ÖYKÜ 715
Gölge ve Ölüm -Uygar Barış BUDAK
Karanlık, ruh, karanlıkta kaybolmuş ve surların önünde diz çökmüş krallığın prensi ölümün habercisi ve tanrıların lanetlediği zavallı. Ama korkmuyor, yürümekte tereddüt etmiyor, surların dev kapılarından içeri adımını atıyor, sarayın bahçesine kadar düşünmeksizin, durmaksızın, tereddütten hiçbir iz taşımaksızın yürümeye devam ediyor… Çok uzun bir zaman, çok uzun bir yolda aklına durmak gelmeksizin yürüyor… Ufka bakıyor ve […]
kesit – Deniz Gürmen
Üç gündür eve girmiyordum, üniversitedeki arkadaşlarımla tekrar görüşmeye karar vermiştik ve hala hızlılardı. Kendimi yaşlı hissediyordum, yürüyecek gücüm kalmadığında ya da bir yere uzandığımda. Gecenin sonunu hatırlamamam benim için riskli olsa da onlar bana anlatıyordu olanları ertesi gün. Bir keresinde oturduğumuz hamburgercide hamburgeri beğenmeyip mutfağa girmişim, onlara nasıl yapılacağını göstermek için, güvenlikler gelince de aşçılardan […]
BİRİSİ ADINA – Caner Sünecli
Sabahın ilk ışıklarında yatağında dört dönen bir insan bozuntusuyum. Uyku sersemi bir halde kafasında “bu sabah erken uyandım sensiz olmaz” la sakarlığın doruğunda bir adam. Hayatını adayacağı insanların onu umursamamasına aldırmadan yaşayıp giden biri. Şimdiye kadar uyandığım en erken saatte uyanmış işe gitmeye hazırlanıyordum. Çok susamıştım ve böbreklerim artık isyan ediyordu. Su içmek için kalktım. […]
AŞKLAR BELKİ ÖLÜMSÜZ, AMA İNSANOĞLU ÖLÜMLÜ… – Deniz Çantay
Tam karşımda duruyordu. Aradan geçen onca yıla rağmen bir insan hiç mi değişmez? Bu değişmemişti işte. Aynı yüz, aynı model saçlar ve hafif dişlek yapısından dolayı sürekli aralık duran ve hep gülüyormuş gibi alaycı görünmesine neden olan o ağız. Değişiklik olarak sadece şakaklarına düşmüş tek tük aklar vardı, bir de o güzel gözlerinin kenarlarındaki ince […]
Yeni Bir Hikâye – Cennet Güvenç
“Ölümü göze alan yaşamasını da bilir “diyor şair ben ölümü göze alamadığım için mi yaşamayı beceremiyorum acaba? Neden bazı insanlar hayallerini bile kuramadıkları hayatların tam ortasında yaşar iken ben neden tırnağımla kazıyarak geldiğim bu yerden şimdi düşmek üzere gibi hissediyorum kendimi. Vazgeçmiş. Belki de tükenmişlik sendromu dedikleri bu olsa gerek. Yaşama karşı duyulan bu müthiş […]
Blöf – Burak ÇAKIR
Saatlerle aram bozuk bu aralar, takvimlerle de, bekleyişi hatırlatan ne varsa bozuğuz kısaca. Çünkü beklemek; gelecek bir mutluluk umuduna bugünkü mutluluğunu hiç etmen demek. Çünkü beklemek; meçhul yarınlara bugünden bel bağlamak demek. Oysa ben dünden harcadım bugünün ümidini, bir avuç dolusu anı kaldı ellerimde ki bu anılar fazlasıyla akışkan, korumak adına ne kadar sıksam o […]
ZAMANSIZ AYRILIKLAR – DİDEM SAYAT
BABAM’A ‘‘ Sonbahardı değil mi? Ben öyle hatırlıyorum. Kocaman kırmızı bir kamyon gelmişti avluya. Apar topar toplanmıştı eşyalarımız. Geri döneceğiz bir gün, demişti babam başımı okşayarak. Nenem o gün hiç çıkmamıştı evden dışarı. Son sonbahardı evet. Çükü Sarıkız’ı ziyaret etmiştik bir gün önce. Keşkek yapmıştı annemler her zamanki gibi. Nohut, pilav yanında. Bütün köy oradaydı. […]
Kör Nokta – İdil Çetinkaya
Umuda rastlasaydım unutacaktım ölümü. Bütün vaz geçenler gibi ağlayacaktım, belki bir kaç aya unutacaktım. Ama öldüm. Hiç bir zamanda güçlü hissetmemiştim kendimi. Ama çevremdekiler hep ne kadar güçlü olduğumdan bahsederdi. Bu benimle çok bağdaşmıyordu biliyorum. Benim güç anlayışım onların ki kadar dünyevi değildi. Sürekli yenilgilerle doluydum ve zihnim olağan savaşlardan harabeydi. Bir çöplüktü içim. Kemikleri […]
YITIK ZAMANLAR VE YAŞAMA AĞRISI – Mert Şahin
Kış ortalarıydı. Yarı çekili perdenin açık bölümünden gökyüzünün gri ışığı odayı sönük bir yarı aydınlığa bürümüştü. Siyah beyaz bulutlar göğü kaplamış, güneşin yüzünü göstermesine izin vermiyordu. İkindi vaktiydi. Yattığı yerden kitabını okurken uyuyakalmış, kitap, sayfaları açık yüzükoyun yere düşmüştü. Uyanır gibi oldu. Etrafına uykulu uyanıklıkla ilgisiz, ufak bakışlarla nerede olduğunu anlamaya çalıştı kısa bir an. […]
ŞÜKRÜ BABA -salih aras
Rüzgâra karşı sigara içen bir adam ne kadar mutsuzsa o kadar mutsuzdu Şükrü Baba. Mihrimah Sultan camiinin duvarlarına yaslanmış, Üsküdar’ın arnavut kaldırımlarına sığınmış, başı iki elinin arasında saçlarına sigara yediriyor. Korkun Şükrü Babadan! Sadece ondan değil, bıyıkları sararmış saçları beyazlamış herkesten korkun. Çünkü onlar seneler içinde eksildikçe kendi hayatlarından anlattıkları hikâyeleri çoğalmış insanlar. Hey gidinin […]
MERHAMET – aytül bingöl
Merhamet… Aylarca düşündükten sonra ona olan tutkumun sebebini, bu kanıya varmıştım. Kimselerde olmayan bir merhamete sahipti o. Aşkın sebebi olmazmış, öyle derler. Bu sözü hep işitirdim. İşitirdim de, pek çözemezdim manasını. Sebepsiz bir şey yoktur bu kainatta bana göre. Benim aşkımın da bir sebebi vardı elbet, yumuşacık, pamuklar içinde bir sebep. Küçük sihirli kar taneleri […]
Mite – süleyman çaykara
– Ben geldim – Görüyorum – Bir şey söylemeyecek misin? – Gittiğin gibi geleceğini söylemiştim – Onca yolu bunu duymak için gelmedim ben – Neyi duymak için geldin peki – Beni sevdiğini duymak için geldim ama sen şimdi inkar edersin sevgini – Seni sevdiğimi hiç inkar etmedim ben çünkü seni hep sevdim ben o yüzden […]
Gömlek – İdil Çetinkaya
Gökyüzü dumanla kaplanmış gibiydi. İçimde bir huzursuzluk, sanki güneş bu sabaha ölü doğacak gibiydi. Yalnızdım. Üst komşunun karısı yine dayak yiyordu. Duvarlarım sanki ağlayan kadının sesiyle yankılanıyordu. Duymamaya çalıştım lakin içimden bir ses kadına yardım etmemi söylüyordu. Üstüme bir gömlek giyip yukarı çıkacaktım ki az sonra sesler kesildi. Salona geri döndüm. Kalitesiz bir şarap çıkardım […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar