Sen gönüller celladısın
Bilsem de seviyorum seni
Her cilven ölümün bir türlüsü
Meydanı sessizliğe boğan kaşların
Ortaçağ rüzgarı keskin bir giyotin
Senin gözlerindir şeytan doğuran
Her batında bir çift
Yine gözlerindir ruz-i mahşer güneşi
Her bakışın bir vur emri
Saçlarını savursan,
Düğüm olur boynuma boğar beni
Ellerin dumansız alevdendir
Sonum diri diri yanmak olsa gerektir
Teninde gezmek istesem
Zehirli bir libas giymiş bulurum kendimi
Dudaklarına gelince onlar son mührüdür ölümün
İçeride türlü mücevherle bezenmiş bir hançer beni bekler
Yine de şâd ölürüm celladımın elinde












Bir cevap yazın