Deneme örneği 80
Kızıl Gerdan – Ece Ersoy
Anlatmak istedim Niye mi Kızıl Gerdan? Kızılgerdan kuşunun hikâyesinden doğdu — ilk göz ağrım, Kızıl Gerdan. Niye mi Kızıl Gerdan? Çünkü o kuş, kendi kalbini taşıyan bir sesle öter. Göğsündeki kızıl, bir yaradan çok bir hatıradır: ateşin içinden geçip de yanmamayı öğrenmiş bir kalbin hatırası. Küçücük bedeniyle dünyayı dolaşır ama asıl yurdu, kendi içidir. Her […]
Boşluk Diyagramı- Elif Gürbüz
Kalbimin duvarlarına astığım tüm gözyaşları,ruhumdan sızmak için sırada bekliyor.Her biri bir anı yarım kalan bir sevgi,unutulmuş bir kelime,çocukluğumdan sarkan bir sessizlik.Beyoğlu’nda sisli bir havada geziyorum,kaldırımlarda yankılanan adımlarımsanki bana ait değil.Beynimin kıvrımlarında dönüp duranbir oyun var,ve ben her seferinde yeniliyorum.Aynı çöküş,aynı melankoli,her sabahın aynasında yeniden başlıyor.Fakültenin tahtasına yazdığım bir şiir gibi zaman:okunuyor, siliniyor,ama tebeşirin tozu hâlâ parmaklarımda.Her […]
EVET BİR KEDİ İÇİN! – ARZU SELOĞLU
Bugün İzmir’de çok yağmur vardı.Sabahtan mesaiye başlar bir ciddiyetle eşlik ettik biz de. Evet, bir kedi için! Konuşsak gırtlağımıza sokulan cümleler oldu ömür boyu. Cezalandırıldık. Yine de bizden daha masumu aradık, arkalamak için. Biz düşünüyorduk, konuşuyorduk ya kirliydik!Konuşamayana ses için ağladık. Evet bir kedi için! Toprak da sessizdi, doğayla içiçe, rüzgar mesela, taşan dere yatakları, […]
ÇOCUKLARIN VE DELİLERİN HATIRINA DÖNEN DÜNYADA-HATİCE KAVAL
Derin yürek yaraları şeklinde ortak noktalarımız var, eksikliklerimiz var. Sonu gelmeyen birsavaşı sürdüren büyük bir aileyiz. Bu savaştan kaçmak için o da uykuya sığınmayı tercihetmişti. Unutmak iyi geliyordu, uykuda olanlar o âlemin içinden uzaklaştığı anda hiçolmamışçasına unutuluyordu ne de olsa… Öyle miydi gerçekte? Yoksa o da şehir hayatınınkarmaşasında çoğu insanın yaptığı gibi bir yanılsamanın içine […]
Hu! -Mehmet Özgür Ersan
O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, işiten ve görendir. Cismi, kalıbı, cüssesi, şekli, eti, kanı, şahsı yoktur. Cevher ve araz değildir. Rengi, tadı, kokusu ve duyargası yoktur. Sıcaklığı, soğukluğu, nemi, kuruluğu, uzunluğu, eni ve derinliği yoktur. Birleşmez ve ayrılmaz. Hareketli, sakin ve bölünen değildir. Boyutları, cüzleri, organları ve uzuvları yoktur. Yönleri yoktur. Sağı, solu, […]
Şeb-î Ârus – Canan Tuncer
Ve bir gün cümle Can’lılar yerde ,gökte yaşayanlar Aslı’na dönecek,iste o gün sağınızda solunuzda bulunan kâtib Melek’ler şahidiniz,davacınız olacak … Ve o gün haberdar Ol’an,haberdar Ol’mayan ve dahi haberdar olup’da haberdar olmayanları saf,saf ayrılacak,yeniden diriltecek… Ve o gün yeniden O’nun izni ile dirilenler can bulacak … Ve o gün ne kaçacak yer,ne hile olacak … […]
Akrep -Efla Berrin Fırat
Uluorta söz verene, Göz ucu kalp. Kesmez katran tuz ve kan, Olmayanı. Ayrılığa sadakattendir Köze toz Butimar! Yoksa hep aynı yerde Aynı yerinde, çizik plak taşımazdı Kavafis’in biri. Sokaklarda milyarlarca ayakkabı numarası, Kabusla uyku çiftleşmezdi. Şüphesiz sevdadandı toza da köz. Gidişi, Ölüşü bile güzel olmazdı yoksa bahçesi olan denizin! Kovulduğun, gömüldüğün… Butimar, senden sonra sahte […]
ÖLÜM NEDEN SOĞUK ANNE -Zeynel KÜRKÇÜ
Özgürlük adına çıkılan yolda Buz gibi denizden geldiğinden mi? Beton duvarların göçüğü altında Güneş doğmadığından mı? Habersizce sokaktan gelen Hain merminin çeliğinden mi? İdam sehpasında sallanan Urganın yağından mı? Cehalet ateşinde yanan bedenlerin Musalla taşıyla tanışmasından mı? Boşu boşuna inatlaştığımız Karanlık azrailin nefesinden mi? Ölüm neden soğuk anne Sen olmadığından mı? Ölüm soğuk […]
KÖY -Hikmet Güzelkokar
Hiç gitmediğim köylerden geçtim Aç mısın diye sormadılar Ekmek su verdiler Yorgunluğumu sakladım sofalarında Hasır serdiler döşek serdiler En koyu muhabbet Toprak ve yağmur ve bereket üstüneydi Ve bir ağaç için bin yıl savaşmış bedenlerin Bir de hasret ve özlemini bağladık sazın teline Bir karış toprak, bir damla su, bir fidan uğruna gidenlerin […]
YARIN SAVAŞTA BENİ DÜŞÜN – Sevim Demiröz
Direksiyon başında küfretmediğim tek bir atom parçacığı kalmamıştı ki havaalanının otopark girişini gördüm. Alelacele arabayı park edip, bavulumu vıcık vıcık beyaz ışık kusan alana, öfkeden deliye dönüp karısını saçından sürükleyen adam edasıyla sürükleyerek girdim. Güvenli geçiş kapılarından geçerken bizden değil de üzerimizde taşıdığımız sert, sivri, yanıcı, patlayıcı maddelerden nasıl korktuklarına bir kez daha […]
Hayat Sokakta Oynansa da Tavanda Yaşanır – Efe Nazım Arslançelik
Ne çok şey anlatıyordu tavan, gelmişini geçmişini yüzüne vuruyordu. Kimi zaman seviştiğimiz geceleri izliyor kimi zaman kavgalarımıza şahit oluyordu. İlk kez sensiz bakıyordum. Tavana ilk kez inciniyor vuslat ve siyahın tonlarında beyazı arıyordum. Duvarların ayıbını resimlerle kapatıyorduk. Söyleyin bana tavanın ayıbını hangi resim örter, geçmişin lekelerini hangi kadın öper, Annem öperdi. Bazı yaralar öpünce […]
Hep Yokluğa -Kübra Yağız
Yazılmamış hikayelerin izdüşümü Sıradan günlerin diğer günlerden alacağı var, diğer günlerimden biriymiş o gün de. Sabah uyandığımda saat sekizdi, odamın penceresini açtım, içeriye dolan soğuk rüzgar içimi ürpertince camı geri ittim. Geri kapatmadan banyoya gittim, yüzümü buz gibi suyla yıkayıp aynadaki uyku yorgunu yüzüme baktım, yıpranmayı ve yaşadıklarımı göz önünde bulundurursak fena […]
Eminim – Sumru YILDIRGI
En çok anlattıklarıyla susardı huysuz gecelerde Bazen de sesi arşa değerdi sustuklarıyla Anlayamazdım o sebepsiz ciddiyetini Ama en çok o hallerini severdim Sebebini bilemezdim Kör kötülüklerden sakınırdı kendisini Balkondaki ahşap saksıların dili olsaydı Anlatırlardı size Eminim Yorulduğuna bakmadan koşardı sahil boyu Kuru elleri bile o an acırdı ona Kör kuyulardaki sessizliği yüzüne maske taksa […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar