aşk dediğin ne keman feryadı ne trampet gürültüsü
o bir ruh titreşimidir, damarlarda gezen bir ihtilal
anlayamazsınız siz bu inceliği, bu devasa derinliği
çünkü sizin aşkınız, boyalı dudak kıvrımlarında can çekişiyor.
çıkın o küf kokan konuk odalarından, o dar kalıplardan
gerçeğin çiğ ışığında tanıyın artık insanlığı
yırtıp atın kibrinizi, o yamalı önyargıları
sevginin o vahşi gücüyle kucaklaşmak varken nedir bu korku?
hayır, nice şehri bir masal değil, bir harita yanılgısı hiç değil
önümüzde gerçek bir umut vadisi, alabildiğine hür
benimle yükselebilirsiniz göklere, o imkansız maviliğe
yeniden doğmak mümkün bu kanlı canlı seyahatte.
solgun hastane koridorlarına benzeyen kalpleriniz
şifasını bulacak benim sert rüzgarlarımda
aşınmış ruhlarınız parlayacak, yeniden, taptaze
birlikte yazacağız o büyük ve kaçınılmaz destanı
sevginin ve özgürlüğün, o en eski şarkısını.
uyan artık arkadaş, uyan!
zaman sancılı bir değişime gebedir şimdi
eski dünya devriliyor, gürültüyle yıkılıyor köhne olan ne varsa
ve biz, o büyük kavganın en ön safında
bu değişimin, bu uyanışın öncüleri olacağız!
Mehmet Özgür Ersan












Bir cevap yazın