Aşk şiir 84
Ekmek şarap sen ve ben-İhsan YÜCE
Ekmek şarap sen ve benbir de sabahın dördüdışarı da karodamız ılıkgözlerin ılık ılık damlarken boş kadeheanlattın bana ağzı sarımsak kokan bir oğlanla yattığınıaşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını. Kıskandım Gogen’i Tahitilimterlemiş vücudunu silerkencüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesinisaçların bağlamıştı ellerimi muz kokulumgüneşi doğurmuştu ölü cisimmartı çığlıklarıyla bir sahil kayalığındanefesin vücudumu yakıyordu yer yersam yelim sahra-i kebirim. […]
Saraysız Başkan-Jose Mujika
“Gereksiz ihtiyaçlardan oluşan koca bir dağ yarattık. Bir şeyler satın alıp sonra çöpe atıyoruz. Aslında boşa harcadığımız şey, hayatlarımız. Bir şey satın aldığımda veya siz aldığınızda, ödemeyi parayla yapmıyoruz. Ödemeyi yaşamımızdan, para kazanmak için harcadığımız zamanla yapıyoruz.Aradaki fark ise şu;hayatı satın alamazsınız.Hayat geçip gider…Ve hayatınızı boşa harcayıp, özgürlüğünüzü kaybetmek, korkunç bir şeydir.” Saraysız BaşkanJose Mujica… […]
Yarın- Bülent Ecevit
Yarınbir şeyler olacak yarınduruşundan bellikırdaki atlarınbulutların koşuşundan belli. Kazışından köstebeklerin toprağıkarıncaların telâşından bellibir şeyler olacak yarınbelki bir tomurcukbelki bir ağacın düşen yaprağıbelki de bir çocukpek o kadar göremesek de uzağıkuşların uçuşundan belli. Bir şeyler olacak yarınÖbür günden önemsizyarından önemli… Bülent ECEVİT
Göğsünde Uyuyayım- Mehmet Özgür Ersan
Bir akşamüstü gibi dağıldı içime yalnızlığınrüzgârı paslı tramvaylar geçti kalbimdençocukluğum bir kömür kokusuydu artıkgençliğim rakı masalarında unutulmuş bir memleket sen geldinmühürlü dudakların açıldı ansızınbir yangın yerine döndü geceve ben ilk kezbir kadının gözlerinde kendimi gördüm ruhumu soydular sankisemaya astılar çıplaklığımıellerin değdibütün karanlıklar yer değiştirdi aşk diyordumsokak lambalarının altında üşüyerekaşk diyordumdeniz kıyısında sigaramın külü savrulurkenmeğer senmişsinbunca […]
AŞIK-I DERVİŞAN- Abdal Rahşani ( Hüseyin Rahşani Arslan)
1Aşık-ı dervişanın kalbi aşkın mekânıAşık olan görüyor gönlünde ki sultanı2Aşıkların halleri hiç kimseye sır değilAldığı her nefeste bilir sırr-ı rahmanı3Aşıklığın tarifi her yürekte farklıdırAşk-ı gazel okunur dillerinin meydanı4Sabr-ı karar istiyor aşkın sevgi bahçesiKıbleğâha seyranğâh olanıdır dükkânı5Hiç bir kitap yazmaz ki can gözünde perdeyiAşıkların halidir aşka ayan her anı6Aşık isen güzel dost gel yarayı sar heleHer […]
MANTIKLA YÜRÜYEN DEVRİMCİ: MUSTAFA KEMAL’İN ZİHİN DÜNYASI VE ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ-Mehmet Özgür Ersan
Türkiye’de Mustafa Kemal Atatürk üzerine yapılan tartışmaların büyük bölümü çoğu zaman sloganlar, ezberler ve ideolojik kamplaşmalar arasında sıkışıp kalmaktadır. Kimileri onu yalnızca askerî başarıları üzerinden değerlendirirken, kimileri de onu tarihsel bağlamından koparıp romantik bir kahramana dönüştürmektedir. Oysa Mustafa Kemal’i anlamak, yalnızca onun kazandığı savaşlara değil; düşünce sistemine, insan anlayışına, devlet tasavvuruna ve modernleşme fikrine bakmayı […]
Hıdırellez İlahisi – Esra Yılmaz
İlâhi…Sen bilmediğimizi bilir, görmediğimizi görür, duymadığımızı duyarsın…Kalbimizin en kuytu yerinde saklı kalan niyetleri bile sensin işiten.Bu hıdırellez gecesinde,Toprağın uyanışı gibi bizi de uyandır içimizdeki umuda…Kuru dallara nasıl su yürürse,Bizim de nasibimize hayat ver, bereket ver, ferahlık ver.İlâhi…Yolları daralanlara genişlik,Kalbi yorulanlara sükunet,Şifa arayanlara şifa,Umudu tükenenlere yeni başlangıçlar nasip eyle.Görmediğimiz kapıları hayrımıza aç,Bilmediğimiz hayırları kaderimize yaz…Bizi anlamadığımız […]
Kurbağanın Serenadı: Sabahattin Ali’den Karşılıksız Bir Aşkın Hikâyesi
Sabahattin Ali, tek taraflı bir aşkla sevdiği Nahit Hanım’a çeşitli şiirler yazar. Potsdam’dan İstanbul’a gönderdiği ve “birkaç şiirden oluşan bir yılbaşı armağanı” olarak tanımladığı, yirmi bir şiirden oluşan “Kurbağanın Serenadı” adlı defter, bu aşkın en özel tanıklarından biridir. Aynı ismi taşıyan ilk şiir ise, şairin kendisine ironik bir bakışla yaklaştığı bir aşk şiiridir. Sabahattin Ali, […]
İBLİS-Bilhan Akkaya
“İblis” kelimesinin kökeni üzerine farklı görüşler vardır. Yaygın kabullerden birine göre kelime, Arapça “ablasa / balasa” kökünden gelir ve “ümidini kesmek, kederlenmek, hayal kırıklığına uğramak” anlamlarıyla ilişkilendirilir. Bir başka yorumda ise “talbis” yani “karıştırmak, aldatmak, zihni bulandırmak” anlam alanıyla bağlantı kurulur. Bazı araştırmacılar ise kelimenin, Grekçe diabolos yani “iftiracı, ayırıcı, şeytan” kavramıyla dolaylı bir ilişki […]
Erdal Öz – Derleme: Semihat Karadağlı
KANAYAN….konuşmayacak, şarkı söylemeyecek, ıslık çalmayacaktı. Önlenemediği için olsa gerek, yalnızca düşünülebilecek ve özleyebilecekti.Kanayan, Erdal Öz SULAR NE GÜZELSEDenizleri hep sevdim ben… Suları hep sevdim… Seni denizler, sular gibi sevdim… Sular ne güzelse seni öyle sevdim!Sular Ne Güzelse, Erdal Öz Güzel bir şiir yüksek sesle okunmaz. Şiir güzelse, onun kendi sesi vardır zaten.Sular Ne Güzelse, Erdal […]
BENİ KİMLER ALDI- Ayla Gürel
bugünevden çıktım…hava acayipti.evden fark edilemedive yağmur yağıyorduinatçıyım yaa dönmedim gerikaçmadım yağmurdanıslanmak yoksa kötü bişey mi?*oysa montum vardı çantamdaonu da çıkarmadım.hakikatten ben çok inattım!kırmızı ışıkta geçtimaraba yoktu olsa da geçecektim 🙂*bir mağazaya girdim,sonrahiç ihtiyacım yoktuama bir çanta aldımmmm.babam acayip bozdu benisen çocuk musun dedi.çünkü çantanın sapı palaska ,ve kumaşı çok renkliydi.bugün hep falsoluydu yaptıklarım!*peki aklıma ne […]
SU İÇERKEN-Ozan TELLİ
can yakana el verdinsonra kül derdingül verdinkoparıp dalındansoldurdularöldürdüler içindeki çocuğu akar suyunrüzgârınkuşun sesine dönekmeği öpşaraba ve tuza tapçile çamuruna gir yenidenseni bekliyor taşları yosun tutmuş mağaranyaşa yalın ve yalansızakrepsizçıyansızyılansızgeceler yârin olsun ney üfle karanlıktadaldığın derinliktedüş kursığdır sonsuzluğu içineişte o zamandamarlarındanerimiş ateş akarşiir ortaya çıkartütersin duman duman güvercinin gagasıdaki dalışkına dururbüyür aşksığmaz duvarların arasına özgürlükyenilir gerçeğe […]
Alınteri-Mercan Demir
Alın teri,sessiz bir yemin gibidir sabaha karşıkimse görmez akarken,ama toprak bilir, taş bilir, zaman bilir. Kiminleydi?Bir annenin çatlamış ellerinde,bir işçinin sırtında güneşle konuşan,bir çocuğun defterinde silinmeyen izdi. Kimeydi?Ekmek kokusuna,yarın umuduna,“az kaldı” diyen kalbin sabrına. Alın teri,ne yalnızdı ne de sahipsizher damlası bir hikâye,her hikâye, insanın kendine verdiği sözdü. Belki akşamın,belki gecenin en sessiz vaktiydikapı aralanırdı […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar