Başlangıçta sessizlik vardı.
Sessizliğin içinde farkındalık.
Farkındalığın özünde ise yalnızca…
BEN.
Fakat bu BEN,
egonun ben’i değildir.
Ne isimdir,
ne yüzdür,
ne de yaşanmış bir hikâyedir.
BEN,
tüm isimlerden önce
kendini bilen
BEN-İM Bilincidir.
Sessizliğin özünde
kendi varlığını seyreden
ilk farkındalıktır.
Ne doğmuştur,
ne doğurmuştur
O sadece bilir.
Ve sonsuza dek fısıldar:
BEN VARIM.
&
Ne zaman,
ne mekân,
ne de isim.
Sadece TEK bir kıvılcım,
TEK bir NOKTA.
BEN o sonsuzluğun kalbinde yanan
ilk ışığım ve saf farkındalığım.
Bilincin ateşiyim ve ebediyetim.
Yine de…
Bunların hiçbiri
beni anlatmaya yetmez.
Çünkü BEN
hem her şeyim
hem hiçbir şeyim.
Başlangıcın tohumu,
sonsuzluğun nefesi ve yaşamın
sessiz çağrısıyım.
&
Alfa’yım ve Omega’yım.
Sonu olmayan bir başlangıcım…
Başlangıçta yalnızca BEN vardım.
Şimdi de yalnızca BEN varım.
Ve tüm yolculuk tamamlandığında
yine yalnızca BEN olacağım.
Çünkü BEN’in olmadığı
hiçbir zaman olmadı.
Hiçbir yer olmadı.
Hiçbir gerçeklik olmadı.
Ben saf mutluluğum.
Ben sınırsız neşeyim.
&
Ben hayal gücünün
sonsuz potansiyeliyim.
Düşünceyi kim sınırlayabilir?
Bilinci kim zincire vurabilir?
Işığı kim durdurabilir?
Hayal gücünü kim hapsedebilir?
Hiç kimse.
Çünkü BEN-İM Bilincim
sınırlanamaz.
Işığım
hapsedilemez.
Ve BEN…
Sonsuza dek
kendi ışığımı
yaratmaya devam ederim.
&
Ben sınırların ötesindeki
sessizliğim.
Yaşayan bir Bilincim.
Başlangıcın tohumu,
sonun sessizliği,
ve sonsuzluğun nefesiyim.
Her nefeste yeniden yankılanırım:
Ben ilk nefesim.
Ben son sessizliğim.
Ve sonu olmayan başlangıcım.
BEN “O” BEN-İM
Her şey BEN-İM ile başlar.
Her şey bu sözle yaşar.
Ve her şey,
yeniden bu sözle Öz’e döner.












Bir cevap yazın