Her gece karanlığım,
yanı başımda
Uykusuzum
Geleceğim geçmişime,
gençliğim çocukluğuma…
Bir ağız dolusu küfürle,
yaşını almış olgunluğum
gençliğime kafa tutuyor
Kaç yanlışım,
hangi doğrumu götürüyor?
Kim suçlu,
kim güçlü?
Parmaklarımın sayısı kadar
hesap soruyor hayat
Ne parmaklar yetiyor,
ne hesap bitiyor
Enkazın altından
nasıl çıkaracak düzlüğe
kanadı kolu kırık,
yaralı ceylan,
ürkek bakışlarını?
Yazını kışa çevirene
bir de o sövüyor
Giden gidiyor,
kalan zor nefes alıyor
Ruhum,
hayal ile gerçek arasında
ince bir bağ kuruyor
Deli deli sorular
zihnimi tırmalıyor
Giden, gidebilecek mi?
Uğurlayan,
uğurlayabilecek mi sonsuzluğa?
Küllerinden
yeniden yaratabilecek mi kendini
İradesine hakim,
benliğine sahip çıkabilecek mi
acılı yüreği?
Unutabilecek mİ
zifiri karanlığına sızan
o ince ışığa ulaşmayı?
Ah…
Tüm bu sorulara
cevap bulabilecek mi,
kaldığı yerde?
Figen Tan












Bir cevap yazın