ÖYKÜ 715
Kamilla – Hasan Karayük
Güney’den Kuzey’e gitmem gereken yaklaşık üç bin kilometre yolum vardı. Biriktirmiş olduğum param, arzu ettiğim arabayı almama yetmediği için babam ve teyzemden destek almalıydım.Araba almak istediğim konusunu babama ilk açtığımda babam oldukça sert tepki vermişti ki, zaten bu beklediğim bir tavırdı. Ancak, bir miktar para biriktirmiş olduğumu söylediğimde babamın tavrı değişmiş, beni destekleyebileceği miktarı söylemiş, […]
GARİP BİR SOYGUN HİKAYESİ – ümit evran
Çoğu orta halli aile gibi Rıdvan Bey de yılbaşını her sene çoluk çocuk ailece kutlardı. Bu yılbaşı da diğerlerinden pek farklı olmamıştı. Farklı olan tek şey bazan onların bir komşuya gitmeleri, bazan da yakınlarının ailecek onlara gelmeleri olurdu. Bu yılbaşı akşamı da bunlardan biriydi işte. Akşama doğru bacanağı Kazım ve karısı ellerinde hazırladıkları yemeklerle çoluk […]
RUH UYKUSU-Burçin Tolga YILMAZ
Bir, iki, üç, dört, beş… Yirmi yedi, yirmi sekiz, yirmi dokuz… Dünyadaki bütün koyunları da saysa yine uyuyamayacaktı bu gece. Yalnız bu gece mi hayır son bir yıldır bu sıkıntıyı yaşıyordu. İlk zamanlar kesik kesik uyuyor, geceleri sayıklayarak bazen de sıtmalı gibi titreyerek uyanıyordu. Ancak bu son yirmi günde hastalığının şiddeti çekilmez bir hal almıştı. […]
Şizofren – İdil Çetinkaya
Onlar ışığı kesmek istediler.Ayakta duranı yıkmak ve omuzlarından savurmak istediler.Onlar başlangıcı olan ne varsa başlamadan bitirmek istediler.Gökyüzü kuruyana kadar akıttılar yağmuru.Asla durmadılar.Asla durmayacaklar. Varlığın ve yokluğun ancak zihnim tarafından bilinecektir.Seni anlatsam yuvarlak masanın loş sohbetinde,seni görmediklerini söyleceklerdir.Gittiğini söyleyip yer yer kızsam,ardından küfredeceklerdir.Söyle, yarattığı etki ve yaşattığı tepki yaşımdan büyük adam deliriyor muyum? Kılı kırk yarmak […]
KURŞUN ÇIKMAZI – OKTAY YILMAZ
Güneş tepenin ardından batmaya başlamıştı. Yavaş yavaş karanlık çöküyordu sokağa. Kerem ile Mustafa da, birlikte harabe bir evin penceresinden sokaktaki hesaplaşmayı izliyorlardı.Adamın biri, karşısındakine silah çekmişti.Sokak olabildiğine ıssızdı.Sanki bir ölüm sessizliği bürümüştü sokağı. Silahlı adam söze atıldı. Buraya kadarmış Seyit, dedi. – Senin yüzünden namusumuz iki paralık oldu. – Tüh! Desene namus ucuza gitmiş. Seyit […]
BİR ŞARKIYDI O DA BİTTİ – YASİN TATAR
Hafif kıvrımları dışında, dikdörtgen bir çantayı andıran ahşap saatin, yıllar içinde parlaklığını yitirmiş yelkovanı yavaş birkaç adımdan sonra durduğunda saat dört kırkbeş’i gösteriyordu. O an altta ki metalik, kurşuni kadran olağanca hızıyla bir sağa, bir sola gidip, gelmeye başladı. Evet, işte yine gün başlıyordu. İlk, birkaç vuruşun ayıltamadığı Rahmi Dayı, gittikçe artan sese dayanamayıp, karanfil […]
DAĞLARIN ARDI SAVADİYE – Muharrem DEMİRDİŞ
Utancın 100. Yılında… Hayatımın iki büyük nehrine… Garbis’e, Artin’e.” Dağların arasından yeşil mi yeşil bir nehrin yol aldığı, evlerin bu nehrin kenarına kurulduğu, dört tarafı yüce, yüksek dağlarla çevrili bir şehirde doğmuştum ben. Nehir boyunca uzun, dar ve karanlık sokaklar uzanırdı bu şehirde. Sadece nehir boylarına kurulan sokaklar değil, şehri birbirine bağlayan tüm meydanlar, geçitler […]
DELİNİN GÜNCESİ – Şahin KÜÇÜKSÜSLÜ
Yeniden doğduğu gün… Göz kapaklarım yer çekimine meydan okumaya karar verdiğinde, akıllı telefonumun alarmının çalmasına 2 dakika kalmıştı. Bakmadım; bundan eminim. foton parçacıklarının arsızlığından yine aydınlık bir gün olduğu anlaşılıyor ki siz buna güneşli diyorsunuz. Sabah ritüellerimi katolik bir titizlikle uyguluyorum: Tavandaki, Freud ‘a benzeyen sıva kabarcığı; tamam, sevdiceğimin ritmik rem nefesleri ; tamam, Akşamdan […]
İHANETİN RÜYASI – ESİN ERGİN
Yüzüme dokunuyorum, bir iz bulabilmek için. Tıpkı cılk çamur olmuş asfalta ayak izi bırakmaya çalışırcasına, hem buluyorum tüm izleri hem kaybediyorum hemen tüm geçişleri. Ne aklım ne elim ne bedenim inanıyor tüm bu yaşadıklarıma. Kollarıma bakıyorum, unuttuklarım orada mı diye. Kollarım ağır bu bedene. Dün gece yaşadığım kayıp anıların ardından, temiz havaya vurmaya karar veriyorum […]
FAL – ASUMAN Z. GÜNAYDIN
Adamın adı girdi evvel gönlüme; SADIK. Benim olsun istedim ismi Sadık olan bir adam. Cisimsizdi benim Sadık’ım o zamanlar, sessiz, kokusuz, bir bende canlı. Çok sonra gördüm ben Sadık’ı Müjgân’ın yanında. O vakitler Hereke’de çalışırmış, ayda bir iki gelirmiş eve, girdi mi de pek çıkmazmış sokağa. Kurak Müjgan’ı gebe bırakacak ya, herhalde ondan. Yahu tarlada […]
BİR GÖKKUŞAĞININ HİKÂYESİ – MUSA YILDIRIM
Yağmur tanelerinin yeryüzüne düştüğü anları unutmayın. Yağmurdan sonra çıkacak olan gökkuşağının bir çığlığıdır çünkü. İnsanı mutlu eden her başlangıç unutulmazdır. Her anımızı dile getirirken, başlangıçları anar ve hayıflanırız; eğer kaybettiysek. Çok kaybedenleri düşünün. Her başlangıcın heyecanını, yaşayacakları o güzel ihtimalleri de katın. Bir macera yolunun her adımını düşünerek atmadıysak, yaşadığımız anların muhasebesini de yapmayacağız. Yaşadığımız […]
KEÇİLER BERBER İKEN, DEVELER TELLAL İKEN, MANDALAR HAMAL İKEN – MURAT SERDAR ARSLANTÜRK
Gülizar kasıklarında ateşli bir acıyla uyanır uyanmaz yüzündeki kurumuş tükürük kokusunun bulantısıyla helâya koştu. Öğürdü, aksırdı, genzinden ve burnundan acı sular geldi fakat kusamadı. Soluk soluğa doğrulup elini yüzünü yıkarken, lavabonun deliğinden haleler halinde yükselen bir ejderha, kızın çilli burnuna ve kıpkırmızı kesilmiş suratına bakarak alevlerini savurdu. Karşısında apansız peydah olan ve bir görünüp bir […]
SAZ SEMAİSİ – OĞUZHAN BOZKURT
Câvid Bey gün boyu düşündüklerini yazıya geçirmek üzere odasına girdi, cevizden oyma masasına oturdu. Kâğıtları önüne düzgünce koydu. Onca düşünce arasından özenle seçtiği ilk cümlesini yazacakken kalemin mürekkebi olmadığını fark etti. Odasında bir iki aradıysa da bulamadı. Büsbütün canı sıkılmıştı. Koskoca odada yazı yazacak bir şeyler elbet bulurdu; ancak siniri onu bu azimden mahrum bırakmıştı. […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar