ÖYKÜ 715
Benim Hiç Kırılmayan Kanatlarım Var – Gülay Gürel
1987 yılının soğuk bir kış günü, Beyazıt’ta eski bir handa dünyaya geldi Kayra. Annesi, doğum sırasında hayatını kaybetmişti. Babasını ise hiç tanımadı; o, annesi daha hamileyken ortadan kaybolmuş, bir gölgeye dönüşmüştü. Annesi hamile olduğunu öğrendiğinde, babasına ulaşmaya çalışsa da adam çoktan izini kaybettirmişti. Annesi, onu tek başına büyütme kararını verdi ama hayat ona bu şansı […]
Saltanat – Gamze Ay
Bugün benim saltanatımın ilk günü. Memleketin dört bir yanından gelen akrabalarım ve arkadaşlarım burada. Herkesin uzak yollardan sadece benim için gelmesi ne büyük bir sevgi gösterisi. Beni görmek için ayakta duruyorlar, bu kadar insanın benim huzurumda ayakta beklemesi ne büyük bir güç gösterisi. Bugün benim saltanatımın ilk günü. Bu sabah yıkanırken bile asla yormadım kendimi. […]
Kar Tatili – Sena Nur Uslu
Geceden beri yağan kar taneleri, yeryüzünü beyaza boyamıştı. Gün ağarmak üzereydi. Gökyüzü kızıl bir tondaydı. Öğrenciler okulların tatil edilip edilmeyeceğini merak ediyorlardı. Hasan, işe gitmeden önce okulların tatil edilip edilmediğini öğrenmek için televizyonu açtı. Haberler, okulların bir günlüğüne eğitime ara verdiğini söylüyordu. Hasan, “Ömer gel evladım okullar tatil edildi!” diye bağırdı. Ömer, uykulu gözlerle babasının […]
Beşinci Sipariş – Erkan Sevindik
Telefon çalınca karanfilleri budamayı bıraktı. Giriş kapısının tam karşısında, on adımda yürüyerek varılabilecek uzakta, duvara dayalı masanın üzerindeki sese doğru koştu. Müşteri bu, bekletmeye gelmez. Velinimet ayrıca. Cevap vermeliydi hemen.Reşat yetişene kadar telefon sustu. “Hep olur olmadık zamanda arıyorlar.” Yeniden yarım bıraktığı budama işi için karanfillere yöneldi. Birkaç saat önce getirmişti çiçekleri. Karanfiller, güller, papatyalar, […]
İyi Bilirdik – Dilara Gülden
O gün cenazede çok karışık bir hava vardı. Meltem’in çok seveni yoktu ki, kimisi cenazeye katılmaya tenezzül bile etmemişti. Aslında bir bakıma haklıydılar. Sadece kendisini düşünen bir kadındı Meltem. Çocuklarını büyütmüş, iş güç sahibi yapmış öyle göçmüştü dünyadan. Eşi ve çocuklarında ise en ufak bir üzüntü belirtisi sezilmemişti. Hatta içten içe artık özgür olduklarına sevinir […]
Hiç Kimse – Elif Ecrin Yıldız
Birazdan son derse girecektik. Son dersimizin edebiyat olması beni ayrıca sevindirmişti. Bunun sebebi Necla Hoca’nın çok neşeli enerjik bir hoca olmasıydı. O gün ne kadar yorulursak yorulalım son dersimizde edebiyat olunca sınıfı katlamak isteyen yorucu hava yerine cıvıl cıvıl renklere bırakıyordu. Azra’nın hasta olup okula gelememesi sebebiyle bugün 24 kişiydik. Öğrenci üzeri yeni çalmış öğrenciler […]
Mahcubiyetin Tadı – Dilaver Korkmaz
Toplantı salonunda birbirinden şık giyinmiş insanların arasında hafiften beyazlaşmış saçları ile yılların yorgunluğu yüzündeki çizgilerden fazlaca belli olan, günün anlamıyla paralel olarak çok kaliteli giyimli, ellili yaşlardaki adam kendini çok sıkılmış hissediyordu. Birazdan bu topluluğun önünde beyin cerrahisi ile ilgili çalışmalarından dolayı uluslararası bilim kurulu tarafından Avrupa’ nın en saygın tıp ödülünü almak için adı […]
Kayıp Mektup – Dilara Engin
Gecenin bir vakti sokağın ortasına bırakılmış başı boş bir çanta. İçinde en fazla ne olabilir ki. Ya bütün dünyanın geleceğiyle oynayacak bir bilgi varsa. Tabi bunu benim açıklamam pek de mantıklı olmaz. En başa dönecek olursak adım çok önemli değil. 17 yaşında bir kızım. Kimsenin takmadığı, kimsenin umurunda olmayan sıradan bir kız. Dershaneden çıkıp eve […]
İnsanlar ve Homonculus – Yasir Şahin
BÖLÜM 1: HOMONCULUS DOĞUYOR Dışarıda yoğun bir kar yağışı vardı. Aylardan Ocak, yılbaşından bir hafta ya geçmiş ya da geçmemişti. Dışarıda hayvanlar ısınacak bir yer ararken tebeşir fabrikası tebeşir üretmekle meşguldü. İnsanlar nereden bilebilirdi ki bu tebeşirlerin Homonculus’a hayat vereceğini? Onlar bu tebeşirleri okulda öğrencilerin ders işlemesi amacıyla üretmekteydi. Ancak işler düşünüldüğü gibi gitmeyecek ve […]
Köstekli Saat – Cemil Şen
Kış yeni başlamıştı, soğuk kendini yavaş yavaş hissettirirken evin babası bu seneyi nasıl geçireceğini hesaplamaya başladı. Malum zordur kışlar, yaza benzemez. Odun ister kömür ister, ister de ister. Hep senin vermeni bekler. Her sene bir şekilde geçiyordu ama bu sene diğer senelerden başkaydı hem de çok başka. Çünkü bütün dünyayı etkisi altına alan salgın hastalık […]
Acı Gerçek – Zeynep Su Akgümüş
Lale yirmi yaşında bir mimar öğrencisiydi seçtiği mesleğe düşkün birisiydi ve bu mesleği severek yapardı. Lale yine bir gün okul için uyandı fakat uyandığında şiddetli bir karın ağrısı vardı bu normal bir ağrı değildi. Ağrı kesicisini aldıktan sonra geçeceğini umut edip okula gitti. Gerçekten de geçmişti ama çok uzun bir süre geçmeden tekrar ağrımaya başladı. […]
Doksan İki Gün – Zeynep Büyük
Bayan C. büsbütün uzanıyordu yatağında. Gece bir gram uyku bile girmemişti gözüne. Saate baktı. Son ağlayışının üzerinden yaklaşık üç buçuk saat geçmişti hatırladığı kadarıyla. Bu bir rekor olmalıydı. Kalkmaya hâli yoktu, fakat kendini zorlayarak da olsa mutfağa yürüdü. Buzdolabını açtı, kapattı. Yiyecek hiçbir şey yoktu. Gerçi olsa bile yiyemezdi. Son doksan iki gündür iştahı yoktu. […]
Giz – Zeynep Alin Oylum
Kafama aldığım darbeyle sarsılmıştım. Algılarımı açmaya çalışıyordum. Doğruldum yerden. Önümdeki cesede baktım. Sonra elimdeki silaha … Ne olduğunu anlamaya çalışıyordum ama kafama aldığım darbeyle de gözümü zor açık tutuyordum her an yere yığılabilirdim. Bir ormandaydık. Kimse yoktu, ıssızdı. Havanın soğukluğunu iliklerime kadar hissediyordum. Yavaşça bir iki adım ilerledim, önümdeki cesede dehşetle bakıyordum. Koray öylece yatıyordu […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar