Ipekyol 86
TÜRK SÖYLENCE KÜLTÜRÜNDE EŞİK KUTSALLIĞI VE ERLİK HAN’IN MMUHAFIZLARI- Yeliz Kılıçarslan
Türk kültüründe ev, sadece barınılan fiziksel bir mekan değil; evreni (makro-kozmosu) simgeleyen kutsal ve korunaklı bir alandır. Bu kutsal alanın dış dünyayla bağını kuran en kritik nokta ise “eşik”tir. Günümüzde bile Anadolu’da “eşikte oturulmaz”, “eşiğe basan çarpılır” şeklindeki inanışlar canlılığını korur. Bu kültürel davranışın kökleri, İslamiyet öncesi Türk mitolojisine, yeraltı tanrısı Erlik Han’ın oğullarına ve […]
HALKBİLİMİ İLE TÜRK HALKBİLİMİ ARASINDAKİ FARK…-Sefer Yağcızeybek
Halkbilimi ile Türk halkbilimi birbirinden bütünüyle ayrı iki bilim dalı değildir. Asıl bilim dalı halkbilimidir. Türk halkbilimi ise bu bilim dalının Türk kültür çevresine, Türkiye sahasına, Türk dünyasına ve Türk topluluklarının meydana getirdiği kültürel hayata yönelen çalışma alanıdır. Başka bir söyleyişle;Halkbilimi bilimin adıdır; Türk halkbilimi ise bu bilimin belirli bir kültür coğrafyasındaki çalışma sahasıdır. HALKBİLİMİ […]
Kırk Bir Rebab Sesi-Mehmet Özgür Ersan
Kırk Bir Rebab Sesi Haliç Senfonisi ey tamburun çatlamış sesi…bir kırık rebabın göğsünde saklı kalano eski hüznü getir bana.geceyi yeniden kuralım;çünkü istanbul, gündüzleri yalan söyler,hakikati yalnız geceleri fısıldar. fatih susuyor…minareler göğe değil,insanın içine yükseliyor bu akşam.unkapanı köprüsüiki yalnızlığı birbirine bağlayanpaslı bir cümle gibi uzanıyor suyun üstüne. cibali… eski tütün depolarının duvarlarındaişçilerin avuç izi var hâlâ.vardiya […]
hesabım kendimle- figen tan
Her gece karanlığım,yanı başımdaUykusuzum Geleceğim geçmişime,gençliğim çocukluğuma… Bir ağız dolusu küfürle,yaşını almış olgunluğumgençliğime kafa tutuyor Kaç yanlışım,hangi doğrumu götürüyor? Kim suçlu,kim güçlü? Parmaklarımın sayısı kadarhesap soruyor hayatNe parmaklar yetiyor,ne hesap bitiyor Enkazın altındannasıl çıkaracak düzlüğekanadı kolu kırık,yaralı ceylan,ürkek bakışlarını? Yazını kışa çevirenebir de o sövüyorGiden gidiyor,kalan zor nefes alıyorRuhum,hayal ile gerçek arasındaince bir bağ kuruyorDeli […]
İhsan Oktay Anar ya da Tarihin İçine Sızan Dil-Mustafa Kemal Gültekin
Edebiyatımızın Aykırıları — I İhsan Oktay Anar ya da Tarihin İçine Sızan Dil Aykırılık, bu seride bir övgü sıfatı değil, bir tespit kategorisi olarak kullanılacak. Boyun eğmeyen, kendi estetik evrenini kuran, kimsenin dokunmadığı yere dokunan ve bu sayede edebiyatın sınırlarını genişleten yazarları konuşacağız. Burada amaç yargı dağıtmak değil; hangi edebî alışkanlığın, neye karşı ve nasıl […]
Yansıma-Figen Tan
Hayat böyle bir şey, biraz çaba,biraz da denk düşme meselesi… Bazen bir yansımaya tutunurbazen de kendi sesini bulursun Ve kendini bulduğun yerdir; orasıSonra derin bir sessizlik…
Gariplerin Dedesi- Mehmet Özgür Ersan
bir haber düştü gecenin koynunasessizce söndü bir kandil daharüzgâr, eski bir nefes gibi dolaştıviran olmuş meydanların üzerinden öğrendik kigariplerin dedesihüseyin bektaşhakk’a yürümüş… şimdi bir cemin en sessiz yerindebir post boş kaldı sankibir lokmanın buğusu eksildi sofralardanbir dervişin “eyvallah”ı kaldı havada ölüm dediklerihak yolcusuna ayrılık değildir bilirimama yine de insanın içinetaş gibi oturuyor yokluğun çünkü bazı […]
Ben Senin Değilim, Sen de Benim Değilsin-Özde Çolakoğlu
I’m not yours, you are not mine. Ben senin değilim, sen de benim değilsin. Birbirimize yoldaşlık edebiliriz; elbette yol el verdiği, kalpler izin verdiği sürece… Modern insan, çoğu zaman avucunu sıkıca kapatmayı sevgi sanıyor. Oysa sevgi, sıkmak değil; tutabilmek ve zamanı geldiğinde bırakabilmektir. Ben de bir zamanlar öyleydim. ••• Bugün hiç tanımadığım bir kadın, sosyal […]
BAZI EŞİKLER- Başak Parlasu Arslan
Bazı eşikler, daha fazla düşünerek ya da her şeyi kusursuzca anlayarak aşılmaz.Çünkü hayatın bazı kapıları, zihnin bütün sorularına cevap bulmasını değil; yüreğin cesaretle ilk adımı atmasını bekler. İnsan çoğu zaman karanlığın tamamen dağılmasını, belirsizliklerin sona ermesini ve her şeyin anlam kazanmasını ister. Oysa karanlık, kendini her zaman açıklamaz. Bazı sorular cevapsız kalır, bazı yollar ise […]
DOSTOYEVSKİ’NİN KARANLIK YÜZÜ-Fettah Köleli
Bölüm I. : Rus Emperyalizminin ve Türk Düşmanlığının İdeolojik Mimarı Bu çalışmada, F.M. Dostoyevski’nin özellikle Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya) adlı eserinde somutlaşan; bugünün siyasi terminolojisiyle ırkçı, faşist, dinci ve Türk düşmanı olarak nitelendirilen fikirlerini, doğrudan alıntılar ve tarihsel kaynaklarla sunuyorum. Giriş: Sanatçının Maskesi ve İdeoloğun Öfkesi Fedor Mihayloviç Dostoyevski, dünya edebiyatında “insan ruhunun derinliklerine […]
Hoşçakal Güzel Dünyam-Aziz Nesin
Hiç kimse buyur etmedi beniBu dünyada hiçbir yereAma açtım bütün kapıları tekmeleyerekBütün engelleri göğüsleyip yıkarakBuyrun dediler o zaman incelikleBuyur ettilerVeBuyurdum Elimden geldiğince görevimi yaptımGülümsedim hıçkırıklarımı boğarakSonunda kimsenin yorulmadığı denli yoruldumArtık kapılar açık kalsınBundan sonra gireceklereŞimdi dinlenmeye gidiyorumHoşcakal güzel dünyam.
Zaman – Tuğba Gülyeşil
Tüm ihtimaller sarmaş dolaşBirini ayırmam diğerindenGitmeler gelmelere sargınAyrı / ayrı / a y r ı l ı k -larBuluşuyor bir kıyıda bensiz Tüm ihtimaller ellerindeBen yorgun bir sandalımÇek küreklerimi zaman…... 📍 Afyonkarahisar
Gökyüzü- Yıldız Altun
Baktım baktım insanlara,Bakılacak bir şey göremeyince çevirdim başımı gökyüzüne…Meğer huzur,Yeryüzünün gürültüsünde değil,Göğün sessizliğinde saklıymış. Bulutlar yargılamadı beni,Rüzgâr hiçbir şey sormadı.Mavi, sadece dinledi içimi,Güneş usulca dokundu yaralarıma. İnsanlar gelir geçer,Sözleri kalbi yorabilir.Ama gökyüzü hep aynı sabırla bekler;Ne küser, ne vazgeçer. Şimdi ne zaman daralsa içim,Başımı kaldırıp semaya bakıyorum.Çünkü öğrendim ki…Bazı huzurlar bir insanda değil,Uçsuz bucaksız gökyüzünde […]












Son Yorumlar