ÖYKÜ 715
KOVULMADIM, BEN AYRILDIM – Arzu Bahar Karakaş
Kapı çalıyor. Uykumdan kopup gelesim yok. “Çalar çalar gider her kimse, boş ver” diyorum kendime. Erken kalkmanızın gerekmediği bir günde, uykunuzun bölünmesi ile hala uyumaya zamanınızın olduğunu hatırlamanız arasındaki o kısacık anın mutluluğundayım. Şöyle bir yerleşiyorum yatağa tekrar. Yüzükoyun yatıp, bir kolumla boştaki yastığa sarılıyorum yumuşacık. Tiril tiril pike görevini yerine getirme çabasıyla yapışmış kalmış […]
HASTALIKLI İLİŞKİLER- Erdem Özçelik
Bazen hepimiz karmakarışık duygulara bürünürüz. Tek söz etmek gelmez insanın içinden. Tüm dünya karşında dursa bile bıçak kesmişçesine kilitlenir kalırsın o an. Sanki dilini yutmuş gibi sessizliğe, suskunluğa sığınırsın. Aslında söylenecek ne çok şey vardır. Söylenecek ne ağız dolusu kelimeler, cümleler bulunuyordur da konuşmaya mecalin yoktur. Hatta delicesine haykırmak, tüm kainata isyan etmek istersin. Zira […]
Beykoz’a Düşen Süptil – Emre Yıldırım
İstanbul’un iki yakasına mevzilenmiş balıkçılar zarif kolyeleri andıran zikzaklı bir desen oluşturur. Gün ağarmadan önce balığın bol bulunduğu yerlere dizilir, takımlarını çıkarır, ağlarını kontrol eder, tükenmiş ama sefihliklerinden vazgeçmemiş kimselere özgü bir huzurla şehrin cana kavuşmasını izleyip katıklarını atıştırırlar. Biri çaparisini hazırlarken diğeri Kıbrıs oltasını bağlar, pek azı da lüfere niyet ettiğinden akşam yemlisi için […]
AŞKIN KAVUŞMA HALİ- Deniz Çantay
Denizin karşısında oturmuş, boş gözlerle ufka bakarak öylece bekliyordum. Kasabanın diğer kadınları her zamanki gibi benden uzakta, ayrı bir küme oluşturarak oturmuştu. O kadar alışmıştım ki vebalıymışım gibi benden kaçmalarına, artık umursamıyordum bile. Oysa aynı kasabada doğup büyümüştük hepimiz. Aynı okula gitmiş, aynı havayı soluyup aynı çeşmeden su içmiştik. Şimdi beklediğimiz de aynı gemiydi. Hepimize […]
“İnsan ruhunun yarası dikiş tutmaz” – Cennet Güvenç
“ Tazeleyim mi abla çayını “ diyen tanımadığım bir sesle irkildim. Öylece baktım bu sesin sahibine. O cümlesini tekrarladı. “Tazeleyim mi abla çayını diye.” Ha evet olabilir dedim verdi bir bardak taze çayını. Buraya ne zaman geldim nasıl geldim kaç saattir burada oturuyorum bilmiyorum, daha doğrusu farkında değilim. Kendi derdimi unutup şöyle etrafa bir göz […]
PARAYI ALLAH BELLEYENLER – Tuba Kır
Güneş doğarken ortalık alaca değil, zifiriydi. Yas Soma’ya erkenden, gündüz yeni yeni başlarken çökmüştü. Ölümün karası Soma’nın ana, ara, tüm sokaklarında sinsi sinsi geziniyordu. Fark etmediler. Telaşla başladı o günde. Diğerleri gibi. Herkes gibi. Kahvaltıda içilen çaylar bardaklarda, ucundan koparılmış ekmekler gümüş rengi sinilerde, kenarından bir çatal alınmış peynirler tabaklarda yarım kaldı. -Ameed, dün Hüseyin […]
” O” Yazan: SOUDABEH ASHRAFI Çeviren:Turgut Say
Bakışlarının, kahve bardağı ve masanın üzerinden geçip odanın diğer tarafındaki pencereye ve arkada yağan yağmura varması o kadar uzun sürüyor ki, bir an hiç o tarafa varamayacak diye geçiyor aklımdan. En son onları gördüğümden beri bir yaş ihtiyarlamışız. O ve eşiyle bir masada oturmuş kahvelerimizi yudumluyoruz. Yağmur tak tak tak vuruyor camlara ve bizim konuşmalarımızı […]
ÖLÜ ŞEHİR – UYGAR BARIŞ BUDAK
Ölü Şehir Kutsal ve Lanetli olanın bir araya gelmesi Işık ve Karanlığın ufkunda ikisi bir arada An ve Zamanda Beşinci Bölüm Ceviz ağacının gölgesinde bir yaşam ve anılar Bal Arısı Kralın Gölgesinde Sıfır Yine bir dolunay sonrası, oda da ayakta durmuş geceye dair hiç bir anısı olmayışını düşünüyordu. “Neye şaşırıyorsun” dedi içinden bir ses “unuttukların […]
KAR TANELERİ – DİDEM SAYAT
Bazen çok iğrenç biri olabiliyorsun, dedi. Evet, tam olarak bunu söyledi. Kelimesi kelimesine hatırlıyorum. Sokak kapısının önünde durmuştu. Üzerinde pembe sabahlığı vardı. Saçları dağınıktı. Gözlerinin altı şişmiş, etrafında halka halka morluklar oluşmuştu. Tam çıkıp gidiyordum bunu söylediğinde. Elimde sıkı sıkıya tuttuğum bavulumla. Merdivenlere doğru yönelmiştim. Başımı çevirdim. Çatlak sesi yankılandı birden. Sağıma soluma baktım panikle. […]
BANKTAKİ ADAM
Yeşil bir araba hızla arkasından geçti. Önünde olta atan adamları gıpta ile izliyordu. Bir gün bu olta atan adamlardan birisi olacaktı, hayaliydi. Bu hayal gül ağacının birine, bir gravat ile boynundan asılmıştı. Okkalı bir küfür etti içinden. Şu gemilerin, şu martıların, şu çaycıların, şu yat koltuklarının altına sümüklerini süren adamların hepsinin kainattaki bütün canlıların bu […]
Demode Bir İroni/ Burak Çakır
“Noktalama işaretleri mühimdir bir aşkta…” Sözümün ardında durarak diyorum ki; Bir nokta koyarak dar, düz bir ünlüyü mesela “ı” sesini “i” yaparak “yarim” olabilirsin ya da tam tersine bir nokta kopartarak can evimden “yarım” bırakabilirsin beni. “Aşkım” der ve peşinden koyarsan üç noktayı; masal oluruz seninle, sonsuzluğa uzanan kelimelerde aşk oluruz ama bir sessizlikse sıralanan […]
KALDIRIM TAŞLARI – Tilbe Demir
Ellerini çenesine dayamış ne kadar zamandır göğe bakıyordu. Göğe bakıyordu ama, bir şeyi görebildiği de yoktu. Gözleri, gökyüzünün yeryüzündeki sureti gibiydi. Yıldız var mıydı bilmiyordu. Ama ay’ı görebiliyordu. Dolunaydı. Başını gökten indirmiyor, hiç kıpırdamıyordu. Gece yarısı olduğu halde sokakta gürültü vardı. Gemiler geçiyordu karşılardan. Kara suların üstünde deniz fenerinin yansımasıyla gri bulutlar geziniyordu. Geceleri gökyüzünün […]
MODERN DÜNYANIN İÇİNDEN – Serpil TUNCER
Sokak kedileri yollara dökülmüş, ayakaltında gezinip duruyorlar. Evcilleştirildiklerinden beri avlanmayı çoktan unutmuşlar. Cılızlıktan münezzeh bu yaratıklar, hayvan severlerin gazete parçalarının üzerine yerleştirildikleri kedi mamalarıyla besleniyorlar. Sokakta olmalarına rağmen sağlıklı ve gürbüzler. Her köşe başında onları görüyorum. Birbirleriyle oynaşıyorlar. Bitmek bilmeyen şehir işkencesine mesai saatinin bitmesi de eklenince her taraf insanla doluyor. Hınça hınç insan… Metrolar […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar