Ölümün Sesi – Furkan Reisoğlu
Otuzlu yaşlar neyi ifade ediyor?Benim için Azrail’in hasat zamanıdırOtuzlu yaşlarÖnce ananeler dedeler ayrılır birer birerSonra akrabalardan gelir seslerEn sonunda aile fertleri yavaş yavaşSessiz kalır odalar, evlerDinmez bir türlü ölümün sesi
Kar Tatili – Sena Nur Uslu
Geceden beri yağan kar taneleri, yeryüzünü beyaza boyamıştı. Gün ağarmak üzereydi. Gökyüzü kızıl bir tondaydı. Öğrenciler okulların tatil edilip edilmeyeceğini merak ediyorlardı. Hasan, işe gitmeden önce okulların tatil edilip edilmediğini öğrenmek için televizyonu açtı. Haberler, okulların bir günlüğüne eğitime ara verdiğini söylüyordu. Hasan, “Ömer gel evladım okullar tatil edildi!” diye bağırdı. Ömer, uykulu gözlerle babasının […]
Bir Vazgeçiş – Ferzan Uzun
Sen gittin sevgilimVe götürdün kendinleUykularımı, hayallerimi, beniGeri ver bana beni. Beni en çok anlayan sen;Anlamadın beni, istemedinSesimi duyan sen;Sağırdın bana, dilsizdin… Sevgilim ben korkardım sessizliktenMahkûm ettin sessizliğe beniÖyle gitmek istedin ki,Geri dönüş yollarını tıkadın… Halledebilirdik sevgilim,Minik şansları yok ettin.Hak etmedim bu kadarını,Vazgeçtin sevgilim.Benden, senden, bizden…
Restoran – Serhat Köklü
Adresini bulmak hiç kolay olmadı burasının. Hiçbir rotada yolu göstermiyordu. Ama zor da olsa vardım sonunda. Yalnızlıktan yapılma ahşap masalardan birine geçtim. Baştan çok acılı bir imkânsız aşklar çorbası aldım. Ardından bol sirkeli bir hayal kırıklığı mevsimi salatası söyledim kendime. Ara sıcak olarak da kekikli sonu hüzün budu köfte. Şefim, dedim sonra “Izgaralardan neler var […]
Arayış – Akile Soylu
Mahrur bir halBuzdan kalelerin içinde merdanelerBir yukarı bir aşağıUzanıp bir kuvars taşının göğsüneHuzursuz saatleri tedavi ediyorumBoş bakışların doldurduğu güruh mudurKanunDuymakta zorlandığım bu yankıYer altında unutulan ubudiyet sarkıtlarıSes verinUğultularla yaşamak çok zor artıkAyağım suya değsin.
Kırgın Yarınlara Aralık – Kübra Kara
Kocaman yol ayrımının eşiğinde,Sağımda güneşe boynunu bükmüş altın saçlı mimozalar,Solumda rüzgarın- sesiyle dans eden papatyalar.Çok uzaklardan gelen afacanların çığlıkları…Evet, duyuyorum kuşların eşsiz amortisine eşlik eden ağaçkakanı. Yürüyorum yarım kalmış yarınlara,Asla kabuk bağlamayan yaralara. Ayaklarım yalın; üzerimde bir manto, çokça kalın,Bir de boncuk boncuk ter döken bir alın.Aniden çıkası gelir ayın.Yürüyorum yarım kalmış yarınlara,Asla kabuk bağlamayan […]
Sessiz Hayranlık – Mustafa Yelek
Korkarım seninle konuşmaktan,Nutkum tutulur güzelliğin karşısında.Gözümü alır gözlerinin ışıltısı.Dilim tutulur parlak saçlarını görünce. Güzel kokun sarar gövdemi,Bir perde gibi.Ağrılar girer karnıma seni görünce,Bir sancı gibi.Korkarım seninle konuşmaktan.
Tanrı’nın Külleri – Pelin Şahin
Gözler puslu kalbim yorgun günlerden hep Çarşamba benim için saatse sabah dokuz ve akşam on gibi, hep yazdan sonbahara dönen bir havayı yaşıyorum renkler gri zaman zaman turuncuyu da andırıyor gibi ama hep mutsuz bir turuncu hiçbir ayda gölgemi göremiyorum. Güneş sırtıma vuruyor gözler donuk hisler kirli mutlak yaşam ve fani Dünya arasındaki bekleme odasında […]
Uğur Böceğim – Resul Yücesoy
Sen benim uğrumsun Sen benim yolumsun O güzel yüzün tombul yanakların Gördüğüm en güzel uğur böceğisin Ne olur uçup gitme parmaklarımın arasından Gezinirsin üzerinde ellerimin Sana şarkılar söyler Çiçekler alırım Gözlerini sakınma benden Susuz kalırım sonra Uçurumun kenarındayım Ellerini ver de tutayım Ne olur uçup gitme parmaklarımın arasından Seni çok seviyorum
Gömlek – Erçağ Akarca
Gömleklerimizin ucunda bir uçsuzluk heyelanı, Kırlaşmış saçlarımızda sallanıyor gençliğin azmi, Bir kırlangıcın tebessümü saklanmış sığamadığımız damlara, Gölgesi henüz yere düşmemiş uçurtmaların dramı yansımış, Çocuklarla çocuklarca şenlenen sokaklarımıza, Hafızamızın terkisinde yalnızca anılar kalmış, Yalnızlığımın telvesinde içine sığamadığımız anlar kaynatılmış, Gömleklerimizin ucunda bir çocukluk heyecanı, Büyüdük, büyüdük, düşlerimizin kisvesinde büyüdük, Gömlekler dar gelmiş benliğimize, Ansızlık gitmiş, resmiyet […]
Beşinci Sipariş – Erkan Sevindik
Telefon çalınca karanfilleri budamayı bıraktı. Giriş kapısının tam karşısında, on adımda yürüyerek varılabilecek uzakta, duvara dayalı masanın üzerindeki sese doğru koştu. Müşteri bu, bekletmeye gelmez. Velinimet ayrıca. Cevap vermeliydi hemen.Reşat yetişene kadar telefon sustu. “Hep olur olmadık zamanda arıyorlar.” Yeniden yarım bıraktığı budama işi için karanfillere yöneldi. Birkaç saat önce getirmişti çiçekleri. Karanfiller, güller, papatyalar, […]
Sonbahar – Hamiyet Kırmızı
Sonbahar geldi.Solduran baharyeni bir kışa giriyoruz.güneşi kaybetmenin sevinçsizliğiçiçeklerimin de üstünde.Sanki.. Üşengeç bir yaşamsızlıkşimdiden baharın gelişini bekliyoruzhep birlikte; dal yaprak..Dereden geçerken üzerine basıpatladığımız taş.Kış! Çiçek çiçeksekmek istiyoruz üzerinden.. Sen, neden bu kadar uzunsun ?İçimdeki karanlık mıuzatıyor, gecesi uzun kışları ? İçimdeki soğuk muerimez karlar yağdırıyorher şeyin üstüne … Kış! Sen hep en erken geliyordiğer mevsimlerin hakkını […]
Oğuz Atay Romanları – Muhammed Murat
Halihazırda en çok satmasının dışında çokça da okunan Oğuz Atay romanları bize neler anlatır? Bunu bilebilmek için öncelikli olarak yazarın hayatına göz atmamız gerekir. Her ne kadar yazar hayatıyla eserleri arasında bağ kurma fikri bazılarına yanlış gelse de önemli bir ayrıntıdır. Çünkü insanın yaşadığı olaylar ya da karşı karşıya kaldığı durumların yansımaları olur. Eğer yazıya […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar