Lale yirmi yaşında bir mimar öğrencisiydi seçtiği mesleğe düşkün birisiydi ve bu mesleği severek yapardı. Lale yine bir gün okul için uyandı fakat uyandığında şiddetli bir karın ağrısı vardı bu normal bir ağrı değildi. Ağrı kesicisini aldıktan sonra geçeceğini umut edip okula gitti. Gerçekten de geçmişti ama çok uzun bir süre geçmeden tekrar ağrımaya başladı. Hemen tuvalete girdi sanki başı dönüyor gibi olunca musluğu tutarak dayandı. Yüzüne biraz su çarptıktan sonra çantasını alıp okuldan çıktı otobüse bindi. Bindiği otobüs o kadar kalabalıktı ki nefes alacak bir boşluk bile yoktu. Çok geçmeden kendini yerde buldu. Bayılmıştı. Etraftaki insanlar ona yardımcı olarak onu yerden kaldırıp oturttular adını öğrendikten sonra ona adıyla seslenip kolonyayla şakaklarını, bileklerini ovdular. Otobüs şoförü Lale’yi yakın bir hastanenin önüne bıraktı. Lale artık hastaneye gelmişti ona çeşitli testler ve sorular sorduktan sonra neyi olduğunun teşhisini koymuşlardı. Lale odada uzanıyordu. Doktor odaya gelince hemen doğruldu ve doktora
“Önemli bir şeyim var mı?” diye sordu
“Sonuçlar pek iç açıcı değil” diyerek cümleye başladı doktor.
“N’olmuş bana? Neyim var?”
“Lale sen …”
Ertesi gün Lale taburcu edilmişti. Bu gerçeği kabullenmeyi reddediyordu. Normal hayatına devam etti okul için erkenden kalktı fakat karnı çok ağrıyordu bir ağrı kesici aldı ve evden çıktı. Karnının ağrısı geçmişti fakat bu süre uzun sürmedi. Tekrar ağrımaya başlayınca musluğu tuttu, yüzünü yıkadı ve hemen okuldan çıktı. Otobüs bekliyordu otobüs geldi ve bindi. Otobüs çok doluydu ama hemen eve gitmesi için binmeliydi. Çok geçmeden havasızlıktan bayıldı. Yolculardan biri:
“Dün de aynısını yaptı. Bayılma numarası yüzünden geç kaldım işe.” dedi. Herkes garip gözlerle bakmaya başladı. Otobüsten indim başım çok dönüyor. Ne yapacağımı bilemedim ve bir taksi çağırıp hastaneye gittim. Doktor beni yatırdı ve beklememi söyledi. Ardından bir kadın içeri girdi:
“Beni tanıyor musun?”
“Hayır siz kimsiniz ki?”
“Psikoloğunum Lale”
“Ne psikoloğu? Ben iyiyim. Başım dönüyor sadece” deyince, içeri görevliler geldi ve beni ruh sağlıkları hastanesine götürdüler.
Lale yirmi yaşında bir genç kızdı annesini ve babasını bir trafik kazasında kaybedince travma geçirdi ve psikolojisi bozuldu iki senedir ruh sağlıkları hastanesinde kalıyor. En büyük hayali mimar olmak. Hastaneden kaçıp mimarlık öğrencisi olduğunu düşünüyordu. Birkaç gün sonra başı dönmeye başlayınca hastaneye gitti onu bulunca doktor hemen polisi çağırdı. Fakat Lale kaçmıştı ama bu gün geldiğinde polisler tarafından yakalanıp tekrar hastaneye yatırıldı.
Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi olarak öyküsü için Hacı Sabancı Anadolu Lisesi Yaratıcı Yazarlık Kulübü Öğrencilerinden 9F Sınıfı Zeynep SU AKGÜMÜŞ‘e teşekkür ederiz.











