Roman outlet 155
Ben Senin Değilim, Sen de Benim Değilsin-Özde Çolakoğlu
I’m not yours, you are not mine. Ben senin değilim, sen de benim değilsin. Birbirimize yoldaşlık edebiliriz; elbette yol el verdiği, kalpler izin verdiği sürece… Modern insan, çoğu zaman avucunu sıkıca kapatmayı sevgi sanıyor. Oysa sevgi, sıkmak değil; tutabilmek ve zamanı geldiğinde bırakabilmektir. Ben de bir zamanlar öyleydim. ••• Bugün hiç tanımadığım bir kadın, sosyal […]
BAZI EŞİKLER- Başak Parlasu Arslan
Bazı eşikler, daha fazla düşünerek ya da her şeyi kusursuzca anlayarak aşılmaz.Çünkü hayatın bazı kapıları, zihnin bütün sorularına cevap bulmasını değil; yüreğin cesaretle ilk adımı atmasını bekler. İnsan çoğu zaman karanlığın tamamen dağılmasını, belirsizliklerin sona ermesini ve her şeyin anlam kazanmasını ister. Oysa karanlık, kendini her zaman açıklamaz. Bazı sorular cevapsız kalır, bazı yollar ise […]
Mühür-Arzu Seloğlu
Küçük bedenin örümcek zehri ,Turuncu ve bakir.Kör köşeden bakan bir siyahi,Dengi olmayan bir masal kulaklarında.Şimdi yüzünBir tebeşir rengi… Ayaklarım derviş mührü ,Alçak tavanlardan kuyuya iniyorum.Yer gök sular altındaZehir suya karışıyor ,Sapla saman birbirine.Şimdi yüzün ,Ayak parmaklarımda… Dahil olmak dışta kalanlara mahsus,Nefesimle yakıyorum saçlarının beyazını.Gözlerim yetmiyor.Bülbüle sesleniyor gül,Gülün dili meçhul.Şimdi yüzün ,Sağır sultanın duyduğu… Sokakları kimse […]
DOSTOYEVSKİ’NİN KARANLIK YÜZÜ-Fettah Köleli
Bölüm I. : Rus Emperyalizminin ve Türk Düşmanlığının İdeolojik Mimarı Bu çalışmada, F.M. Dostoyevski’nin özellikle Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya) adlı eserinde somutlaşan; bugünün siyasi terminolojisiyle ırkçı, faşist, dinci ve Türk düşmanı olarak nitelendirilen fikirlerini, doğrudan alıntılar ve tarihsel kaynaklarla sunuyorum. Giriş: Sanatçının Maskesi ve İdeoloğun Öfkesi Fedor Mihayloviç Dostoyevski, dünya edebiyatında “insan ruhunun derinliklerine […]
Hoşçakal Güzel Dünyam-Aziz Nesin
Hiç kimse buyur etmedi beniBu dünyada hiçbir yereAma açtım bütün kapıları tekmeleyerekBütün engelleri göğüsleyip yıkarakBuyrun dediler o zaman incelikleBuyur ettilerVeBuyurdum Elimden geldiğince görevimi yaptımGülümsedim hıçkırıklarımı boğarakSonunda kimsenin yorulmadığı denli yoruldumArtık kapılar açık kalsınBundan sonra gireceklereŞimdi dinlenmeye gidiyorumHoşcakal güzel dünyam.
BİT KADAR AKLIM YOK-Ayla Gürel
Bugün kendime bir soru sordum:Bu hayattan beklentin ne? Yanıtlayamadım.Kendi kendime sorduğum bu sorunun karşısında sustum. Sonra içimden biri müdahil oldu:“Daha ne bekleyeceksin, yaşın kemale ermiş!” Kim demiş?Yaşanmamış yılların, yaşlardan sayıldığını kim söylemiş? Bana sorsan bekârım.Çocuklarım mı?Arkadaşlarım… İçimde konuşan o sesi geriye ittim.Sonra kendime yine kendim cevap verdim: Aslında ben hayattan bir şey beklemiyordum.Ama bir şey […]
Gökyüzü- Yıldız Altun
Baktım baktım insanlara,Bakılacak bir şey göremeyince çevirdim başımı gökyüzüne…Meğer huzur,Yeryüzünün gürültüsünde değil,Göğün sessizliğinde saklıymış. Bulutlar yargılamadı beni,Rüzgâr hiçbir şey sormadı.Mavi, sadece dinledi içimi,Güneş usulca dokundu yaralarıma. İnsanlar gelir geçer,Sözleri kalbi yorabilir.Ama gökyüzü hep aynı sabırla bekler;Ne küser, ne vazgeçer. Şimdi ne zaman daralsa içim,Başımı kaldırıp semaya bakıyorum.Çünkü öğrendim ki…Bazı huzurlar bir insanda değil,Uçsuz bucaksız gökyüzünde […]
EVİN SIKINTISI- Mehmet Özgür Ersan
Bazı kitaplar okunmaz; içinde dolaşılır. Evin Sıkıntısı, evi yalnızca duvarlardan, pencerelerden ve çatılardan oluşan bir yapı olarak görmez. Çünkü ev, insanın dünyaya ilk dokunduğu yerdir. İlk sesi, ilk kokuyu, ilk korkuyu, ilk özlemi ve ilk yalnızlığı içinde saklayan sessiz bir hafızadır. Işık Sungurlar Baysal, fenomenolojik bir bakışla “ev”i yeniden düşünmeye çağırıyor. Evin sadece bizi dış […]
Gerçek Sevgi Hisle Değil, Emekle Yaşar- Ezelden Lamekan
Bilim bize önemli bir gerçeği gösteriyor: Duygular kalıcı değildir. İnsan bazen derin bir sevgi hisseder, bazen öfkelenir, bazen incinir, bazen de ilk günkü heyecanını kaybeder. Çünkü duygular; yaşanan olaylardan, stres düzeyinden, zamandan ve beynimizin işleyişinden etkilenir. Sürekli değişir, dönüşür ve yeniden şekillenir. Eğer sevgi yalnızca bir duygu olsaydı, “Seni ömür boyu seveceğim.” sözü de sağlam […]
Sukunet-Neslihan Pakel
İnsan, sakin kalabildiği her şeyin galibidir. Çünkü gerçek güç, öfkeye teslim olmakta değil; öfkeye rağmen iradesini koruyabilmektedir. Hayatta en büyük hayal kırıklıklarının çoğu, insanlara hak ettiklerinden fazla anlam yüklediğimizde yaşanır. Oysa herkes, ancak karakteri kadar yer kaplar hayatımızda. Beklentiler büyüdükçe kırgınlıklar da büyür. İnsanları oldukları gibi kabul etmek, onları gözümüzde büyütmemek gerekir. Hiç kimse vazgeçilmez […]
Aşk Neden Değişir?-Esin Geldeç
Hiç kendinize şu soruyu sordunuz mu? Neden aşk, böylesine büyük bir tutkuyla başlar da zamanla o ilk heyecan usul usul çekilir? Neden bir zamanlar onsuz nefes alamayacağımızı düşündüğümüz biri, gün gelir hayatın olağan akışı içinde sıradanlaşır? Nereye gider o midemizde uçuşan kelebekler, o tarifsiz coşku, o büyülü hâl? Belki de mesele, aşkın bitmesi değildir. Belki […]
Sessizce dokunur kalbinin kapılarına…-Esra Küçükaltun
Ne zaman ki susar nefsin o hırslı nefesi,Ne zaman ki disiplinle örülür ruhunun çeperi,Ve ne zaman teslim edersin geçici benliğin hevesini…İşte o an başlar ilahi ışığın görkemli yükselişi.O vakit tecelli eder,Ruhunun en saf,En kadim,En ezelî hakikati. Bak…Her insanda gizlidir O’nun eşsiz sureti.Gözünü aç ve seyret bu kutsal emaneti.Eğer menzilin hakikatin en yüce zirvesiyse,Bil ki her […]
Kadir İnanır Yaşamını Yitirdi-Türkiye Yazarlar Sendikası
Sinema sanatçısı, usta oyuncu Kadir İnanır, 77 yaşında aramızdan ayrıldı. 1968 yılında başlayan sinema kariyerinde 180’e yakın filmde rol alan Kadir İnanır, özellikle edebiyat uyarlamalarındaki başarılı oyunculuğuyla öne çıktı. 1970’te Esat Mahmut Karakurt’un eserinden uyarlanan Ankara Ekspresi, 1972’de Adnan Özyalçıner’in öyküsünü yazdığı Dönüş, 1974’te Selim İleri’nin Askerin Dönüşü, 1977’de Necati Cumalı’nın Dila Hanım, 1977’de Cengiz […]












Son Yorumlar