İnsanlık , bilinen haliyle 12 bin yıl önce Göbeklitepe- Karahantepe’de yarattığı cennetten- komünden ( sınıfsız mülkiyetsiz eşit kimsenin kimseyi sömürmediği, zulmetmediği zamansız ve mekansız çağ) ne zaman kovuldu?
Yedi bin önce sınıfsız toplum komünden çıkıp Sümerler’le sınıflı toplum kapısından giriş yaptı. Ancak insanlık içinden çıktığı sınıfsız toplum- komün özlemini gerçekleştirmek için cennet özleminden vazgeçmedi aramaya devam ediyor.
Şu dijital sanal gerçeklik çağında gördüklerimize okuduklarımıza duyduklarımıza inanmasak da, kendimizi korumaya çalışsak da dijital sanal gerçeklik çağının kurgularından kurtulamıyoruz. Toplumsal bilinç altında mitolojik masallar meseller ile komün günlerini nesilden nesile cılız da olsa aktarmaya devam ediyor.
Günümüzün dijital sanal gerçekliğinde tek başına akıl ve bilinç sağlığını korumak olanaksız. Ancak cennette- komünden yaşama özlemi olanlar insanlığın ortak mirasına sahip çıkarak, kendi çevresinde bilgi akış ağı kurarak kendi olabildiğince koruyabilir diyorum.
Dijital sanal çağın ayırdedici sonucu iletişim hızı – zaman- mekan kavramının anlamı değiştirdi.
Toplum ve insan bu saman tünelinden geçerken başkalaştı parçalandı yok olup yeniden dirilmeye doğru yol almakta. Kaos ortamında sürüklenen insan ve toplum kıyamet gününe yaklaşmakta. Kıyametin anlamı sosyal altüstlük olarak ortaya çıkacaktır.
Toplum kendi alt üstlüğünü yaratıp yeniden doğuşu- devrimi gerçekleştiremeyince hem kendini hem de insanı tarihin değirmeninde acımasızca öğütmektedir. İnsanlığın bugünkü sıkıntısını böyle görüyorum.
Toplumsal yaşamın devri daimi sürecek insan içimden çıktığı ve bir türlü unutamadığı toplumsal bilinçaltında yaşattığı komünü yeniden inşa edeceğine inanıyorum. İnsanlığın doğanın toplumun yok olmasına bir Kara deliğe düşmesine gönlüm elvermiyor.
MKG












Bir cevap yazın