Sen söyle, seslerini susturamadığın kalabalıklarının içinden
Reddedemeyeceğim bir çalkantıyla teklifte bulun
Kıvrılarak indiğim daracık merdivenlerde kanatlarını ger
Belini büken vargıyla karnıma dokun
Avuç avuç tozu kimyamı
Hayatın kaçındayım sahi
Okka okka değişti mevsim, iyiyim işte
Sonunda söyledin,
Beklediğim tüm pürüzlü saatlere değdi
Bu son kırk beş gün, ayaklandı Rexapin. Kanımda durmaz
Beni taş olmuş yumruklarıma sor
Baskın yap kıvrımlarına aklımın
Meşru kılma meyhaneleri
Lakin el koyma sulu gözlü arpa suyuna
Az çınladı sağ kulağım
Benim olmayan, beni sırtlanmış odalarda
Odun attım tahtakurtlarına
Kollarımı dişledim
Tuttum dilimi kötüden kötü dünyaya












Bir cevap yazın