Sinyal – Mehmet Kalender
Bitişik komşu ile karşılaşmamak için, hızlıca kapıyı açıp eve girdim ve kapıyı kapattım. Antreden gelen seslerinden dışarı çıkacaklarını anlamıştım ve şimdi kapıyı açıp dışarı çıktılar onlar da. Oysa ki rahatsızlık veren veya hoşlanmadığım insanlar da değil bu emekli çift; Almancı kadın ve Alman kocası. Ancak karşılaşmak istemiyorum. Nedenini bilmiyorum ve düşünecek modda da değilim. Salona […]
Kaybeden Aşkın Psikopoetikası: Raif Efendi’den Severus Snape’e – Erdinç Kemal Ögel
(Bu mektubun, Raif Efendi’ye ait not defterinin sayfaları arasında sonlara doğru yer aldığı, Severus Snape isimli bir kimya profesörden gelen mektuba cevaben kaleme alındığı söylenir. Mektubun tarihi yoktur. Satırlarında zamanın izi vardır. O vakit, Raif Efendi artık sesini yükseltmekte güçlük çeken bir adam gibidir. Lakin hâlâ yazabilmektedir.) Muhterem Profesör Snape Beyefendi, Evvela, bu mektubun size […]
Kaldırım Tipi Cadde Ağızlıklarına Benzeyen İnsan Denemesi – Mücahit Kartal
DilerimKendini bir kaç defaBakışlarını kürek gibi daldıran gözlerAltında bulursunHer defasında farklı bir canlı türündeKorkuyu yavru bir vahşiliğinTarikat nedir bilmeyen hiçliğindeHer defasında konuşamadanGık edemedenOysa ki ne kadar çok alışmıştık değil mi konuşmayaAğzımızı gelişigüzel açmayaNe güzel alışmıştıkBil bakalım neye tapmıştıkEvet konuşmayaEvimizin arka bahçesinde bilinmeyen bir çiçekGerçekliğe benzetemediğimiz bir umuduHayretler içinde doğururkenKorkulara kan kaybettiren bir sancı başladıAyak topuklarından […]
Sevdam – Cemal Karsavran
Toprağın bağrından aldımben seniBir seher vaktiGözlerim semada uçarkenGarip bülbüller gibiCıvıl cıvıldınSabahın ilk ışıklarındaToprakta sevdam
Pipo – Özgür Karaya
“Bazen pipo sadece pipo” Freud Bir yazarın piposuyum ben;Güney Afrikalı veya Habeş,Sahibim sanki bir esrarkeş,Bakanlar okuyor yüzümden. O, acıyla dolup taşarken,Tüter, olurum bir kulübe,Tarladan dönecek çiftçiyeMutfakta yemek pişerken, Bir dumanda, devingen, mavi,Ateşli ağzımdan yükselen,Sarıp sallarım ruhunu ben, Öyle bir merhem yaparım kiYüreğine ferahlık verir,Ruhunu yorgunluktan kurtarır. Şiir: Charles Baudelaire Pipo; Tütün içmek için kullanılan, kısa […]
İstiyorum ki – Saltuk Buğra Karadağ
İstiyorum kiYağmurlarla kalbe inen güzBir gecenin ölü eti iskeletindeAnnesiz kalan evi toprağın eşelemesiÖbür geceninHülyamı dolduran pınarBoşluktan gelen büyü gibiEllerine değmesiyle yalancı olsun Damarlarına bile girecek müziğinKaldı ki yüzünü okşayan melek ellerSaçını koklayan burun değil oBir yalanlama, sabahı kara efkarlaAteş gibi kefenine dokuması yaşadığınıDoymaz bedeninMezar taşında gezen canlılara sunmasıOkunabilir çukurlarını, senin o benimsediğinSevgililerine ezberlettiğinBir yangın yeri […]
Hayat – Tuğçe Coşar
Küçülmek istiyorum; öyle ki kimsenin dikkatini çekmeyecek bir boyut dilediğim.Oysa, büyümekle ilgili fena tasvirleri olan yazarları karamsar bulduğum zamanlarda ne kadar da gösterişli yer kaplamak istiyordum şu fani simülasyonda.Nilgün Marmara şiirlerini anlayamadığım dönemlere tekabül ediyor, merch takvimine göre bu zamanlar.Deniz kenarı bir yer… Öyle bir yerde yaşamalı yahu türküsünü söyleyenler korosunda, en başta ben varım […]
Zaman – Serhat Köklü
Sular altındaKalmış bir ülkedirTarifsiz tanımdaİzahı çaresiz zaman… Keşfedilmeyi bekleyenSeyahatlerde deryalarınGömülü, açmaz kendini zaman… Ne anlar olurDuruverir kayıplardaOynar saklambacınıÖylesine kaçak zaman… An bin asırSabırdan caddelerindeÇıkmaz yasak adımlarımOnulmaz deparlarınDizleri paramparça zaman… Leş yiyen hayvanınBoğazında takılı salyaSon kanlı lokmadır zaman… Karşındaki bilmez oysaMermer bir kadın sarhoşluğundadırOna geçip gidiverirkenSana kokona bir kadın silüeti bırakır zaman…
Yuvarlan – Emel Taşkesen
Tırtıklı dillim, testere bakışlım,kuyu ağızlım,ben de konuşmuyorsam kırgınlığımdan.Sesler halkalanarak açılıyor asırlar gibi içinde,Sen, yan yana dizilmiş dokuztaşsın dirimi koruyan.Bir çiğ damlasısın, ortaçağda azametle parlayan.Su dönüyor, su akıyor değirmenin içinde,Öğütmek için ne varsa atalardan arta kalan.Taştan bir anıttır adresin,üzerinde Kızıldeniz’e açılmayı bekleyen mavi gemi desenleri olan.Marangoz gibi oyuyorum içimi hiç durmadan,hem de kendime hiç acımadan.Haydi! Ne […]
Filmin Sonu – Dursaliye Şahan
Aslında ‘hayatın sonu.’ Sahne Hospice Care (Ölümcül hastaların kaldığı hastane bakım ünitesi) ortamıyla açılıyor. Sağlıklı günlerinde bir film makinisti olan yaşlı adamın bakım evindeki gündelik yaşamıyla devam ediyoruz. Aslında gündelik yaşamını delik deşik eden, geçmiş anıların muhasebesiyle demek belki de daha doğru. Hemen her insanın geriye dönüp baktığında tekrarladığı klasik pişmanlıkları olur ya, işte biz […]
UYAN-EYLEM DEMİR
bazen en dibine çekiliyor ya insan ışığı düşüyor ya sonsuza kucağında debelenen yalnızlık dumansız bir ateş yakıyor ya kulağında yedi kat ses damlıyor ya göğsüne içinin buz sarkıtları eriyor ya esmerleşiyor ya renkler yoruluyor ya dudağından akan fısıltı kalıyor ya kış çırp ayaklarını tut güneşi kollarından sar saçlarının örgüsüne duy yüreğinin gümbürtüsünü tutma gözyaşlarını kaldır […]
ARJANTİN SOYKASI-BEDROS DAĞLIYAN
Ah, dedem Adıyaman tütünü değil kahrını sarardı elbet Yağmur mu yağardı bazen gözlerinden Çiy düşerdi, pörsümüş yanaklarına Dumanı çektiğinde avurtlarına Dünya gailesi dolardı, nasırlı avuçlarına Bir sarı yazma dolanırdı boynuna, Arjantin soykası, yârinden Kurtulma sevinci hiç yoktu Tokat’tan, soykırımdan, Çankırı’dan Bir de yüreğindeki nardan Bedros Dağlıyan Soyka: Ölen sevdiceğinin ardından kalan badal, eşya
ARABEKS ŞİİR-YELDA KARATAŞ
yavrum ben pınarbaşında da otururum burma burma hurma tarlasında da ve hatta mahallenin köpeğiyle koşturmaca senin kalbini sokmaya çalıştığın o ateşe işerim ben gülerim hatta sen henüz cehennem nedir bilmemişken ben cennetin anahtarına çılgın elma logosu dikiyordum hayat denen bataklıkta o devrimci şarkıların notaları kan ağlıyordu göğsümde senin gibiler kız tavlamayı arka cebinde tarak sanırken […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar