ŞİİR 1995
beklerdim hep- mehmet şah akcan
Beklerdim tozlu topraklı ülkelerin, özgürlük meydanlarında. Beklerdim sesi bastırılmış, halk yığınlarında. Beklerdim eli kanlı dört duvar aralarında. Demli demli gecelerde, Kalemsiz, kâğıtsız, kitapsız. Düşünmek isterim bazen; Hayal kurmak, düşlemek, özlemek… İzin vermez elleri sopalı akıllılar. Tehlikeliymiş! Seni düşünürmüşüm, Özgürlüğün hayalini kurarmışım, Baharı özlermişim. Bunlar yetmezmiş gibi birde Barışı düşlermişim. Savaşın komşu, […]
sevdanın coğrafyası- mert tahta
Hasret nedir Yağmur nasıl iner gökten aşağı Senliği Sensizliği ? Bir kaktüs belirir gözünün önünde Adım ansızın bir iki satır arasına sıkışıverir Ben üç tarafı hasretlerle çevrili Bir sen parçasıyım Yaşamak başka mevzu güzelim Bilirsin Senden öğrendim düpedüz Hele bizi alıp götüren sözlerin Hayatta kaldım diye sevinme Yaşamak değildir bu güzelim Hayatın […]
fekat nazan hanım! – ali koç
Fekat Nazan Hanım! Anılar hep yarım kaldı şimdi. Neden bunlar bizim başımıza düşer ki? Her adımda geri kalan şansımsa Duymaz kimse bu sesleri ve ışıkları. Balçıklar sardı beni Nazan! Sen kaç ya da yan Sonuçta iki boş hece insan.
h-ırmak eminoğlu
Kara ormanım kızıl şafağım Külümü toplayanım Savrulayım sende, bırak Karanlığına gömülürüm gün gelir Gün gelir gözden ırak Derinlerinde yürür şanım Duyulur mu sesim ey kara ormanım Sen de korkar mısın kendi uğultundan Seni de yakar mı ulu şafakların Kendi aşkına düştün mü sen hiç Kaybolma sevdasıyla kuytularında Kuytularından bile vahşidir adın Adın, adım. İki […]
bir kum saatidir – aziz nayir
her sokağın çıktığı bir sevda vardı gökyüzü kımıl kımıl , dikine kesen gölgeler gibiydik, gibiydin tam ortasından bölünmüş bir anı defterine düşülmüş bir not-ki unutulmuştur çoktan bize düşen adınla başlamaktır , “yeter ki vaz geçme beklemekten er geç gelecektir gidenler” , her şeyin bir vakti vardı, ölümün bile aptalların yıkandığı aynıydı nehir sesi böldük-tuzbuz-sessizlik oldu […]
kadın- arzu gökbaş
Asfalt yollar boyunca Bu uzun yollarda Arabalarını kenara parketmiş, siyah fileli çoraplar giymiş kadınları düşlüyorum. Gözlerinde hüzün, ellerinde endişe Anılar taşıyor sigara dumanlarından Saçları kurumuş güneşten Acaba güzel domates çorbası yapar mı bu kadınlar? Acaba en çok hangi kitabı severler? Bu kadınlar niye böyle hüzünlü Tanrım? Çok güzeller halbuki Bu kadınlar neden ağlıyor Tanrım? […]
memo-fazlı humar
. ateşe ne gerek var memo şu kör karanlıkta şu dipsiz soğuklukta güzel bir sözdür kıvılcımı davetleyen yüreği har hasreti yar insanı insan eyleyen aşk ile tutuşan muhabbettir kapıları açan duvarları yıkan külü gül eden zamanı yediveren şu bitip tükenmez azapta şu üç günlük yolculukta […]
Serçenin üzgün duruşunu hatırla -Mehmet Özgür Ersan
Ansızın geliveren baharın Yağmurunda ıslanmayan Birden açıveren Çiçeklerden gelen kokusu Sarhoş ediyor insanı Hava ürpertiler geçirmiş Günün doğuşunda Doğada canlanmanın koyu moru Parlıyor dalların arasında Kararan serin kuytular ardında Yemyeşil uçlar güneşe doğru Uzatıyor kollarını Serçenin üzgün duruşunu hatırla Sana küsmüştü Sen giderken Şimdi tek bir karınca kırıntısını Bir kırlangıç yavrularına Taşımak için çırpınıyor Kar […]
uyu kutlu yüzlüm – Josef Kılçıksız
ıslak susuşlar gözlerimde, lotus yaprağına yürüyen şebnemi izliyorum… daktiloya vurulan hüzünlü ünlem işaretleri, yoruldum azra; sustum gece suskunluğunca; ter tere karıştı, avundum… talan edilmiş dünyaların kırık titrekliğiyle düşündüm seni; düşündükçe eridim… ateşin külün içinde sus pus, soyunuk ve çıplak; oysa ne kadar da korunaklıydık, sert kabuğun altında ıraksı ve uzak… ölüler […]
Geceden Kalan Şiir – Zafer KÖKVER
Dün kadehimiz elimizdeydi, Ben bu son diye yemin ederken. Sen şahittin yakamoz, Öylece kaçmak varmıydı? Rakı balıktı birazda kavun, peynir, Bol demdi dostlar arasında geceden kalan Gerisi hoş sohbet, Ha biraz da muhabbet. Sonra bir ara aklıma sen geldin. Yüzüm yere düşmüş haldeyken. Hayırdır dediler daldın gittin gene Rakıdandır dedim geldi gitti diye. Oysa yeminin […]
NERGIS KOKULU DAĞLAR – Hikmet Güzelkokar
Toplayacağım dünyanın bütün kurşunlarını Bir bir doldurup kalemlere Yangın yerlerini göreceksiniz o zaman Sönmek için sarılacaklar Henüz yazılmamış kelimelere Palletler durup mavzerler susacak Miğferlerde hangi çiçeği eksem Üstünde rengarenk kelebekler uçuşacak Mataralardaki suyu karıncalar bölüşecek Yıkılacak duvarları mapushanelerin Avlusunda ebe gümeci. şakayık, kızıl gonca bitecek Çürüyecek dağlarında eşkıya Yaylalar yeniden Buram buram nergis kokacak
SİSLERE SARILDI ÇOCUK – Zeynel KÜRKÇÜ
Çocuk çıkıp geliyor Yedi tepeli şehre çöken Sisin içinden. Bir elinde gaz lambası Bir elinde değnek Sanırsın peygamber asası. Bir masaldan geliyorum Diyor çocuk. Şehirdeki geniş caddeden Caddenin dar sokağından Dar sokağın köhne evinden Evin Pamuk Teyzesinin anlattığı Peri masalından. Çapraz atılmış ahşap Kasnakları vardı evin. Sarmaşık sarılı duvarında Kırmızıya çalan, […]
KARANLIKLA DANS – Emine Düzenli
Yeşil ceketli bir çocuk Gözleri mavi, Dudakları hafif soluk Bir şarkı mırıldanıyor. Kendi sokaklarında Yavaş yavaş yürüdüğü yolda Bir korku sarıyor etrafını, Sessiz bir çığlık Sonra dans etmeye başlıyor karanlıkla.
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar