FİKİR 11
ATTIKA TABAĞI VE VAZOLARI DENİLEN İSKİT VE ETRÜSK ESERLERİ: ATLI, ÖZGÜR VE YERLEŞİK TÜRK UYGARLIĞININ ATTIKA’YA İHRAÇ ETTİĞİ TABAK VE VAZOLARIN AKDENİZ’DEKİ İZLERİ-Fettah Köleli
Fettah KöleliBağımsız AraştırmacıORCID: 0009-0004-2682-2843https://orcid.org/0009-0004-2682-2843Tarih: 2026 Batı merkezli klasik arkeoloji ve sanat tarihi yazımı, yüzyıllardır Akdeniz ve Avrasya kurganlarında bulunan yüksek nitelikli kırmızı figürlü seramikleri otomatik olarak Atina’ya (Attika) tescilleme yanılgısı içindedir. Bu dogmatik yaklaşıma göre Atina üretmiş, çevre halklar ise tüketmiştir. Oysa toprağın altından çıkan maddi gerçekler ve ekonomik mantık bu tezi tamamen tersine çevirmektedir. […]
HAYATTA KALMA KILAVUZU- S.Tijen Bolulu
#cumartesiyazıları Bugün size küçük bir hayatta kalma kılavuzu bırakmak istiyorum. Çünkü içinde yaşadığımız koşullarda, ruhumuza bilinçli olarak iyi gelmeye çalışmadan ayakta kalmak giderek zorlaşıyor. Önce kendi rutinlerimi anlatayım. Her sabah güne, ruh hâlim istemese bile kendimi müzik dinlemeye zorlayarak başlıyorum. İşe yürüyerek gittiğim için kulaklığımı takıyor ve yürümeye başlıyorum. Size garanti ederim; üçüncü şarkıya geldiğinizde […]
ÇÖZÜM NE AYOL..- Rabia Mine
Ne zaman çok ciddi bir sorunu masaya yatırsak, birileri mutlaka “çözüm önerilerimizi” sorar. Ben de hiçbir filozofun ya da toplum bilimcinin bulamadığı çözümleri benim bulabileceğime ihtimal vermeleri karşısında gülümseyerek şişinirim..😁 Ama maalesef ki her sorunun her zaman, o an uygulanabilecek bir çözümü yoktur. Bununla birlikte, çözüm önerileri ortaya koyamamamız, ezber bozan tespitlerimizin değersiz olduğu anlamına […]
Bir Otel Odasında Ölümü Beklemek: Yahya Kemal Beyatlı’nın Yalnızlığı, Şiiri ve Ölümsüzlüğü-Mehmet Özgür Ersan
Türk şiirinin en büyük klasiklerinden biri olan Yahya Kemal Beyatlı (1884–1958), ömrü boyunca İstanbul’u, tarihi, musikiyi ve ölümü yazdı. Ancak kaderin garip cilvesi olarak, şiirlerinde büyük medeniyetlerin ihtişamını anlatan bu şair, hayatının son on dokuz yılını İstanbul’daki Park Otel’in tek bir odasında, giderek artan yalnızlık içinde geçirdi. Onun hikâyesi büyük bir şairin biyografisi değildir. Aynı […]
Murat Bozkurt: Şiir Yürekli Bir Dostun Ardından-Roj Yiğit
Ölüm, en çok iyi insanların ardından ağırlaşır. Bir ses eksilir, bir gülüş çekilir hayattan, bir omuz uzaklaşır. Ardından büyüyen sessizlik, kelimelerin taşıyamayacağı kadar derin bir acıya dönüşür. Murat Bozkurt, dostluğun en sahici hâliydi. Aynı gökyüzüne bakarken umudu konuştuğumuz, aynı masada ekmeği, şiiri ve hayatı paylaştığımız yol arkadaşıydı. Yüreğinde insan sevgisi taşıyan, sözü incitmeden kuran, dostluğunu […]
İhsan Oktay Anar ya da Tarihin İçine Sızan Dil-Mustafa Kemal Gültekin
Edebiyatımızın Aykırıları — I İhsan Oktay Anar ya da Tarihin İçine Sızan Dil Aykırılık, bu seride bir övgü sıfatı değil, bir tespit kategorisi olarak kullanılacak. Boyun eğmeyen, kendi estetik evrenini kuran, kimsenin dokunmadığı yere dokunan ve bu sayede edebiyatın sınırlarını genişleten yazarları konuşacağız. Burada amaç yargı dağıtmak değil; hangi edebî alışkanlığın, neye karşı ve nasıl […]
Seni Görüyorum-Tuanna Güzel
Gökten yağmur gibi kurşunlar yağıyor hayatımızın tam orta yerine, bombalardan hava kara bir bulut almış ülkemin her yerinde. Nereye bakarsam orası toz bulutundan ışığı kapamış göz gözü görmüyor. Gönül gönülü duymuyor, zihinler birbirine labirent olmuş. Çıkmaz sokaklar olduk, karmaşık yollar..Ne birbirimize ulaşıyoruz ne birbirimizden vazgeçebiliyoruz.Kulak o kadar mı sağırKetrum dil lalKorku ise uyuşturucu olmuş benliklerdeBazen […]
DOSTOYEVSKİ’NİN KARANLIK YÜZÜ-Fettah Köleli
Bölüm I. : Rus Emperyalizminin ve Türk Düşmanlığının İdeolojik Mimarı Bu çalışmada, F.M. Dostoyevski’nin özellikle Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya) adlı eserinde somutlaşan; bugünün siyasi terminolojisiyle ırkçı, faşist, dinci ve Türk düşmanı olarak nitelendirilen fikirlerini, doğrudan alıntılar ve tarihsel kaynaklarla sunuyorum. Giriş: Sanatçının Maskesi ve İdeoloğun Öfkesi Fedor Mihayloviç Dostoyevski, dünya edebiyatında “insan ruhunun derinliklerine […]
BİT KADAR AKLIM YOK-Ayla Gürel
Bugün kendime bir soru sordum:Bu hayattan beklentin ne? Yanıtlayamadım.Kendi kendime sorduğum bu sorunun karşısında sustum. Sonra içimden biri müdahil oldu:“Daha ne bekleyeceksin, yaşın kemale ermiş!” Kim demiş?Yaşanmamış yılların, yaşlardan sayıldığını kim söylemiş? Bana sorsan bekârım.Çocuklarım mı?Arkadaşlarım… İçimde konuşan o sesi geriye ittim.Sonra kendime yine kendim cevap verdim: Aslında ben hayattan bir şey beklemiyordum.Ama bir şey […]
EVİN SIKINTISI- Mehmet Özgür Ersan
Bazı kitaplar okunmaz; içinde dolaşılır. Evin Sıkıntısı, evi yalnızca duvarlardan, pencerelerden ve çatılardan oluşan bir yapı olarak görmez. Çünkü ev, insanın dünyaya ilk dokunduğu yerdir. İlk sesi, ilk kokuyu, ilk korkuyu, ilk özlemi ve ilk yalnızlığı içinde saklayan sessiz bir hafızadır. Işık Sungurlar Baysal, fenomenolojik bir bakışla “ev”i yeniden düşünmeye çağırıyor. Evin sadece bizi dış […]
Gerçek Sevgi Hisle Değil, Emekle Yaşar- Ezelden Lamekan
Bilim bize önemli bir gerçeği gösteriyor: Duygular kalıcı değildir. İnsan bazen derin bir sevgi hisseder, bazen öfkelenir, bazen incinir, bazen de ilk günkü heyecanını kaybeder. Çünkü duygular; yaşanan olaylardan, stres düzeyinden, zamandan ve beynimizin işleyişinden etkilenir. Sürekli değişir, dönüşür ve yeniden şekillenir. Eğer sevgi yalnızca bir duygu olsaydı, “Seni ömür boyu seveceğim.” sözü de sağlam […]
Sukunet-Neslihan Pakel
İnsan, sakin kalabildiği her şeyin galibidir. Çünkü gerçek güç, öfkeye teslim olmakta değil; öfkeye rağmen iradesini koruyabilmektedir. Hayatta en büyük hayal kırıklıklarının çoğu, insanlara hak ettiklerinden fazla anlam yüklediğimizde yaşanır. Oysa herkes, ancak karakteri kadar yer kaplar hayatımızda. Beklentiler büyüdükçe kırgınlıklar da büyür. İnsanları oldukları gibi kabul etmek, onları gözümüzde büyütmemek gerekir. Hiç kimse vazgeçilmez […]
12 Eylül Romanlarından Yüzleşme Romanlarına:Teşekkürler Hayat – Gracias A La Vida Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme- Mustafa Kemal Gültekin
Giriş 1980 askeri darbesi, Türkiye’nin yalnızca siyasal tarihini değil, edebiyatını da derinden etkileyen kırılmalardan biridir. Darbenin ardından yazılan romanlar uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak cezaevlerini, işkenceyi, sürgünü, korkuyu ve bireysel travmaları anlattılar. Bu eserler toplumsal hafızanın oluşmasında önemli rol oynadı. Ancak kırk yılı aşkın bir zaman sonra aynı döneme ilişkin yeni bir roman kuşağı ortaya […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar