ÖYKÜ 715
Bir Yerlerdeki Bir Öğleden Sonrası – Murat Gökhan Gökdemir
Sevilay, portmantodaki renk ve biçim olarak diğerlerinden farklı olan; uçları sivri, topukları bir hayli ince, kırmızı renkteki ayakkabılarını işaret ederek, “Haydi şimdi bunları giy ve arkamdan yürü, sonra da ne söylemek için geldiysen gevelemeden ağzındaki baklayı çıkar ve geldiğin gibi de burayı terk et. Seni son kez dinliyor olmamın şartı bu” dedi. Faruk bir anlık […]
Gurbet Treni – Kerime Ural Cengiz
Oturduğu koltuktan heyecanla kalktı. Eskimiş gar duvarında asılı saate baktı. Gelmedi tren, kulübenin içinde oturan memura yaklaşıp yarım yamalak Almancasıyla, Sirkeci’den Münih’e gelecek treni sordu.Gözleri kâğıtlarda adam başını kaldırmadan bir saat sonra demişti. Of şimdi bu süreyi nasıl geçirecekti? Geriye dönüp kalktığı koltuğuna oturdu. Sirkeci’den Münih’e gelmek için iki gün üç gece yolculuk yapmıştı, Münih’e […]
Suçlu Kim? – Galip Önlü
Hâkim tokmağını masaya yapıştırdı: —Suçlu Suphi Saydam! Burada neden bulunduğumuzu biliyorsunuz. Suçunuz cinayet! Bir adamın ölümünden sorumlusunuz. Neler söyleyeceksiniz?Suphi kendini büzüştürdü. Başını sinir içerisinde bir o yana bir bu yana salladıktan sonra geriye çevirdi. Arkasında, düşündükleri düşünceleri rahatlıkla yüzlerinde gösteren çoğu insanı tanımıyordu bile. ‘’Ben suçsuzum’’ dedi. Hâkim, bıkkınlık içinde bir iki garip harekette bulundu. […]
Neriman – Dilşah Dinçer
Elindeki tahta kaşığı tenceredeki helvaya batırdı ve kalıp halini aldığını görüp, eğreti bir memnuniyetle geri çıkardı. Çıkarttığı helvaları tabaklara boşaltıyor, doldurduğu tabakları gelenlere dağıtıyor, kendisine acıyan gözlerle bakanlara gülümsüyordu. Bu işi saatlerdir yapıyor olsa da, bir ömür daha yapmak istiyordu. Samimiyetsiz gözyaşlarına katlanmak, koca evde yalnız kalmaktan iyiydi. Koca ev dediği neydi ki? Bir oda […]
Kurban – Zeynep Kasap
“Soyunu sopunu s…!” diye söylendi yatak odasına giderken. Kendini yorgun, komodinin yanına, yatağın kenarına bıraktı. Çekmeceden dede yadigarı bıçağı ve biley taşını çıkardı. Çocukluğundan beri en sevdiği şeydi. Dinlendirirdi. Dikkatlice dinlerdi dedesini“Bak evlat” derdi; “Önemli olan usulüne, geleneğe uygun kesmek kurbanı. Önce bıçağını iyice bileylicen. Körelmiş bıçakla salatalık bile kesemezsin. Üç bacağını da bağlayacaksın ve […]
Güzel Uyu – Zeynep Kasap
Evden çıktım.Sabah adımlarım kararını verdi. “Kıyıköy”“Senin hep görmek istediğin yer”En iyisi otobüsle gitmek diyerek Kadıköy’den Eminönü vapuruna bindim. Vapurdan indiğimde Sarıyer otobüsü ararken.Üstelik tamda bulmuşken, başka bir otobüsün üzerindeki “Eyüp” Yazısını okuyunca kendimi o otobüsün içinde buldum.“Pierre Loti” “Seninle hep gitmek istediğim yer…”Geldiğimde sabahın onuydu. Öğlen olmuş… İlk defa bu kadar uzun süre kalmıştım burada. […]
Giriş, Gelişme, İntihar – Özkan Günaydın
İlk yaktığım sigarayı söndürdükten on saniye sonra, sanki uzun süre hiç sigara içmemiş gibi hissedip ardına hemen bir sigara daha yakıyorum. Tam ikinci sigaramın bitmesine yakın, ikinci sigaramdan on saniye önce bir sigara yaktığım geliyor aklıma ve üzülüyorum. Üzüntüden oracıkta hemen bir sigara daha yakıyorum. Temmuzda hiç sevilmemenin lanetidir işte bu. Bilinmeyen bir sonsuzluk dururken […]
Hudutsuz Çığlık – Galip Önlü
Evin damı güzeldi. Hemen altında yaşlı ağaçlar, dallarında sararan yapraklar hüzünlü hüzünlü sallanıyor, birkaçı yere düşmüş zavallı ve çaresiz bir şekilde rüzgar tarafından çıkmaza sürükleniyordu.Gökyüzünü süslemiş ve her tarafa yayılmış yıldızlar ise bir ışıldak gibi etrafı aydınlatıyordu. Aslında yıldızlar küçüklüğümden beri bana umut aşılamış, bıktığım ve bezdiğim zamanlarda beni hayata bağlamış bir rehber gibidir. Onlara […]
Gezinti – Aytül Bingöl
Her zaman yürüdüğüm caddenin kenarındaki patikaya saptım, kestirmedir diye düşündüm, bir an önce eve gitmek istiyordum çünkü. Hava çok sıcaktı, ayakkabılarım ayaklarımı fena halde sıkıyordu ve gürültüden bıkmıştım. Yavaş yavaş yürümeye başladım, cadde de gürültüsü de uzaklarda kalmıştı artık. Aynı yerden hemen her gün geçtiğim halde, burayı hiç farketmemiş olmama şaşırarak ilerledikçe, kırlarda geziniyor hissine […]
Palto – Zeynep Kasap
İyi misin diye soruyor. İyiyim dedim. Gitti. Hastane çıkışı apar topar buraya getirdi büyük oğlan. Siz uzaktasınız ben bakarım anama demiş Mehmet’le Ayşe’ye. Gelin; yesin içsin yatsın ama peşinde dolanamam, bağda bahçede evde bir sürü işim var oturacaksa otursun oturduğu yerde demiş. Oturuyorum. Kapı, na şurada amma… Asmalarım üzüm vermiş. Halime’nin küçük kızı dediydi geçmiş […]
Farklı Gözlükler – Dilek İşcen Akışık
Her öğleden sonra saat beşte yürümeye başlar. Adımlarını atarken neden sık sık gökyüzüne baktığını anlamıyorum. Acaba ona göre, çözümler yukarıda mı? Yüzünde uçuşan o çocukça saf ifade kalbime dokunuyor, gözlerimi ayıramıyorum ondan. İçten gülümsüyor ama bazen fazla ölçülü olduğunu düşünüyorum. Çok derdi yoktur inşallah. “Merhaba!” demeyi seviyor. Gerçi aynı saatte yürüdüğü için genellikle aynı insanlarla […]
Eski Ev ve Eski Adam – Reşat Coşkun
Ustam, akşam iş çıkışı buradaki işimiz bitti. Sanma ki tamamen işimiz bitti. Yarın yeni tuttuğum işte de benimle çalışmanı istiyorum, dedi. Oysa mahallemizin camisindeki tamirat için onun yanında kısa süreliğine çalışmak için anlaşmıştık. Yanında çalışan yardımcısı o gün gelmeyince cami imamının ricası üzerine çalışmaya razı olmuştum. Hocamız, hem dünyalık kazanırsın hem de cami ne kadar […]
Taş – Serdal Göçmen
Yaylacık kasabasına bağlı kavaklı köyü adına yakışır biçimde üç tarafı ulu kavak ağaçlarıyla çevrili, bir yanı da güçlü akan dereye bakıyordu. Serin derenin kenarında özenle topladığı çakıl taşlarını yıkayıp, temiz bir bezle kurulayıp parlatıp her yanı yamalı şalvarının cebine koydu. Geniş ceplerinin ikisi de taşlarla doluydu. Taşlar onun için tutkuydu, mutluluktu. her akşam serinlikte Torosların […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar