritiğini yapmaktı. Biraz kendimizi anlattık, bu aralar nelerle meşgul olduğumuzu ve paranın ve insanın nasıl bela olduğunu konuştuk. Varlığı ve yokluğu dert olduğunu ve bozuk düzenin bizden aldıklarını konuştuk. Varoluşun analizini yaptık.Halkın kitap okumadığını acı ile kıvranarak ifade […]












Son Yorumlar