Türk milletinin köklü tarihini şekillendiren en önemli unsurların başında Oğuz boyları gelmektedir. Bu boylar arasında askeri teşkilatçılığı, göç hareketliliği ve devlet kurma yeteneğiyle öne çıkan en stratejik yapılardan biri Avşar (Afşar) boyudur. Oğuz Kağan Destanı’na göre Bozoklar kolunun Yıldız Han soyundan gelen Avşarlar, kelime anlamı olarak “çevik ve vahşi hayvan avlamaya hevesli” ya da “işlerini tez gören” manalarına gelmektedir. Tarih sahnesine çıktıkları ilk andan itibaren yerlerinde sabit kalmayan bu soylu boy, Orta Asya’dan batıya doğru başlattıkları büyük göç dalgasıyla Horasan Türkleri kimliğinin ana omurgasını oluşturmuş; ardından İran ve Güney Azerbaycan coğrafyalarını kendilerine yurt edinerek bu bölgelerin etnik, kültürel ve siyasi yapısını kökten değiştirmiştir.
Avşar boyunun tarihsel yürüyüşünde ilk büyük askeri, kültürel ve nüfus durak noktası Horasan bölgesi olmuştur. 11. yüzyılda Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluşu ve batı fütuhatı ile birlikte kitleler halinde Horasan’a yerleşen Avşarlar, burada bölgenin kadim Türk nüfusuyla birleşerek güçlü bir “Horasan Türkleri” kimliği inşa etmişlerdir. Burayı korunaklı bir askeri üs ve yeni yurtları olarak kullanan Avşarlar, Moğol istilası ve sonraki siyasi çalkantılarla birlikte hareket alanlarını genişletmişlerdir. Horasan’dan batıya doğru uzanan göç yollarıyla İran içlerine ve özellikle Güney Azerbaycan’a (Tebriz, Urmiye, Erdebil çevreleri) yoğun bir şekilde nüfus etmişlerdir.
16.yüzyılda Safevi Devleti’nin kuruluşunu sağlayan yedi büyük Kızılbaş Türkmen boyundan biri olan Avşarlar, bu coğrafyada askeri aristokrasinin en güçlü temsilcileri haline gelmişlerdir. Avşarların siyasi dehasının zirve noktası ise 18. yüzyılda Horasan Türkleri içerisinden çıkan ve Horasan Avşarlarından olan Nadir Şah’ın tarih sahnesine çıkışıdır. Nadir Şah, Safevi hanedanının zayıflamasının ardından 1736 yılında kendi adıyla anılan Afşar Hanedanı’nı (Avşar İmparatorluğu) kurmuştur. Hindistan’dan Kafkasya’ya kadar uzanan devasa bir imparatorluk inşa eden Nadir Şah, askeri dehasıyla “Doğu’nun Napolyon’u” olarak anılmış ve Horasan Türklerinin askeri kudretini dünya tarihine altın harflerle yazdırmıştır. Güney Azerbaycan’da kurulan Urmiye Hanlığı gibi yapılar da bu boyun bölgedeki köklü siyasi hakimiyetinin en net kanıtıdır.
Avşar boyu, Orta Asya’dan taşıdığı Oğuz geleneklerini Horasan’da harmanlayarak “Horasan Türkleri” kimliğinin en dinamik unsuru olmuş; ardından bu gücü İran ve Güney Azerbaycan coğrafyalarına kökleştirerek büyük bir medeniyet unsuru haline getirmiştir. Sadece göçebe bir topluluk olarak kalmamış; imparatorluklar kuran, hanlıklar yöneten ve hükmettiği topraklara Türk mührünü vuran siyasi bir güç olmuşlardır. Bugün bile Horasan bölgesinde ve Güney Azerbaycan başta olmak üzere İran’ın çeşitli eyaletlerinde varlığını sürdüren Avşar nüfusu, Türk dilinin, kültürünün ve tarihinin en canlı taşıyıcısı olmaya devam etmektedir.
KAYNAKLAR
Sümer, Faruk (1999). Oğuzlar (Türkmenler): Tarihleri – Boy Teşkilatı – Destanları. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayınları.
Kaşgarlı Mahmud (1072-1074). Dîvânu Lugâti’t-Türk (Avşar boyunun tamgası ve Oğuz boyları arasındaki yeri hakkında ilk temel kaynak).
Lockhart, Laurence (1938). Nadir Shah: A Critical Study Based Mainly Upon Contemporary Sources. Luzac & Co. (Afşar Hanedanı, Horasan Türkleri ve Nadir Şah dönemi üzerine kapsamlı çalışma).
Togan, Zeki Velidi (1981). Umumi Türk Tarihine Giriş. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları.
Saray, Mehmet (1993). Türkmen Tarihi. İstanbul Üniversitesi Yayınları (Horasan ve İran Türkmenlerinin tarihi ve etnik gelişimi üzerine












Bir cevap yazın