ŞİİR 1995
“Gibi” – Buket Çetintaş
Uzerimden gemiler geciyor sanki Demek ki ben sularin dibiyim Dogdum ustunden cok zaman gecti Ama sanki dun hayatim birininkiyle karismis gibi Hersey de bir gibi’lik war bugunlerde Sehir benim ama ben terkedilmis Sen yoksun diye tum renkler anlamini yitirmis Nefes aliyorum ama sanki cigerim delinmis Gibi’lik war bugunlerde herseyde Bu artik degil sensizlik yalnizlik da […]
Merhametler Yüzünün Ötesi – Muhammed Mükremin ÇETİN
Yeni dünyalar tanıdım dündü bir kaç günlük ölü yerler gördü Sarez üç günlük hayatta bir yer edinebilmişliğin mutluluğu az ötede bir çınar gölgesinden geliyor olsa gerek merhametli bir Sarez gölgesi Geldiğimiz yeri bildik bilmediğimiz yer bir avcının avı olamadı her an ve her yıllar çıkabiliyor ardımıza sular renk değiştirircesine akıyor omuzlarımızda yani […]
S A M İ M İ Y E T P O R T R E M – ikram GÜNEŞ
Serin rüzgarlı bir ayışığında, Düşlere sıkı sıkı sarılmak… Kızgın güneşli bir gün ortasında, Umutla kucaklaşmak… Maviyle terleyip, Maviyle soluklanmak. Sahilde yürüyüp, Martılara yem atmak. Bir çoban kavalının yanık sesiyle, Yorgun göz kapaklarını kapatmak. Yoldaşlığın özlemini, İçten bir zılgıt sesiyle haykırmak. Haldan bilmeze hal anlatmak. Kar yağınca kar topu oynamak. Komşunun bahçesindeki, Erik ağacından gizlice […]
PALAVRA- Makbule Özkan
Şiirler yazdım yokluğuna, Seni anlatan bir romanda yazabilirdim oysa. Lakin düşündüm de, ucuz bir romandan sa, Bir kaç şiir daha katlanılır geldi bana. Ama bu kararımın, ne senle ilgisi vardı, ne de benle. Her şey okuyucu için (di) gerisi palavra…
KIRMIZI ŞARAP – SAFA BERBER
Hemen diyorum hemen Yanıbaşımda kahveye yaren Her taraftan essin usulca bir meltem İçsek kahvelerimizi, baksak fallarımıza Sen bana çıksan Ben de sana Hadi derttaş Gidelim bugün de hana İçelim kırmızı şaraptan kana kana Hancı da dertli, belli, ağarmış saçı başı Atışalım karşılıklı küfürleri, şiirleri, lafları… Görelim bakalım kimin saçı daha ak.. Kimin şarabı daha kırmızı..
TEŞVİKİYE’NİN ANLAMI – Ali İhsan TARMAN
Teşvikiye’yi özlüyorum Sabahlarında sonsuz iyilikler yeşilleniyor İnsanlarından ahiret bilinci taşıyor Görsen inanmazsın Evler dağ eteklerinde geziyor Aşk’a hep çocuk kalmak mıdır? Doğrucu kuş. Meraklı gözlerle süzülen İstanbul adımlarım Gülümsetir çıkmaz fikirlerin ensesinde Ne yalnızlığım ne telaşım İncitmez teşvikiye’yi ömürümce Teşvikiye’yi özlüyorum Ruhum da ince bir sızıdır toplanan cahillik Ölümdür bilemediğimiz vakit Kim bilir bu […]
Eylülde- Ayhan Kelam
Aşkı anlat bana Ya da aşkı anlat Eylülde de sevebilirdim seni Ama sen ekim de geldin Tüm yorgunluğuyla bir mevsimin Denizlerin dalgalarında güneşin solgun yüzü Ve hasat mevsimi umutların Sen ekimde geldin Yağmur tanesi gibi Umut olmak için Eylülde de sevebilirdim seni Sen ekimde geldin Sahte bir barışın Bayramına inat Savaşmamıştık ve barışmadıkta Sevgimizi ekmek […]
GÜN NEYE GEBE -semih bilgiç
gün neye gebe ne bileceksin oynarken körebe bir gün ne büyüyeceksin sonra her demdeki o ağır tahribe ne içerleyeceksin onu bırak asıl boşsa heybe kime ne diyeceksin ya olan talebe ne yüzle cevap vereceksin sakın gelme galebe boşuna zaten ne üzüleceksin her son ayrı bir darbe baştan bilsen ne göreceksin kötü deme garibe yok yere […]
DİKİŞİ SEYRELMİŞ YARA – Süheyla Altinkaya.
Ben çok sesli sustum Sofia, Ay suya düşmüştü, İçime kurduğun krallığın, Ve sofistike bir gündü, O sabah, Güvercinlerin, Bayat ekmek kırıntıları, Toplaması kaldırım uçlarından, Yarım ağızdan şarkılar söyleyen, Çocuklar gördüm, Tütün kokan bir kadın, Karanlığa mum yakan, Dişi bir yarasa, Suyun üstünde selamımı alan, Gümüş renkli balıklar gördüm. Her şeyi gördüm Sofia! Ama onu görmedim, […]
ZAMANIN YOLCUSU – Cennet Güvenç
Yalnızlığın başkenti yine yüreğim Bir kadeh, bir sigara külü, İçim ürpertiyle dolu Hem boşluktan çıkma Hem boşluğa dalma Çıksam değişirim korkusu Çıkmazsam boğulurum endişesi Öyle bir ikilem ki bu Yalnızlıkla örülmüş duvarları Zamanın tik takları Yakıp kavuran bir hasret Bir duvar saati Eski bir fotoğraf Ve gri Soğuk bir kent Her yanımı sarmış bu […]
Hu! -Mehmet Özgür Ersan
O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, işiten ve görendir. Cismi, kalıbı, cüssesi, şekli, eti, kanı, şahsı yoktur. Cevher ve araz değildir. Rengi, tadı, kokusu ve duyargası yoktur. Sıcaklığı, soğukluğu, nemi, kuruluğu, uzunluğu, eni ve derinliği yoktur. Birleşmez ve ayrılmaz. Hareketli, sakin ve bölünen değildir. Boyutları, cüzleri, organları ve uzuvları yoktur. Yönleri yoktur. Sağı, solu, […]
Akrep -Efla Berrin Fırat
Uluorta söz verene, Göz ucu kalp. Kesmez katran tuz ve kan, Olmayanı. Ayrılığa sadakattendir Köze toz Butimar! Yoksa hep aynı yerde Aynı yerinde, çizik plak taşımazdı Kavafis’in biri. Sokaklarda milyarlarca ayakkabı numarası, Kabusla uyku çiftleşmezdi. Şüphesiz sevdadandı toza da köz. Gidişi, Ölüşü bile güzel olmazdı yoksa bahçesi olan denizin! Kovulduğun, gömüldüğün… Butimar, senden sonra sahte […]
ÖLÜM NEDEN SOĞUK ANNE -Zeynel KÜRKÇÜ
Özgürlük adına çıkılan yolda Buz gibi denizden geldiğinden mi? Beton duvarların göçüğü altında Güneş doğmadığından mı? Habersizce sokaktan gelen Hain merminin çeliğinden mi? İdam sehpasında sallanan Urganın yağından mı? Cehalet ateşinde yanan bedenlerin Musalla taşıyla tanışmasından mı? Boşu boşuna inatlaştığımız Karanlık azrailin nefesinden mi? Ölüm neden soğuk anne Sen olmadığından mı? Ölüm soğuk […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar