ÖYKÜ 715
Yüzleşme – Erdal Taşkın
Gözleri kapalıydı. Bütün uzuvlarını açmış, heykel gibi duruyordu. Günün ilk saatleri olduğu için güneşin yakıcı etkisini henüz hissetmiyordu. Gerçi gün, saat, günün ilk saatleri gibi sözler onda oldu olası anlamlı hâle gelen kavramlar değildi. Gözlerini açmaya karar verdi… Vazgeçti. Daha önce de bütün uzuvları açık bir hâlde, heykel gibi durmuştu ama gözleri kapalı hiç bu […]
Terzi – Dilşah Dinçer
Şehrin ünlü terzisi o sabah, her zamankinden daha erken uyandı ve atölyesine indi. Daha çalışanlarından hiçbirisi gelmemişti. Herkesten önce gelip yerleri temizleyen, perdeleri açıp evi havalandıran hizmetçisi Nalan bile orada değildi. Onu bu vakitte buraya sürükleyen tutkusundan başka bir şey olamazdı. Kumaşların arasında hem kendini kaybeder, hem de bulurdu. Orta yaşlarını çoktan geçmiş olmasına rağmen […]
SONA DÖNÜŞ-İdris YILMAZ
Ağaçlar dallarını daha hızlı sallamaya, yüzüne çarpan rüzgâr terini soğutmaya başlayınca anlıyor ki kâinat yaşıyor. Tepeden aşağı bakınca sınırları kalemle çizilmiş gibi yan yana sıralanan yeşil, sarı, kahverengi tarlaların üzerinde en sevdikleri türküleri özgürce haykıran kuşlar, uzaklara çok uzaklara ellerini açıp sağa sola zikzaklar çizerek koşan bir çocuk gibi uzanıp giden etrafı yemyeşil otlarla sarılan […]
ÜÇ RENK-ÜÇ KADIN-BİR ŞİİR -Derya BALCI
Özgürlüğü kondurdum saçlarının teline Rüzgarda savrulan sonbahar yapraklarına Seni fısıldadı rüzgar inceden inceye …………………………………………. Şairin içinden geçenleri bir anlayabilseydim seni anlamak daha kolay olacaktı benim için. Üzgünüm. Hem de çok. Seni tekrar görebilmek için yanıp tutuşurken artık dönmemek üzere gittiğini kabullenmek zor geliyor bana. Kabullenemiyorum gidişini dönüşü olmayan ülkeye. Ama yoksun. Yok… Bir fısıltıydı yaşam […]
Ötekilerin Leyla’sı – Recep Gündüz
Gecenin en hummalı ve onulmaz saatlerinde bir dert furyası beyin damarlarımı çatlatırcasına genişletiyor. En ilkel yöntemlerle acımı hafifletmeye, sızımı dindirmeye çalışırken an be an daha da arttığını, beyin loblarımda mıhlandığını hissediyorum. Düşünmemeye ant içip ve düşünmemek için envai nitelikte senaryolar üretmeye çalışıyorum ıstırabımı azaltmak için; ama Allah kahretsin! Her türlü cehde rağmen başaramıyorum, başarılı olamıyorum. […]
1324 -Murat Gökhan Gökdemir
Karl Fauones kelimemin tam anlamıyla çıldırdığını hissediyordu. Günlerdir evinin banyo ve tuvaletindeki fayanslarını defalarca saymış, her defasında farklı sonuçlara ulaşmıştı. Buna dair herkeslerken sır gibi sakladığı, kimselerin bilmediği bir listesi vardı. Yarım metreye yakın bir tuvalet kâğıdı parçasında; tarih, saat ve sayım sonuçlarını gösterir tuvalet kâğıdından bu belgede, rakamlarla harflerin özenli motifler gibi bir bir […]
Bir Yolcu – Ebrar Doğan
Ayın soluğunu tutup ıssız şehri seyre daldığı bir akşam bu. Almış başını gençler sokak aralarında aylak aylak gezerken sokak aralarında, çıkardıkları topuk sesleri yağmur damlalarına karışıyor. İsmini anımsayamadığım kapkara bir ağacın altında uçmaya hazırlanan bir karga gibi tünedim, bekliyorum. Önümde bir asfalt kokusu yol boyunca uzanmış, defne yapraklarına karışıyor ve ben gökyüzüne bakıp soğuğun içime […]
Günlerden Cumartesi – Gülru Öztunç
Umutsuz. Oysa yeni başlayan günün telaşı var dokunduğu her yerde. Bir yanı, o hep canını sıkan, durmadan konuşan, tam başlarken vazgeçiren, erteleyen, o yarım yanı, elindeki şu çantayı atıp kaçıver, diyor yine. Kapı. Sokağa açılan. Gri ve kilitsiz. Hantal ve ağır. Ayak izleri ile dolu merdiven. Merdivenin kırık basamağı hadi, diyor her durduğunda. Hiç başaramadın. […]
Güvercin ve Menekşe – Ebru Zeynep Dişiaçık
Sabahlara kadar konuşasım vardı. Tüm alemi topladım yanıma, görünen görünmeyen ne varsa. “Meşk” dedim adına. Üzerime bol gelen güven giysisi bedenimi terk ediyor gibiydi. Kimbilir sabahlara kadar süre gelen konuşma hissiyatı da bundan ileri gelmekteydi. Evet evet güveniyorum kendime, güveneceğim de. Her sabah ve her akşam pencerenin kenarına konan güvercin ve beklentisi büyük olan menekşe […]
Şabir’in Bir Günü – Mehmet Sinan Gür
Bütün insanlar o duygu ile donanmıştır. Güzel, çirkin, yaşlı genç, uzun, kısa, iyi, kötü akıllı, aptal, nasıl olursa olsun hiç fark etmez. Herkes o duyguyu tatmak ister. Şimdi var eden bu duygu, bir gün belki de yok olmanın sebebi olacak. Sabah vakti, kalın perdeleri sıkıca örtülmüş loş bir odada, çalar saatin çalması ile beyaz çarşafların […]
Cemile Bibi – Hatice Dökmen
(Maraş Katliamı anısına) Siyaha kesmişti o gün bulutlar azgın insan seliydi Ahır Dağı eteklerinden akan ses bitti söz bitti kader ırladı kuşlar semaha durdu toprak kin kustu öfkeyle bilenmiş gözler On yaşında delikanlı adamdım, kendimce. Okul çantamın o gün ağır gelmesi garipti. Üstelik kasım sonu olmasına rağmen saç diplerimden boynuma kadar tere batmam da hayra […]
Koş Yusuf Koş – Hande Çiğdemoğlu
“Koş adaş koş!” dedi Yusuf. “Tekerleklere dikkat!” Birinde mısır, diğerinde pamuk şeker olan iki el arabası, karanlık sokakta nefes nefese yol alıyordu. Temmuz, yılın en güzel ayı olmalıydı. Allah bereket versin saat 11 olmadan biri çeşme suyunda haşladığı mısırları diğeri tahta çubuklara sardırdığı şekerleri bitirmişti. “Buçuk olmadan yetişelim Yusuf, bekçi kapıya kilit vurmadan” dedi çelimsiz […]
AŞK MEŞK İŞİ – GALİP ÖNLÜ
Marlon, güneşin gülümsediği terletici bir günün öğle saatlerinde davul zurna sesleri arasındakaçırmıştı Puşkayı, Bembeyaz gelinliği ile mutsuz yüzünü güldürmüştü. Puşka, bir altkasabadaki Marlon’u tanıyordu ve ona deliler gibi âşıktı. Zorla evlendirilmek için verildiğiadamdan ise nefret ediyordu lakin babası tarafından bir mecburiyete terk edilmişti.Marlon, Puşka’yı at üstünde bilinmez dağların eteğine götürdü. Oraları avucunun içi gibibiliyordu. Esrarengiz […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar