İçimizdeki çocukla senin benim
ara sıra izinsiz kaçmasını,
saatleri masada bırakıp
sokaklarda kahkaha peşinde koşmasını,
ceplerinde hayret dolu
ve unutulmuş saflıkla
çimlerin üzerinde uzanmasınıı çok isterdim.
Elleri gökyüzüyle aydınlanmış
uydurma hikayelerle
ve dağınık ruhlarla geri dönmelerini ve sonra,
tek kelime etmeden,
seninle benim anlamamızı isterdim ki
sevmek aynı zamanda şudur
birlikte oynamayı bilmek,
sanki hayat
yeni başlıyormuş gibi.












Bir cevap yazın