Ipekyol 86
İyi Şiir Okurum-Mina Persis
Vız gelir tırıs gider dönemi:Erkekleri gazoz kapağı ve bilyede yeniyorum.Erkeklere çelme takıyorum.Ayakkabısız geziyorum.Pasaklıyım.Erol Evgin’le evlenmeyi hayal ediyorum.İyi şiir okuyorum.Edit: Fotoğraf; 23 Nisan’da Nazım Hikmet’in Kız Çocuğu (Hiroşima) şiirini okumak için sandalyeye çıktım.
RANGOLİ SANATI-Bilhan Akkaya
Hindistan alt kıtasında; toz kireç taşı, kuru pirinç unu, renkli kum, kuvars tozu, çiçek yaprakları ve renkli kayalar gibi malzemeler kullanılarak zemin veya masa üstünde desenlerin oluşturulduğu bir sanat formudur. Günlük hayatta kullanıldığı gibi festival ve kutlamalarda tercih edilen bir uygulamadır. Tasarımlar nesilden nesile aktarılarak devam etmektedir.Renk anlamına gelen Sanskritçe “रङ्ग” kelimesinden . Rangoli , […]
Kalbin- Yıldız Altun
Gözyaşın geldiğinde saklama onu,Kirpiklerinin ucunda titreyen o damla,Bir zayıflık değil…Yüreğinin en sessiz çığlığıdır aslında. İçinde biriktirdiğin her acı,Bir gün yolunu bulur gözlerinle,Ve süzülür usulca yanağından,Hiç kimsenin duymadığı bir dua gibi. Konuşamadığın ne varsa,Söyleyemediğin her kırgınlık,O damlada çözülür yavaşça,Kalbin, kendine şifa olur fark etmeden. Gözyaşı, dilin sustuğu yerde başlar,Bir yakarıştır görünmeyene,Bir sığınıştır sonsuzluğa,Bir “artık dayanamıyorum” deyişidir […]
MAYA GİYSİLERİ-Bilhan Akkaya
Mayalar anıtsal mimarileri yanında pirinç terasları, piramitleri, takvimleri ve karmaşık hesaplama sistemleri ile muazzam bir uygarlık oluşturdular. Bu uygarlıktan bahsederken Mayaların giysilerini de anlatmamız gerekiyor. Maya inanışına göre kadınlara dokuma sanatını Ay tanrıçası Ixchel bahşetti. Onlara dokuma tezgahlarını verdi ve kumaşların resimlenmesi için kullanmaları gereken kutsal sembolleri öğretti. Mayaların kıyafet çeşitliliği kültürel zenginliklerininin işaretidir. Kıyafetler […]
Kırık Pusula—Mercan Demir
Unutulmaz bir yolculuk yaşıyorum kendim ile… Aynalarda çoğalan bir yüz değil artık gördüğüm, Her bakışta biraz daha soyunan bir hakikatim. İçimdeki çocuk elimi tutuyor karanlık geçitlerde, Korkularım usulca adımı fısıldıyor gecelere. Kırık pusulalarla yön bulmayı öğreniyorum, Kayboldukça kendime varıyorum. Rüzgâr saçlarımı değil, düşüncelerimi dağıtıyor, Her savruluşta yeni bir ben doğuyor küllerimden. Sustum sandığım yerlerde Kalbim […]
GAZAP ÜZÜMLERİ – John Steinbeck- Kirpiden
Toprak çatlamış, umut kurumuş, rüzgâr bile yorgun eser. Amerika’nın Büyük Buhran yıllarında Joad ailesi evini, toprağını, geçmişini geride bırakıp yola çıkar. Yanlarında valizden çok, hayatta kalma isteği vardır. Bu bir aile hikâyesi gibi başlar, ama kısa sürede insanlığın hikâyesine dönüşür. Açlık, yoksulluk ve adaletsizlik yalnızca bir evin değil, binlerce insanın kaderidir. Yollar kalabalıktır; herkes daha iyi […]
YENİ YIL – Nisa leyla
beşiktaş yeni yıla giriyor yeni yıla yeni şehir yeni ışıklarla derisi insan baştan sona. yağmuru özledim son bir kaç yıl boyunca kar vardı hep hep içimde oysa denizden ekmek kazananlar karadan ekmek kazananlar sanaldan ekmek kazananlar yarıştılar yıl boyunca kapitalden ekmek kazananlar iktidardan ekmek kazananlar sanattan ekmek kazananlar yarıştılar yıl boyunca biz bir avuç denizyıldızı […]
Hatay’a – Bilhan Akkaya
Seni kirpik uçlarına kadar kırmışlar hatun.Evlatlarını özlemiş bir anne gibi kederlisin…Sığındığın limanlar seni boğmaya kalkmış…Yorgunsun…Dalgın gözlerin…Ama vakur…Bir gülümsesen güneş parlayacak oysa…Umudu hiçe sayan ; gülmenin lanetlendiği, ağlamanın hükmünü sürdüğü bu kanlı coğrafyada…Bilhan Akkaya( Hatay’a)
çõzülsün kirlenen us’ un yosun tutmuş yüzü-tuanna güzel
al mendilini zılgıtların arşa karışsınyüzündeki çiziklere sevinç at toprağın anası nasır tutmuş yüreğimizeçatlak dudaklarınla õp öp ki, hüzne yol verilmesinbu coğrafyalarda kim dedihalat ipinden boyunlara atılan kaderdir gül durmaksızınçõzülsün kirlenen us’ un yosun tutmuş yüzü bilmezdiaçılan umudun kapılarıgizin gücü değildi bereket tutmuş dirençli kavganhani nerede susma kiyücelsin bahtıntapınağın sevda olsun. tuannaguzel
Likörlü Çikolatalar-Mehmet Yusuf Yahyagil
Hava güzel olmak şöyle dursun, tek sözcükle, berbattı. Öyle inceden inceye değil, deli gibibir yağmur yağıyor, rüzgâr kuvvetli, soğuk ve yön değiştirerek esiyordu. Oldukça ağırakan araba trafiğinin tersine, insanlar neredeyse koşturarak kendilerini oradan oraya atıyor,daha asık yüzlü ve sevimsiz görünüyorlardı. Tam bu sırada onu gördü. Büyük, modernAVM’nin giriş merdivenlerinde bekleşen bir dizi insanın arasında durmuş, […]
Hu! -Mehmet Özgür Ersan
O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, işiten ve görendir. Cismi, kalıbı, cüssesi, şekli, eti, kanı, şahsı yoktur. Cevher ve araz değildir. Rengi, tadı, kokusu ve duyargası yoktur. Sıcaklığı, soğukluğu, nemi, kuruluğu, uzunluğu, eni ve derinliği yoktur. Birleşmez ve ayrılmaz. Hareketli, sakin ve bölünen değildir. Boyutları, cüzleri, organları ve uzuvları yoktur. Yönleri yoktur. Sağı, solu, […]
Şeb-î Ârus – Canan Tuncer
Ve bir gün cümle Can’lılar yerde ,gökte yaşayanlar Aslı’na dönecek,iste o gün sağınızda solunuzda bulunan kâtib Melek’ler şahidiniz,davacınız olacak … Ve o gün haberdar Ol’an,haberdar Ol’mayan ve dahi haberdar olup’da haberdar olmayanları saf,saf ayrılacak,yeniden diriltecek… Ve o gün yeniden O’nun izni ile dirilenler can bulacak … Ve o gün ne kaçacak yer,ne hile olacak … […]
Akrep -Efla Berrin Fırat
Uluorta söz verene, Göz ucu kalp. Kesmez katran tuz ve kan, Olmayanı. Ayrılığa sadakattendir Köze toz Butimar! Yoksa hep aynı yerde Aynı yerinde, çizik plak taşımazdı Kavafis’in biri. Sokaklarda milyarlarca ayakkabı numarası, Kabusla uyku çiftleşmezdi. Şüphesiz sevdadandı toza da köz. Gidişi, Ölüşü bile güzel olmazdı yoksa bahçesi olan denizin! Kovulduğun, gömüldüğün… Butimar, senden sonra sahte […]












Son Yorumlar