FİKİR 10
Dr. Sócrates: Bir Futbolcudan Fazlası-Mehmet Özgür Ersan
Futbol dünyası, çoğu zaman ayağına hâkim ama aklına tutsak adamlardan geçilmez.Tribünler doldurulur, manşetler atılır, milyon dolarlar konuşulur; ama insan ararsınız, bulamazsınız.İşte bu yüzden Dr. Sócrates sıradan bir futbolcu değildir.Onu yalnızca attığı gollerle, estetik paslarıyla, uzun boyuyla, dağınık saçlarıyla, sakalıyla anlatmaya kalkmak büyük haksızlık olur.Çünkü Sócrates, sahaya yalnızca bedenini değil, aklını, kültürünü, vicdanını ve siyasal tavrını […]
Dr. HİKMET KIVILCIMLI’NIN PSİKOLOJİK- PSİKİYATRİK MİRASI- Mustafa Kemal Gültekin
Dr. Hikmet Kıvılcımlı, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra psikiyatri alanında uzmanlığını almış; Kırşehir Cezaevi’nde bulunduğu yıllarda hasta muayenesine izin verilince yeniden hekimliğe başlamıştı. Bu süreç, onun yalnızca bir devrimci değil, insan ruhunun derinliklerine inen bir hekim olarak da üretkenliğini sürdürdüğünü gösterir. Cezaevinden sonra İstanbul’da Cağaloğlu’nda ve Göztepe’de, Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi üzerindeki muayenehanesinde hastalarını kabul […]
Bağımlı Kişilik Sağlıksız İletişim – Ezelden Lamekan
Bağımlı kişilik örgütlenmesi ve sağlıksız iletişim biçimleri, çoğu zaman yalnızca davranışsal bir sorun değil; beynin tehdit algısı, ödül sistemi ve benlik inşasıyla doğrudan ilişkili bir örüntüdür. İnsan zihni, özellikle erken deneyimlerin etkisiyle, “güvende kalmak” adına bazı otomatik yollar geliştirir. Bu yollar, kısa vadede koruyucu gibi görünse de uzun vadede bireyi hem kendine hem de başkasına […]
ÇÖZÜLEN İNSAN VE TOPLUM-Mustafa Kemal Gültekin
İnsanlık , bilinen haliyle 12 bin yıl önce Göbeklitepe- Karahantepe’de yarattığı cennetten- komünden ( sınıfsız mülkiyetsiz eşit kimsenin kimseyi sömürmediği, zulmetmediği zamansız ve mekansız çağ) ne zaman kovuldu? Yedi bin önce sınıfsız toplum komünden çıkıp Sümerler’le sınıflı toplum kapısından giriş yaptı. Ancak insanlık içinden çıktığı sınıfsız toplum- komün özlemini gerçekleştirmek için cennet özleminden vazgeçmedi aramaya […]
MEHMED FUAT KÖPRÜLÜ-Bilhan Akkaya
4 Aralık 1890’da İstanbul’da dünyaya geldi. Aile silsilesi onuncu kuşakta Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa’ya uzanmaktadır. Babası İsmâil Fâiz Bey, Bükreş sefiri Ahmed Ziyâ Bey’in oğlu ve Tanzimatçılar’dan İsmail Afif Bey’in torunudur. Annesi İslimiye ulemâsından Ârif Hikmet Efendi’nin kızı Hatice Hanım’dır.Ayasofya Merkez Rüşdiyesi’ni bitirip Mercan İdâdîsi’ne başlar. Buradaki son senesinde müdürü Hüseyin Cahit Yalçın’dır. Bu sebeple […]
Mavi Kelebekler Artemisia ve Bosna – Filiz Kura
Yugoslavya’nın etnik olarak ayrıştırılarak parçalanmasını alkışlayanlara, örnek gösterenlere Yugoslavya iç savaşı kapak olsun. Avrupa’da sosyalist bir ülke ayakta kalmamalıydı.Yugoslavya’ya etnik düşmanlık şırınga edildi ve Yugoslavya dağıldı. Pek çok ülkede aynı yöntemi uyguladılar, katliamlar savaşlar yaşandı. Bir ülkeyi etnik gruplara ayrıştırarak birbirine düşman eden her oluşumu kınıyorum. Bosna savaşı ikinci dünya savaşından ders almayan Avrupa’nın yüz […]
Bahar-Yıldız Altun
Kışın sert suskunluğundaiçine kapanan toprak gibi insan,“Artık olmaz” dediği ne varsayüreğinin en kuytu yerine saklar.Donmuş dallar bilir o bekleyişi,rüzgârın bile üşüdüğü geceleri… Ve tam umudun üstü örtülmüşkenbir tomurcuk sessizce “buradayım” der.Bahar gelir—aynaya bakar gibi bakarsın hayata,solgun sandığın renkler geri döner,imkânsız dediğin şeybir çiçek gibi açar avuçlarında. Anlarsın;hiçbir kar sonsuza kadar kalmaz,hiçbir gece sabahsız değildir.Ve insan, […]
26 Kadın 26 Öykü – Yolculuklar Teması ile Raflarda Yerini Aldı
Kadınların Yolculuklarına Edebi Bir Tanıklık: “26 Kadın 26 Öykü – Yolculuklarımız” Okuyucuyla Buluşuyor Kadınların hikâyelerini görünür kılma amacıyla yola çıkan ve her yıl büyüyerek devam eden “Kadın Öyküleri” serisi, yeni kitabıyla yolculuğunu sürdürüyor. Her yıl farklı bir temayla kadınların yaşam deneyimlerine odaklanan bu kolektif çalışma, bu kez “Yolculuklarımız” temasıyla okurla buluşuyor. Kadınların yaşam deneyimlerinden ilhamla […]
İtibar veren / İtibar bozan -tuanna güzel
Birgün bir toplantıda üniversiten eğitimci bir kadın, konuşma arası şunu dedi : ” Birbirimizi taktir edelim ” demişti. O zamanlar beni düşündürtmüştü .Ve gerek anılardan gerekse iyi -kötü yaşananlardan, bu sözü hatırlıyorum. Ben de ilaveten : Birbirimizi onure edelim, itibar verelim ” derim.Hatta iki tür insan vardır : Biri itibarlaştıran, biri itibarsızlaştıran.Bunlardan hangisiyim bilmiyorum fakat […]
Savaş Üzerine Tefekkür – Zehra Arslan
Okul müfredatlarında savaşlar anlatılır sürekli. Savaşın meşruiyetini, gerekliliğini taze beyinlere işleyerek nefreti ve öfkeyi gelecek nesillere aktarırlar. Teknoloji çağındayız. Ana okulundan itibaren tüm eğitim hayatında, slaytlarla beraber savaşın korkunç tahribatlarından, kalıcı etkilerinden bahsedilse, çocuklar ve gençler niçin savaşılmaması gerektiği hakkında bilinçlendirilse olmaz mı? İnsanlığın savaş geçmişi yerine, tüm dünya halklarının kültürel ve sanatsal tarihi işlense, […]
SPARTALI KADINLAR- Bilhan Akkaya
Taşın İçinden Yükselen SesAntik Yunan dünyasında kadın çoğu yerde evin duvarları arasına çekilmişti; sesi alçaltılmış, adımı ölçülmüş, varlığı ise çoğu zaman bir erkeğin soyunu sürdürmekle sınırlandırılmıştı. Fakat Sparta’da manzara biraz daha sert, biraz daha açık, biraz daha çarpıcıydı. Burada kadın, yalnızca ocağın başında oturan bir gölge değildi; bedenini eğiten, sözünü esirgemeyen, mülk üzerinde hak sahibi […]
YAZAR OLMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI-Devrim Akalın
İlk öykü kitabım ‘Melankoliye Tutulmak’ı basan Esinti Yayınları maalesef kapanıyor. Ellerinde yüz küsür kitabım kalmış. Koruyacakları yerleri olmadığı için kitapları geri dönüşüme göndermeyi düşünüyorlar. Yayınevinin kapanışına mı üzüleyim, çöpe gidecek olan kitaplarıma mı bilemiyorum. Dün haberi aldığımdan beri içim kan ağlıyor. Yazar olmak, bu topraklarda yazmak insana türlü türlü cezalar ve acılar tattırıyor. Yine de, […]
Abidin Dino 113 Yaşında-Aydan Ay
( D: 23 Mart 1913, İstanbul) “Mutluluğun değil; ama sevincin resmini zaman zaman yaptım. Mutluluk süreklilik gerektiren bir şey. Resim tarihinde pek de yapabilen olmadı. Korkunun, çirkinliğin, sefaletin, mutsuzluğun yapıldı da, mutluluğun hayır. Büyük sevinçler yaşadım. Evet, tekrar tekrar yaşadım. Bir ömür boyu Güzin’le yaşamak mutluluğun eşiğinde yaşamak demek. Güzin olmasaydı, çoktan yok olmuştum.” Abidin […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar