Roman outlet 55
Dr. Sócrates: Bir Futbolcudan Fazlası-Mehmet Özgür Ersan
Futbol dünyası, çoğu zaman ayağına hâkim ama aklına tutsak adamlardan geçilmez.Tribünler doldurulur, manşetler atılır, milyon dolarlar konuşulur; ama insan ararsınız, bulamazsınız.İşte bu yüzden Dr. Sócrates sıradan bir futbolcu değildir.Onu yalnızca attığı gollerle, estetik paslarıyla, uzun boyuyla, dağınık saçlarıyla, sakalıyla anlatmaya kalkmak büyük haksızlık olur.Çünkü Sócrates, sahaya yalnızca bedenini değil, aklını, kültürünü, vicdanını ve siyasal tavrını […]
Köy Enstitüleri – Özlem Arslan
Köy Enstitüleri, 17 Nisan 1940 tarihinde, bu ülkeyi aydınlık yarınlara çıkarsın diye kurulmuştu. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç bu işin en önemli önderleriydi.Köy Enstitüleri’nin adından da anlaşılacağı üzere öğrenci kitlesi köylü çocuklarıydı. Çünkü İsmail Hakkı Tonguç ve onun gibi bu eğitim ve özgürleşme devriminde emek ve […]
Bağımlı Kişilik Sağlıksız İletişim – Ezelden Lamekan
Bağımlı kişilik örgütlenmesi ve sağlıksız iletişim biçimleri, çoğu zaman yalnızca davranışsal bir sorun değil; beynin tehdit algısı, ödül sistemi ve benlik inşasıyla doğrudan ilişkili bir örüntüdür. İnsan zihni, özellikle erken deneyimlerin etkisiyle, “güvende kalmak” adına bazı otomatik yollar geliştirir. Bu yollar, kısa vadede koruyucu gibi görünse de uzun vadede bireyi hem kendine hem de başkasına […]
Kabak Çekirdekleri- Yıldız Kenter
İlkokuldaydım, birinci sınıfta.Hiç unutmadığım bir cezaya çarptırıldım. Kara tahtanın önünde, sırtım sınıfa, yüzüm kara tahtaya dönük, ders bitimine kadar kıpırdamadan ayakta durmak. Utanıyorum, midem bulanıyor. Ölmek istiyorum. Herkesten nefret ediyorum, herkes ölsün istiyorum.Sonra bir ara cebimdeki kabarıklığı hissediyorum:kabak çekirdeklerim!Bir kuruşluk kabak çekirdeği almıştım, bir tane bile yemedim. Mahmut’la (Benden bir buçuk yaş büyük ağabeyim; üçüncü […]
Sinemanın Sessiz Devrimi: “Narın Rengi” ve Bakışın Terbiyesi-Mehmet Özgür Ersan
🎬 Sinemanın Sessiz Devrimi: “Narın Rengi” ve Bakışın Terbiyesi Giriş: Görmenin Unutulduğu Çağda Sinema Bugün çocuklar bakıyor ama görmüyor, duyuyor ama işitmiyor. Parmaklarının ucunda akan görüntüler, zihni bir akışa değil bir dağılmaya sürüklüyor. 3 saniyelik videoların hüküm sürdüğü bu çağda sinema, artık çoğu zaman sadece bir uyaran bombardımanı. Oysa sinema bir zamanlar tefekkürdü, bir iç […]
sanki hayat-Başak Parlasu Arslan
İçimizdeki çocukla senin benimara sıra izinsiz kaçmasını,saatleri masada bırakıpsokaklarda kahkaha peşinde koşmasını,ceplerinde hayret doluve unutulmuş saflıklaçimlerin üzerinde uzanmasınıı çok isterdim. Elleri gökyüzüyle aydınlanmışuydurma hikayelerleve dağınık ruhlarla geri dönmelerini ve sonra,tek kelime etmeden,seninle benim anlamamızı isterdim kisevmek aynı zamanda şudurbirlikte oynamayı bilmek,sanki hayatyeni başlıyormuş gibi.
KÜRESELLEŞME-Hürdoğan Aydoğdu
Yüreğimin doğusunun kanadığıYoksulluk pususuna düşen savaştaKimin silahı batıda üretilmemişti?Hangi tröst kazanıyordu bilmeyizAma kaybeden bizizAynalarda suretimiz yokGüneşte gölgemizAzat etmezler bizi. Ağzından öpüldü şeytan baş melek olduDöndü vahşi aslına, adı küreselleşme konduDikenli tacına az daha sömürü koydu.
DAĞ KÜLTÜ-Bilhan Akkaya
Kült kelimesi; Latince “Cults Worship” kelimesinden 19. yüzyılda alınmıştır. Mezhep, tapınma, rağbet-merak anlamına gelmektedir. Ayrıca belirli bir ibadet şeklini takip eden insan topluluğunu da işaret etmektedir.Dağlar tarihin neredeyse her döneminde dini hayatın merkezlerinden biri olmuştur. Dünya’nın kozmik merkezleri sayılmıştır.Mircae Eliade, Süryanice bir kitapta Adem peygamberin; yeryüzünün merkezinde, daha sonra İsa peygamberin haçının dikileceği yerde yaratıldığının, […]
TİMUR Şİİ’MİYDİ ?-Rıza Aydın
Şerafüddin Ali Yezdî’nin Zafernâme’sini okuyorum. Timur’un, Türkmenlere gönderdiği mektuplar bahsinde, İbni Tagrıberdi, Yıldırım’dan bahsederken “Ebû Yezid” diye bahşediyor. (Zafername sayfa: 390) Nihan Çetinkaya’nın “Kızılbaş Türkler” adlı kitabında vardır, Timur’un torunu Timur’un mezarına yazdırdığı hitabede kendilerinin Cengiz soyundan geldiğini, Cengiz’in anası Alanquva’yı Ali’nin ruhunun hamile bıraktığı için kendilerin de Ali soyundan olduklarını yazar. Ayrıca, çok iyi […]
Sessiz Kahramanlar – Tuanna Güzel
Arkadaşımla bir fincan kahve içmek için görüştük. Tabi kahve bahane, özlem gidermek ve iyi/kötü duygu düşüncelerimizi konuşup kritiğini yapmaktı. Biraz kendimizi anlattık, bu aralar nelerle meşgul olduğumuzu ve paranın ve insanın nasıl bela olduğunu konuştuk. Varlığı ve yokluğu dert olduğunu ve bozuk düzenin bizden aldıklarını konuştuk. Varoluşun analizini yaptık.Halkın kitap okumadığını acı ile kıvranarak ifade […]
ulaşmak-filiz alıcı
ulaş’maksa eğer amacımız en güzele, mavilerle süslenmiş deniz’lere, o tertemiz çocuk yüreklere ve ulaş’maksa eğer amacımız en sevgiliye, varsın ölümde peşimizden gelsin. ne farkederki…
Türkiye’nin İlk Kadın Avukatının Hikayesi-Cengiz Al
Türkiye’nin ilk kadın avukatı Süreyya Ağaoğlu’dur. 1925 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirir. Ankara’ya ailesinin yanına döner. Bir arkadaşı ile birlikte adalet bakanlığında staja başlar. Fakat bir sorunları vardır, öğle yemeği. Evleri bakanlığa uzaktır ve oraya gidemezler. Türkiye’nin bu ilk kadın avukatları ilk günler peynir ekmek ile öğle yemeklerini idare ederler. Fakat sonsuza dek peynir […]
Bahar-Yıldız Altun
Kışın sert suskunluğundaiçine kapanan toprak gibi insan,“Artık olmaz” dediği ne varsayüreğinin en kuytu yerine saklar.Donmuş dallar bilir o bekleyişi,rüzgârın bile üşüdüğü geceleri… Ve tam umudun üstü örtülmüşkenbir tomurcuk sessizce “buradayım” der.Bahar gelir—aynaya bakar gibi bakarsın hayata,solgun sandığın renkler geri döner,imkânsız dediğin şeybir çiçek gibi açar avuçlarında. Anlarsın;hiçbir kar sonsuza kadar kalmaz,hiçbir gece sabahsız değildir.Ve insan, […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar