gün sızar eşiklerden
geceyle gündüz öpüşürken
kapıları açılır
bin bir öykünün yaşandığı evlerin
kalın perdeleri çekilir pencerelerin
çocuk sesleri doldurur sokak aralarını
güneş verirken harını ağır ağır
kahveler sunulur gümüş tepsilerde
iğne oyasından örtüleriyle
kim ev sahibi kim konuk
sesler seslere karışır
gün batar uzaklardan
babalar gelir omuzları düşük
gözleri kanlı, bakışları yorgun
çocuklar nazlanır eve girmemeye
kim bilir kaç sevda
hiç başlamadan yenik düşer
kenti örten anaç geceye








Bir cevap yazın