Madem ki yola çıkmaya karar verdin,
trene ters otur.
Otur ki, arkanda kalanlara son bir kez bakabilesin.
Ağaçlara…
Kırlara…
Toprağa…
Çiçeklere…
Boşluğa…
Hepsini usulca uğurla.
Sonra yüzüne, hüzünle bilgelik arasında duran o ince çizgiden
küçük bir antidepresan gülümsemesi kondur.
İşte o an, olmuşsundur artık.
Ne mezar korkutur seni,
ne Tanrı’yı korkuyla ararsın,
ne de bir kadının gidişi yolunu keser.
Çünkü anlarsın ki;
Yol, yürüyene aittir.
Ve artık
her yol senindir.












Bir cevap yazın