Deneme özellikleri 246
Ernest Hemingway’in İnsanlığa Çalan Romanı-Barış Türel
ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR Ernest Hemingway’in İnsanlığa Çalan Romanı Ernest Hemingway’in dünyayı sarsan romanı “Çanlar Kimin İçin Çalıyor”, İspanya İç Savaşı sırasında dağlarda savaşan bir gerilla grubunun hikâyesini anlatır. Roman, yalnızca bir savaş anlatısı değil; insanın ölüm, aşk, cesaret, korku, umut ve yalnızlık karşısındaki sınavıdır. Hemingway, romanının adını İngiliz şair ve din adamı John Donne’un […]
AYDINLIĞIN KARANLIĞA, SEVGİNİN NEFRETE YENİLDİĞİ GÜN-Aydan Ay
33 YILDIR SÖNMEYEN YANGIN “Kalanlar, ölenler için şiirler yazar.” 2 Temmuz 1993… O gün doğan çocuklar bugün 33 yaşında genç kadınlar, genç erkekler oldu. Onlar o günün yangınından habersiz dünyaya geldiler. Fakat biz biliyoruz: Bu bir masal değil; Türkiye’nin kara ve utanç tarihidir. Türkiye tarihinin en kanlı katliamlarından biri, bundan 33 yıl önce, 2 Temmuz […]
Alaca Karga – Nurten Sınırtaş
Bir alaca kargabahçenehaberimi taşısa Bir sevmişliğimiki gözümükapatsa Hiç “neden” dememhiç “nasıl”ikiye bölmem kalbimi Lafınıbirken iki etmezsusarak inanırım sevilmişim
Zima’da Kış Yün Çorapsız Geçmez” Sevgili Yevtuşenko-Mustafa Kemal Gültekin
Sabah ikinci dersteydik. Dalgın dalgın pencereden dışarıdaki kar yağışını seyrederken sınıfın kapısı ansızın açıldı. Önde Bölüm Başkanımız Altan Hoca, yanında kısa boylu bir konuk, arkalarında ise uzun boylu, dağınık altın sarısı saçlı, yeşil gözleri hafif kanlanmış, yüzünde sıcak bir tebessüm taşıyan sempatik bir adam içeri girdi. Arkalarından alt sınıflardan öğrenciler de sınıfa doluştu.O sırada kürsüde […]
Sevginin Öz Bilinci-Esra Küçükaltun
Sevgi, iki insan arasında gidip gelen sıradan, beşerî bir duygu değildir. Sevgi; insanın kendi ezelî özünü, bir başka varlığın aynasında seyreden saf bilincin tebessümüdür. Belki de hakiki insanlık kapısının ilk gizli anahtarı, o aynada gördüğü “kendini” koşulsuzca sevebilmektir. O kapıdan içeri girildiğinde;ne üstünlük taslayan bir kibir kalır,ne de kendini eksik sanan bir yanılgı… Ne dışarıda […]
Felsefe Notlarımdan ÇıkarımlarımKendime Notlar- Tuanna Güzel
Çok zor bir ülkenin insanlarıyız. Burada herkes “normal” değil; belki de en normalimiz bile, binbir kırılmadan, güven eksikliğinden, yorgunluktan ve içsel mücadeleden geçerek ancak minimal ölçüde “normal” kalabiliyor. Makul olmak bile çoğu zaman kürek işçiliği gibi: kan ter içinde, sabırla, direnerek öğreniliyor. Sorgulayan, düşünen, yaşadıklarından ders çıkaran bireyler olarak, normal kalmaya değil; belki de kendimize […]
Sevgi Haritaya Sığmaz- Ezelden Lamekan
Sevgi dediğin şey, haritaya sığmaz. Mesafe dediğin de çoğu zaman iki şehir arası değil; iki kalp arasındaki inat, özlem ve suskunluk meselesidir aslında. Gerçekten seviyorsan, yan yana olmasan da aynı masada ona yer açarsın. Bir çay koyarsın; içinden, “Şimdi o da içiyordur belki,” dersin. Çünkü sevgi gösteriş işi değil, hatırlama işidir. Uzaklık mı? O sadece […]
YAŞAR KEMAL’i yaratan ortam- Rıza Aydın
Sevgili Dost Kıssadan hisse babında şöyle bir cevap vermek istiyorum. Zeydan Karalar’ın, Adana Seyhan Belediye Başkanı olduğu dönem de Belediyenin konferans Salonuna “Yaşar Kemal” adı verildi, Salonun açılışında da Yaşar Kemal’i anmak için çok önemli bir toplantı yapıldı. Toplantıya Yaşar Kemal’in eşi, Zülfü Livaneli, Özdemir İnce katılıp, konuşmalar yaptılar. Özdemir İnce, Yaşar Kemal’in , Yaşar […]
Kadir İnanır Yaşamını Yitirdi-Türkiye Yazarlar Sendikası
Sinema sanatçısı, usta oyuncu Kadir İnanır, 77 yaşında aramızdan ayrıldı. 1968 yılında başlayan sinema kariyerinde 180’e yakın filmde rol alan Kadir İnanır, özellikle edebiyat uyarlamalarındaki başarılı oyunculuğuyla öne çıktı. 1970’te Esat Mahmut Karakurt’un eserinden uyarlanan Ankara Ekspresi, 1972’de Adnan Özyalçıner’in öyküsünü yazdığı Dönüş, 1974’te Selim İleri’nin Askerin Dönüşü, 1977’de Necati Cumalı’nın Dila Hanım, 1977’de Cengiz […]
Senden Sana-Mehmet Özgür Ersan
kuru bir dal gibi durma öyle gölgesiz bir ağacın hüznünde en çok insana eğil biraz çaresiz kalmış insana yolunu yitirmiş olana umudunu cebinde unutmuş yorgun bir akşam yolcusuna bir rahmet olacaksan yağmur gibi in sessizce bir umut olacaksan karanlıkta ince bir ışık bir bereket olacaksan kurumuş toprağın alnına değ çünkü insan başkasının yarasına dokunmadan kendi […]
Ölüm Korkusu ve Yaşam Korkusu- Başak Parlasu Arslan
Ölüm korkusu ile yaşam korkusu aynı kökten beslenir; yalnızca iki farklı maske takmış aynı korkudur. Ölümden korkan insan, varoluşun mevcut biçimine; bedene, kimliğe, alışkanlıklara ve bu belirli hayatı oluşturan koşulların düzenine sıkı sıkıya tutunur. Çünkü kendisini, geçici olan bu formdan ibaret sanır. Yaşamdan korkan insan ise varoluşla tam anlamıyla bütünleşmekten geri durur. Kendini bütünüyle ana […]
SEVMEK BU DEĞİL-Rabia Mine
Şimdi, bir kısım nefret çıbanı sözde hayvansevere bir çift laf edeceğim. Ana sayfamda sık sık, baktıkları kedi ya da köpekleri birtakım sebeplerle sahiplendirmek isteyenlerin paylaşımlarına denk geliyorum. O paylaşımların altına, kan kokusu almış köpekbalıkları gibi üşüşen yüzlerce “hayvanseverin” yazdıkları, resmen kanımı donduruyor. Böyle bir nefret dili yok! Özelini asla bilmedikleri insanlara, “ölmelerini dilemek” de dahil […]
SEVGİ ÇİÇEKLERİ-Hikmet Güzelkokar
Susuz kalan çiçek sonunda kurur Sevgisiz çocuklar büyürken ölür Çiçeğe su verin, çocuğa sevgi Dünyayı bir çiçek bir çocuk korur Sevgi tohumları ekin toprağa Çiçekler büyüsün doysun yaprağa Çocuklar düşmesin an’dan ırağa Dünyayı bir çiçek bir çocuk korur Sevin çiçekleri goncalar versin Çocuklar büyüsün kemale ersin Sevgiyi, umudu, barışı görsün Dünyayı bir çiçek bir çocuk […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar