O düşen sizin pırlanta kalbinizdir – Cengiz Al
Neyzen Tevfik soğuk bir kış günü aç sefilortada kalır. Sığınır bir caminin şadırvanına vebekler ki birisi onu görsün ve yardım etsin.Fakat hava soğuk gelen giden yok.Çaresiz kalkar yerinden ve perperişan,kalacağı yere doğru yürümeye başlar.O dönemin en varlıklı ailelerinden biriningencecik oğlu askerden yeni gelmiştir veO’nu görür ve halini anlar.Genç adam o günün en büyük parasınıcebinden çıkartır […]
LOULAN’DAN BİR AYAKKABI-Bilhan Akkaya
Yuvarlak ve alçak tabanlı, bükme yöntemiyle yapılmış bir ayakkabıdır. Ön tarafa ve topuğa iki parça deri yapıştırılmıştır. İki set renkli ipek bükülüp desenleme için pozisyonları değiştirilmiştir. Ön desen; yukarıdan kırmızı zemin üzerine beyaz geometrik desenlidir. Diğer iki renk; mor ve mavidir. Ayakkabıda; beyaz zemin üzerine rozet ve wang karakterini içeren açık mavi veya sarı desenler […]
Pembe Düşlü, Prenses Ruhlu Erkekler – Selcan Ay
Günümüzün yeni erkek versiyonuHani hayatı masal sanıp, sorumluluk görünce ben aslında böyle değildim diye geri vitese takanlar,kalbi narin değil, alışkanlıkları rahat olanlar .Sevgi isteyip ama emek kısmını bir ara bakarız klasörüne atanlarKriz anında prens değil, kaybolmuş masal figüranı olanlar.versiyon güncellemesi gelmiş ama içinde hâlâ eski hatalar olanlar..Bunlar var ya…Masalın kahramanı olmak isterler…Ama hiçbir zaman o […]
Eftelya -Başak Parlasu Arslan
Liman köylerden birinde yıllar yıllar öncesi, deniz kızına aşık olan bir adam varmış.O adam her gün denize açılır ve aşık olduğu deniz kızını ararmış.Denizin ortasında seslenir aşkını haykırırmış, bazen dalgalar ses verir eğer şanslıysa martılar duyarmış adamı.Günlerden bir gün adam bir mektup yazıp martılara uzatmış“ne olur?bunu o deniz kızına verin, bana yüzünü bir daha göstermedi […]
DON DEĞİŞTİRME / TENASÜH MÜ ? TECELLİ Mİ?-Mehmet Özgür Ersan/Abdal Yesari
Alevî-Bektaşî geleneğinde çokça duyduğumuz “don değiştirmek” kavramı, yüzeyde tenasüh (ruh göçü) gibi algılansa da, bâtında tecellî, mazhar, mertebe ve hakikatin zuhur etme biçimiyle ilgilidir. Don kelimesiyle sırların dokunduğu o kadim dile doğru gidelim. “Don” kelimesi, eski Türkçede “görünüş, kılık, beden, hâl, suret” anlamlarına gelir. Alevî-Bektaşî irfanda ise:• Zâhirde: İnsan bedenine bürünmüş şekil• Bâtında: Hakikatin her […]
İtibar veren / İtibar bozan -tuanna güzel
Birgün bir toplantıda üniversiten eğitimci bir kadın, konuşma arası şunu dedi : ” Birbirimizi taktir edelim ” demişti. O zamanlar beni düşündürtmüştü .Ve gerek anılardan gerekse iyi -kötü yaşananlardan, bu sözü hatırlıyorum. Ben de ilaveten : Birbirimizi onure edelim, itibar verelim ” derim.Hatta iki tür insan vardır : Biri itibarlaştıran, biri itibarsızlaştıran.Bunlardan hangisiyim bilmiyorum fakat […]
Amanos- Hikmet Güzelkokar
Bir sabah beni uyandırSelvi yapraklarının sesiyleGülmeyi anlat bana gözlerinin şivesiyleÇırpınmaktan yüreğimi usandır Bir sabah beni uyandırDere sularının sesiyle…ve ürkek bir ceylan nefesiyleÜfle göğsüme yaralarımı uslandır Bir sabah beni uyandırEski bir kapı tokmağının sesiyleFerhat’ı bulmuş Şirin’in sevisiyleBahara sürgün vermiş ağaçlar gibi mutlandır Bir sabah beni uyandırGevrek simidi bölüşmenin sesiyleKimyon tuz ve ayran melodisiyleÇalkalayıp zamanı güneşin doğuşuna […]
Tomris Uyar 85 Yaşında- Aydan Ay
İyi ki doğmuş, iyi ki yazmış…( D: 15 Mart 1941, İstanbul) “Değişen bir çağda yaşıyoruz. İlişkiler bozuluyor, üstüne ne kadar titreseniz de. Hem benim mutfağım var, kitaplarım var, yetiyor.” (Sekizinci Günah, sayfa: 8, YKY) “Biz kaç yıl yaşadık, dile kolay, ölüm artık alt edemez bizi. Kaç yıl yaşadıktan sonra hâlâ yaşamak öyle olağan ki …” […]
Savaş Üzerine Tefekkür – Zehra Arslan
Okul müfredatlarında savaşlar anlatılır sürekli. Savaşın meşruiyetini, gerekliliğini taze beyinlere işleyerek nefreti ve öfkeyi gelecek nesillere aktarırlar. Teknoloji çağındayız. Ana okulundan itibaren tüm eğitim hayatında, slaytlarla beraber savaşın korkunç tahribatlarından, kalıcı etkilerinden bahsedilse, çocuklar ve gençler niçin savaşılmaması gerektiği hakkında bilinçlendirilse olmaz mı? İnsanlığın savaş geçmişi yerine, tüm dünya halklarının kültürel ve sanatsal tarihi işlense, […]
SPARTALI KADINLAR- Bilhan Akkaya
Taşın İçinden Yükselen SesAntik Yunan dünyasında kadın çoğu yerde evin duvarları arasına çekilmişti; sesi alçaltılmış, adımı ölçülmüş, varlığı ise çoğu zaman bir erkeğin soyunu sürdürmekle sınırlandırılmıştı. Fakat Sparta’da manzara biraz daha sert, biraz daha açık, biraz daha çarpıcıydı. Burada kadın, yalnızca ocağın başında oturan bir gölge değildi; bedenini eğiten, sözünü esirgemeyen, mülk üzerinde hak sahibi […]
YAZAR OLMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI-Devrim Akalın
İlk öykü kitabım ‘Melankoliye Tutulmak’ı basan Esinti Yayınları maalesef kapanıyor. Ellerinde yüz küsür kitabım kalmış. Koruyacakları yerleri olmadığı için kitapları geri dönüşüme göndermeyi düşünüyorlar. Yayınevinin kapanışına mı üzüleyim, çöpe gidecek olan kitaplarıma mı bilemiyorum. Dün haberi aldığımdan beri içim kan ağlıyor. Yazar olmak, bu topraklarda yazmak insana türlü türlü cezalar ve acılar tattırıyor. Yine de, […]
Kapat gözlerini-Sevgi Vural
Baş konulmamışkenara bırakılmışbir yastık gibi kalayımKapat gözleriniaçılmasın yüreğim Kapı dışarı edilen yalnızlığımgelsin konuk etsin beni banaSes etsen duyarımanarım adını dateslim ederim yine seni sana Kapat gözleriniağlamasın yüreğimHüzünlenip kederimdenerimeyeyim Kahredici bir acınınsürüp giden can telaşıacıtır kalbimin kapakçıklarınıFilizlenip serpilir tohumkenyırtar bıçağınıiki dudak arası
Abidin Dino 113 Yaşında-Aydan Ay
( D: 23 Mart 1913, İstanbul) “Mutluluğun değil; ama sevincin resmini zaman zaman yaptım. Mutluluk süreklilik gerektiren bir şey. Resim tarihinde pek de yapabilen olmadı. Korkunun, çirkinliğin, sefaletin, mutsuzluğun yapıldı da, mutluluğun hayır. Büyük sevinçler yaşadım. Evet, tekrar tekrar yaşadım. Bir ömür boyu Güzin’le yaşamak mutluluğun eşiğinde yaşamak demek. Güzin olmasaydı, çoktan yok olmuştum.” Abidin […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar