bir haber düştü gecenin koynuna
sessizce söndü bir kandil daha
rüzgâr, eski bir nefes gibi dolaştı
viran olmuş meydanların üzerinden
öğrendik ki
gariplerin dedesi
hüseyin bektaş
hakk’a yürümüş…
şimdi bir cemin en sessiz yerinde
bir post boş kaldı sanki
bir lokmanın buğusu eksildi sofralardan
bir dervişin “eyvallah”ı kaldı havada
ölüm dedikleri
hak yolcusuna ayrılık değildir bilirim
ama yine de insanın içine
taş gibi oturuyor yokluğun
çünkü bazı insanlar
yalnız kendileri değildir
bir ocağın ateşidir
bir yetimin duası
bir yoksulun umudu
bir pir kapısının eşiğidir
ey hüseyin bektaş…
şimdi yıldızlar mı dinler nefesini
yoksa turnalar mı götürür selâmını
erenler katına?
biz burada
biraz daha eksildik
biraz daha sessiz kaldık
biraz daha garipleştik
menzilin nur olsun güzel can…
hak rahmeti üzerine yağsın
cemalin pirlerin cemaline karışsın
hak, muhammed, ali aşkına
devrin daim olsun.
bir gün
aynı büyük sessizlikte
aynı sonsuz meydanda
yeniden görüşmek ümidiyle…
Aşk ile… Hû…
Mehmet Özgür Ersan Abdal Yesari 2026
Değerli can yoldaşım, gariplerin dedesi Hüseyin Bektaş’ın hakk’a yürüdüğünü derin biz üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım. Menzili mübarek olsun hak rahmet eylesin.












Bir cevap yazın