Ipekyol 86
DAĞ KÜLTÜ-Bilhan Akkaya
Kült kelimesi; Latince “Cults Worship” kelimesinden 19. yüzyılda alınmıştır. Mezhep, tapınma, rağbet-merak anlamına gelmektedir. Ayrıca belirli bir ibadet şeklini takip eden insan topluluğunu da işaret etmektedir.Dağlar tarihin neredeyse her döneminde dini hayatın merkezlerinden biri olmuştur. Dünya’nın kozmik merkezleri sayılmıştır.Mircae Eliade, Süryanice bir kitapta Adem peygamberin; yeryüzünün merkezinde, daha sonra İsa peygamberin haçının dikileceği yerde yaratıldığının, […]
ulaşmak-filiz alıcı
ulaş’maksa eğer amacımız en güzele, mavilerle süslenmiş deniz’lere, o tertemiz çocuk yüreklere ve ulaş’maksa eğer amacımız en sevgiliye, varsın ölümde peşimizden gelsin. ne farkederki…
Bahar-Yıldız Altun
Kışın sert suskunluğundaiçine kapanan toprak gibi insan,“Artık olmaz” dediği ne varsayüreğinin en kuytu yerine saklar.Donmuş dallar bilir o bekleyişi,rüzgârın bile üşüdüğü geceleri… Ve tam umudun üstü örtülmüşkenbir tomurcuk sessizce “buradayım” der.Bahar gelir—aynaya bakar gibi bakarsın hayata,solgun sandığın renkler geri döner,imkânsız dediğin şeybir çiçek gibi açar avuçlarında. Anlarsın;hiçbir kar sonsuza kadar kalmaz,hiçbir gece sabahsız değildir.Ve insan, […]
Gözbebeğinde Yaşayan Tanrı, Nûr, Nazar ve Ruhun Işığı-Nur Cihan
Gözbebeğinde yaşayan Tanrı ile gözbebeğinde feri kalmamış, sahte ve boş bakışlı insanların farkını anlamaya çalışıyoruz.Manasız, donuk, içi boş gözlerle; manalı bakan, gözünden kudret ve şifa çıkan, içinde ruh taşıyan insanların farkını…Şimdi geldik ışık, yani nûr, yani görünenden görünmeyene uzanan o büyük sırra…Ve oradan da, nazarla yaratma ilimlerine; bilim, teknoloji, tefekkür ve binlerce yıllık kayıtlı sembol […]
Hayat aldatmaz kimseyi -Selcan Ay
Hayatın suçu yok…O sadece akıyor.Ne eksik ne fazla, ne acımasız ne merhametli.Biz ne koyarsak içine, onu büyütüyor.Suç bizde…Görmezden geldiğimiz işaretlerde,bile bile sustuğumuz yerlerde,kendi içimizden vazgeçtiğimiz anlarda. .Hayat kırmıyor aslında,biz yanlış ellerde ısrar ediyoruz.Hayat yormuyor,biz dinlenmemeyi seçiyoruz.Ve sonra diyoruz :Niye ben?Çünkü acıyı dışarıda aramak kolay,çünkü sorumluluğu hayata yüklemek hafif geliyor.Oysa asıl soru başka:Ne yaptım ben?”Ne zaman […]
ZÜLFİKAR ALİ BUTTO’YA NE OLDU?-Alper Akçam
Yakın Asya coğrafyası, Orta Doğu, Kuzey Afrika, emperyalist ajanların cirit attığı, gizli servislerin halkın inançlarını, kültür ve dil ayrılıklarını tepe tepe kullanıp düşmanlıklar yarattığı, kardeş kavgaları çıkardığı, çok büyük acılar çekmiş topraklardır. Ne yazıktır ki, yaşanan karışıklıklarda kendilerine yardım ve yataklık edecek birilerini bulmakta da hiç zorluk çekmemişlerdir. Kuşkusuz ki, bu ortaklar, ait olduğu millet […]
Pembe Düşlü, Prenses Ruhlu Erkekler – Selcan Ay
Günümüzün yeni erkek versiyonuHani hayatı masal sanıp, sorumluluk görünce ben aslında böyle değildim diye geri vitese takanlar,kalbi narin değil, alışkanlıkları rahat olanlar .Sevgi isteyip ama emek kısmını bir ara bakarız klasörüne atanlarKriz anında prens değil, kaybolmuş masal figüranı olanlar.versiyon güncellemesi gelmiş ama içinde hâlâ eski hatalar olanlar..Bunlar var ya…Masalın kahramanı olmak isterler…Ama hiçbir zaman o […]
İtibar veren / İtibar bozan -tuanna güzel
Birgün bir toplantıda üniversiten eğitimci bir kadın, konuşma arası şunu dedi : ” Birbirimizi taktir edelim ” demişti. O zamanlar beni düşündürtmüştü .Ve gerek anılardan gerekse iyi -kötü yaşananlardan, bu sözü hatırlıyorum. Ben de ilaveten : Birbirimizi onure edelim, itibar verelim ” derim.Hatta iki tür insan vardır : Biri itibarlaştıran, biri itibarsızlaştıran.Bunlardan hangisiyim bilmiyorum fakat […]
Tomris Uyar 85 Yaşında- Aydan Ay
İyi ki doğmuş, iyi ki yazmış…( D: 15 Mart 1941, İstanbul) “Değişen bir çağda yaşıyoruz. İlişkiler bozuluyor, üstüne ne kadar titreseniz de. Hem benim mutfağım var, kitaplarım var, yetiyor.” (Sekizinci Günah, sayfa: 8, YKY) “Biz kaç yıl yaşadık, dile kolay, ölüm artık alt edemez bizi. Kaç yıl yaşadıktan sonra hâlâ yaşamak öyle olağan ki …” […]
SPARTALI KADINLAR- Bilhan Akkaya
Taşın İçinden Yükselen SesAntik Yunan dünyasında kadın çoğu yerde evin duvarları arasına çekilmişti; sesi alçaltılmış, adımı ölçülmüş, varlığı ise çoğu zaman bir erkeğin soyunu sürdürmekle sınırlandırılmıştı. Fakat Sparta’da manzara biraz daha sert, biraz daha açık, biraz daha çarpıcıydı. Burada kadın, yalnızca ocağın başında oturan bir gölge değildi; bedenini eğiten, sözünü esirgemeyen, mülk üzerinde hak sahibi […]
YAZAR OLMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI-Devrim Akalın
İlk öykü kitabım ‘Melankoliye Tutulmak’ı basan Esinti Yayınları maalesef kapanıyor. Ellerinde yüz küsür kitabım kalmış. Koruyacakları yerleri olmadığı için kitapları geri dönüşüme göndermeyi düşünüyorlar. Yayınevinin kapanışına mı üzüleyim, çöpe gidecek olan kitaplarıma mı bilemiyorum. Dün haberi aldığımdan beri içim kan ağlıyor. Yazar olmak, bu topraklarda yazmak insana türlü türlü cezalar ve acılar tattırıyor. Yine de, […]
ÇORUM ADININ MENŞEİ VE TARİHÇESİ-İsmail UÇAKCI
Tarihte, Türkler tarafından “ÇOR” adı “Çor Tiğin, Kül Tiğin” unvanı gibi Baş-bakan, Baş-müdür, diğer bir aifadeyle Hakan’dan sonra gelen devlet görevlisi için kullanılmış bir isimdir.! Bunu 722 yılında Orta Moğolistan’da Tadruşlar üzerine Çor tayin edilen İç Bora Köl İç Çor anısına dikilmiş “Uybat üç kül iç Çor” yazıtlarından anlamakta ve bu adın Anadolu’da pek çok […]
ilişir göğüm-Başak Parlasu Arslan
Sizin gülüşünüzün sustuğu yerde, karanlığa karışan solgun yüzlü güvercinlerin çığlıkları ilişir göğümün göğsüne … -mağaranın mâbedidir göğe uçuşan kanatlar- -gürültücü bir avuç yarasa uyandırır sabahı-












Son Yorumlar