ŞİİR 1995
kötü huylu mevsimler -Jusef Hasek
desem ki anne bir gün yüzüp yüzeye çıkacağım ne bu karanlık sular kalacak ne de kan kırmızısı nehirler… tut ki solsa sarı ışık mum gibi erise zaman sevdiği hayatından çıkan her adam gibi yanımda sigara taşısam ateşini senden alsam geceyi onunla yaksam bir peri masalında yeniden ötmeye başlasa kanatları zümrüt yeşili gibi parlak anka kuşu […]
Bir buluttu kadın – fazlı humar
. o şafak vakti bir rüzgar gibi soluksuz k o ş t u k o ş t u çırçıplaktı ayakları bir canı vardı oysa canından öte ayaklarına taşlar dikenler batıyordu u s u l u s u l dokundu defalarca öptü okşadı bağrına bastı toprak ve su gül kokuyordu ayazları kor yangınları ardında bekleyen kuzuları […]
Kıyım – Turgut Say
Annemin sonu gelmeyen ahları, Bir uzun ip gibi sarkardı geçmişin kuyusuna. O karanlık labirent gibi sokaklar, Titrek gölgelerle çiftleşen şehir, Şehir ki büyük bir hapishane Sessiz ve lanetli bir tılsım Ve kıramazdı onu Gizlice kahvelerde fısıldaşmalar, Ele verirdi seni duvardaki fareler! Babamın kanlı naaşını bile , Bir tek kamburlu mezarcı görecekti Kargalar konmadan dallara, Gömülecekti […]
Yenilmiş kavimler tapınağından – Sencer Karaaslan
Gençken şaşkın oluyor insan Yanılmışım/ şanlı değilmiş Şaşılası güz direnişi/ gülün Sağlam bir duvar olsam Bu yıkıntılar ortasında Göğe yekindikleri için/bir çınar Ağaçlar kınanamaz Yatay kökleri/ bağışlatıyor İsyanlarını /onların suçunu yatıştırır Bu asabi kasırga/ ayağa kalkar Kanayan damar Ayağa düşmüş /kösnü Metanet dergâhında Mihrap baş aşağı Hayaller ölülere Yaslanmış da /yürüyor Kedi köpek /börtü böcek […]
Bütpögülö – Aalı Tokombayev, 1988 Türkçeye çeviren :Güneş Duysar
Bütpögülö İçken sayın ensetet da, ensetet, Cakşı kımız suusunuňdu kandırbayt. Tak oşondoy mahabatın tamçısı, Köksötöt da könülüňdü kaltırbayt. Cazda, Cayda, Küzündöbü, kıştabı, Tatkan sayın, Tandayıňdı takıldadat, tandırbayt. Bütpö kımız! Öçpö örttö mahabat! Kün bütkönçö külümsüröp süynölü Kaygısı cok, şattıgı cok kaydıger Adam üçün oşol tattuu düynöbü! Cürök ırdayt, Cürök ırdayt. Talaadabı, üydöbü, Al çarçabayt, Al […]
Sevgiliye öğüt – Ayhan Kelam
çayın yanına aynı demde bir aşk ezgisi koy bir de orta boy muhabbet ne iş kalsın geri de nede gelecekteki güzel günler beklesin hayallerde mavi bir gök yüzü ılık bir meltem essin illede illede akşamüzeri olsun başlamak için dizeye ne gül bahçesi vaat et ne de şanlı geçmişini anlat sevgiliye yüreğini koy öylece saf ve […]
ÖYLESİNE BİR ISSIZLIK – ÖZLEM ACER
Döndürmüyor suyunu Değirmen Ve tütmüyor evin bacası Ne yana dönsem bir çöl ıssızlığı, Ne yana dönsem aynı anda Endülüs’te bir Mağrip istilası.. Sen gözleri bahara gebe! Hangi akasyanın dibinde kaldı düşlerin..? Sen! Sen değil miydin kaldırımda açan gelinciğin bükük boynu? Ah ..Sen benim doğrultamadığım belim, Güneşin batmadığı ülkelerin vaatsiz inanışlarıydı gözlerin..
Nasihat – Mehmet Mustafa ÖNEN
Muhabbet kapısıdır bu, parayla girmek olmaz. Dostun yakınlığını, uzaktan ölçmek olmaz. Dert yanarsın Rabbine, isyan etmek olmaz. Hele bir kendini bil, haddi bilmemek olmaz. Haram kapısından çık, aşk haram ile bulunmaz. Edepsizlik etme hiç, edepten iyi hal olmaz. Gönlünü hiç bozma sen, umut zararla solmaz. Arama aşkı fanide, Haktan öte yar aranmaz.
bir gülümseyiş – yasin ertaş
dilara’ya hani nasıl oluyor gerçekten bilmiyorum birden koşuyorsun -yerden gökyüzüne- sen gülümseyince insanların yüzüne üstelik düşün çoğumuz yürüyemezken yeryüzünde seninkisi büyük maharet hem çoğumuz farkında bile değil gökyüzünün bulutun güneşin ama farkında toprağın yalanın yağmanın bide sende bir yürek var yavrum sende bir yürek bir insanlık bir cevher yalnızca sevmek ve sevilmek deniz ülkesindeki annabel […]
*, yak ışıkları – Necmi Otçu
yeri gelmişken zulamızı patlattık *, yak ışıkları “bizim çocuklar” diyorum ulaşılmadık bir yakışıklılık yaşadılar halk olmanın bahçesinde o duvarın önünde her birinin mutlaka “yak ışıklı” olsun bir fotoğrafı vardır. ayrıklarımızın hasretlerimizin kavgasıyla süslenmiş. gülümseyerek bakar her daim anılarının zulasında “bizim çocukların” hepsi çok yak ışıklıydı ıldır-ışık olmayan o karanlık günlerde şimdilerde ulaşılmaz uzaklara uğurladıklarımız en […]
Her Mevsim Mayıstır – Mehmet Özgür Ersan
Cebimdeki buruk şiirlerle Çırılçıplak bu betonun üstünde Yaralı bir hayvan gibiyim, Dilimin ayaz kelimelere kesişi Suçüstü serüven rüyalarım Sınıfsız gövdem Sol omzumda Günah meleğimin olduğu yerde Yüreğim Bütün çırpınışlarıyla Reddedişine rağmen Ordayım bıraktığın yerde Biliyorum Ölmediysen o günlerde Kaybolursun Büyük kalabalıklarda Avuçların küser yaşama Kamaşır her yanın Bir kimsesizlik olursun Kendin olmak için Harcadığın yıllar […]
SU YALNIZLIĞI – BERRİN EFLA FIRAT
Sesimde sakladığım ismin Göç libaslarını kuşanıyor İsyanın fa notasındaki mistik yalnızlığına. Korkmak: Kokusunu geri isteyen nergise Kanlı vahiyler indirirken Tenimde solan ellerinden Ve Şüphe ejderhalarının döllediği bulutlardaki kırmızı ayak izlerinden… Kanıksamak: Susmalar kozasında kendi vahşetini Ve Kirpiklerinin hırs kalelerinden düşen matemini… Üşümek: Yara izimde dürüst bir piç olmak varken Gözlerim, nefes nefese çığlık Kalbim, buram […]
Dağlar – Josef Kılçıksız
sen elimden tutunca dokunsan yakan dokunmasan solacakmış gibi sana bakan yaralı bir çığlıktır hayat sen elimden tutunca sert rüzgarların karanlık gecelerinde değere binerdi zaman bir ayrılık mevzuatı yürürlüğe girerdi sessiz sedasız sen elimden tutunca deniz basardı içimi dip akıntılarının peşi sıra gitmek isterdim yolunda ne varsa kapsayarak yayılırdı dalgalarımız… sen elimden tutunca yaprak döken bir […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar