Halkbilimi ile Türk halkbilimi birbirinden bütünüyle ayrı iki bilim dalı değildir.
Asıl bilim dalı halkbilimidir.
Türk halkbilimi ise bu bilim dalının Türk kültür çevresine, Türkiye sahasına, Türk dünyasına ve Türk topluluklarının meydana getirdiği kültürel hayata yönelen çalışma alanıdır.
Başka bir söyleyişle;
Halkbilimi bilimin adıdır; Türk halkbilimi ise bu bilimin belirli bir kültür coğrafyasındaki çalışma sahasıdır.
HALKBİLİMİ NEDİR?
Halkbilimi; insanların birlikte yaşarken meydana getirdikleri, kuşaktan kuşağa aktardıkları ve zaman içinde yeniden şekillendirdikleri maddî ve mânevî kültür unsurlarını araştıran bilim dalıdır.
Masallar, efsaneler, destanlar, türküler, ağıtlar, atasözleri ve bilmeceler halkbiliminin çalışma alanına girer. Fakat halkbilimi yalnızca sözlü edebiyatı incelemez.
Aynı zamanda;
gelenekleri, görenekleri, halk inançlarını, törenleri, bayramları, çocuk oyunlarını, halk oyunlarını, müziği, halk tiyatrosunu, mutfak kültürünü, giyim-kuşamı, halk mimarisini, el sanatlarını, halk hekimliğini, tarım ve hayvancılık bilgisini, tabiatla kurulan ilişkiyi, gündelik hayatı ve toplumsal hâfızayı da araştırır.
Ankara Üniversitesi Halkbilimi Bölümünün tanımında da halkbiliminin yalnızca tek bir millete değil, bir ülkede yaşayan halkın yanında farklı etno-kültürel grupların geleneklerine, inançlarına, müziğine, oyunlarına, mimarisine, el sanatlarına ve somut olmayan kültürel mirasına yöneldiği belirtilmektedir.
Dolayısıyla halkbilimindeki halk kelimesi yalnızca “millet” anlamına gelmez.
Ortak bir mesleği, yaşama biçimini, coğrafyayı, inancı, hâfızayı veya geleneği paylaşan her insan topluluğu halkbilimsel bir araştırmanın konusu olabilir.
Bir köyün sakinleri halktır.
Bir mahallenin insanları halktır.
Yörükler, Türkmenler, balıkçılar, madenciler, demirciler, canbazlar, göçmenler, gurbetçiler, esnaf toplulukları, çocuklar ve hatta günümüzde belirli sanal topluluklar bile halkbilimsel bakımdan incelenebilir.
Halkbilimi, bu toplulukların kültürel üretimlerini yalnızca toplamakla kalmaz; bunların hangi şartlarda doğduğunu, nasıl aktarıldığını, ne işe yaradığını, nasıl değiştiğini ve insanlar için hangi mânâyı taşıdığını araştırır.
TÜRK HALKBİLİMİ NEDİR?
Türk halkbilimi; halkbiliminin kuram ve yöntemlerinden yararlanarak Türk kültür çevresinde meydana gelen kültürel oluşumları araştırır.
Bu alanın merkezinde;
Türkiye Türkleri, Anadolu ve Rumeli kültürleri, Türk dünyası toplulukları, tarihî Türk toplulukları, göçlerle oluşan Türk toplulukları ve Türk kültürüyle temas hâlindeki çevreler bulunur.
Türk halkbilimi;
Dede Korkut anlatılarından Köroğlu’na, Karagöz’den meddahlığa, âşıklık geleneğinden halk müziğine, Yörük göçlerinden köy düğünlerine, nevruzdan hıdırelleze, geleneksel mimariden halk mutfağına kadar çok geniş bir sahayı araştırır.
Ancak Türk halkbilimini, yalnızca “Türk milletine ait unsurları millî kimlik bakımından inceleyen bilim” şeklinde tanımlamak yeterli değildir.
Çünkü kültürler kapalı kutular değildir.
Türk kültürü; Anadolu, Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya, Ortadoğu, Akdeniz ve Karadeniz çevresindeki kültürlerle yüzyıllar boyunca karşılıklı etkileşim içinde gelişmiştir.
Bu sebeple Türk halkbilimi yalnızca benzerlikleri değil;
kültürel temasları, ortaklıkları, farklılaşmaları, dönüşümleri, göçleri, alışverişleri ve yeniden yorumlamaları da araştırır.
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesindeki Türk Halk Bilimi Bölümünün ders programında “Halk Bilimi Kuram ve Yöntemleri”, “Araştırma ve Derleme Teknikleri”, “Kültürel Antropoloji”, “Dünya Mitolojisi” ve Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya, Ortadoğu, Sibirya ile İdil-Ural sahalarına yönelik karşılaştırmalı derslerin birlikte bulunması da Türk halkbiliminin kapalı ve yalnızca millî sınırlar içinde kalan bir alan olmadığını göstermektedir.
TEMEL FARK NEREDEDİR?
Temel fark, kullanılan bilimsel yöntemde değil, çoğunlukla araştırmanın merkezinde ve coğrafi-kültürel ağırlığında ortaya çıkar.
Halkbilimi:
İnsan topluluklarının meydana getirdiği geleneksel ve yaşayan kültürü araştıran genel bilim dalıdır.
Türk halkbilimi;
bu bilimin Türk kültür çevresine yönelmiş çalışma sahasıdır.
Her ikisi de;
alan araştırması, gözlem, görüşme, sözlü tarih, derleme, arşivleme, karşılaştırma, çözümleme, bağlam incelemesi ve kültürel aktarım yöntemlerinden yararlanır.
Bu nedenle Türk halkbilimi, halkbiliminden ayrı bir yöntem bilimi değildir.
Halkbiliminin Türk kültür coğrafyasındaki uzmanlaşma ve uygulama alanıdır.
BÖLÜM ADLARI NEDEN FARKLIDIR?
Türkiye’deki üniversitelerde görülen “Halkbilimi Bölümü” ve “Türk Halk Bilimi Bölümü” adları, her zaman birbirinden tamamen farklı eğitimlerin verildiği anlamına gelmez.
Ankara Üniversitesi bünyesinde bölümün adı Halkbilimi Bölümü, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinde ise Türk Halk Bilimi Bölümüdür.
Bu adlandırma farklılıkları büyük ölçüde üniversitelerin kuruluş anlayışları, akademik gelenekleri ve çalışma öncelikleriyle ilgilidir.
Her iki bölümde de halkbilimi kuramları, araştırma yöntemleri, sözlü kültür, halk edebiyatı, gelenekler, müzik, oyun, inanç, maddî kültür ve somut olmayan kültürel miras gibi ortak sahalar bulunmaktadır.
Bu yüzden yalnızca bölüm adına bakılarak birinin “evrensel”, diğerinin ise “sadece millî” olduğu söylenemez.
YALNIZCA DERLEME VE ARŞİVLEME DEĞİLDİR
Türk halkbiliminin vazifesi yalnızca eski türküleri, masalları, oyunları ve el sanatlarını derleyip arşive kaldırmak değildir.
Halkbilimi yaşayan insanla, yaşayan çevreyle ve yaşayan kültürle ilgilenir.
Bir geleneğin yalnızca geçmişte nasıl yaşatıldığını değil, bugün hangi şartlarda sürdüğünü ve geleceğe nasıl aktarılabileceğini de araştırır.
UNESCO’nun somut olmayan kültürel miras yaklaşımında koruma; kimlik tespiti, belgeleme ve araştırmayla sınırlı tutulmaz. Eğitim yoluyla aktarımı, geleneğin yaşama gücünün desteklenmesini, canlandırılmasını ve kültürü yaşatan toplulukların yönetime katılmasını da kapsar.
Bu bakımdan çağdaş Türk halkbilimi;
müze kurar, envanter hazırlar, yaşayan insan hazinelerini belirler, usta-çırak ilişkisini destekler, köy ve şehir hâfızasını kaydeder, kültür politikaları geliştirir ve kültürel mirasın günlük hayat içinde yaşamasına katkıda bulunur.
DOĞRU VE BÜTÜNLÜKLÜ TANIM
Halkbilimi; ortak bir kültür meydana getiren insan topluluklarının sözlü anlatılarını, inançlarını, uygulamalarını, sanatlarını, bilgilerini, becerilerini, gündelik hayatlarını ve kültürel hâfızalarını kendi kuram ve yöntemleriyle araştıran bağımsız ve disiplinler arası bir bilim dalıdır.
Türk halkbilimi ise bu bilimin, Türk kültür çevresini merkez alarak Türkiye, Anadolu, Türk dünyası ve bu kültürlerle ilişkili coğrafyalarda meydana gelen kültürel unsurları tarihî, karşılaştırmalı, bağlamsal ve uygulamalı yöntemlerle inceleyen çalışma sahasıdır.
Sonuç olarak
halkbilimi ağacın adıdır; Türk halkbilimi o ağacın Türk kültür coğrafyasında kök salan büyük dallarından biridir.
Fakat o dal, başka dallardan kopuk değildir.
Kökleri toprağın derinliklerine uzanırken; Balkanlar’a, Kafkasya’ya, Orta Asya’ya, Mezopotamya’ya, Akdeniz’e ve bütün insanlığın ortak kültürel hâfızasına temas eder…
Kültürel Miras Seferberliği *












Bir cevap yazın