ŞİİR 1995
ADIN-AYŞE N. ŞIK
Anmam, Almam adını ağzıma Adındaki her harf dayanır sırayla dudaklarıma Isırırım dudaklarımı, söylemem. Kalbimin tokmaklarına yüklenirler Dinlemem. Tüm eczaneler, kaportacılar Marketler hatta manifaturacılar İş birliği yapmış zaten; Her yerde senin adın! Bazen direnemem yıkılırım. Önce gözlerimle görürüm Sağır olduğun kalbimle duyar Sonra iki ah’ın ortasına koyar Dudaklarımdan atarım. Semaya yükselen adın gözlerimi […]
BIRAKMAZ SERAP GÖRMEYE BİLE RÜZGAR -SEMİH BİLGİÇ
efsaneye uygun yaşamlar bilirim keskin kılıçlarla oynanan oyunlar bakışlar korkutur çoğu irkilirim yürek alışır sonunda karşıysa neye çölde sürer kimi öyküler izlerim kum tepecikleri aşılması gereken bir bir akbabalardır leş üstünde gezinenler herkesin bir görevi var öylesi derim yorgun yaşamlar bir yerde son bulacaklar bir vahaya yaklaşınca biraz dinlenirim hafif bir esintiyle kendime gelirim bırakmaz […]
ALIŞKANLIKLAR ŞEHRİNDE- Sibel UĞURLU
Herkes yaşamı seçer sözde, Mutsuzluk krallığında, Alışkanlıklar şehrinde, Yavaş ve sessiz ölür bazıları Kabullenilişlerinin pençesinde Gün batarken dağların ardında Yaşlı kartal kırk yaşında inzivada… Sert, kalın, kartlık varken her bir yanında; Yeniden doğuşla, ölüm arasında, Arafta! Efsaneye göre, Seçerse yaşamı; Kayalara vura vura kıracak, Göğsüne batan gagasını, Söküp yolacak kartlaşan tüylerini ve […]
TRAJI KOMIK – Emine Müjdeci
Ben ulu cinarlar altinda Kendini dinleyenlerden Bulut ustunde gezenlerdenim Gunese dogrudur her daim yonum Herseyi anlayabildigimden beri ölmuyorum. Karanliktan vazgeceli beri Bir hayli zaman gecirdim Karanliga gomulmuslerle Yolumu kesenlere Yol vermemeyi ogrendim O yuzden bütün isim gücüm gülmek Kosarim gulmelere Ucacaksam su an ucarim Hayati gulduremem kendime.
SANA – galip önlü
Bir ağaç dalına hasret kaldım Bir çiçeğe, karanfile Sana… Bir beyaz buluta hasret kaldım Saf, masum, apaydınlık bir aya Sana… Bir güle hasret kaldım Sevgiyi içinde taşıyıp yeşerten bir güle Ve sana Sana hasret kaldım…
SEVDA- barış çiçek
Yaşamla ölüm arasında İnce bir çizgidir bu. Rengi solmuş bir çiçeğin Bahara kalmış umudu Yürek işidir Emektir Kendinden bizle gizlediğin Sırrın adıdır sevda Yıllar yılı durur öyle Sol göğsünün içinde Kimine dağ deldirir Kimini düşürür çöle Beni bir meczup gibi Çıkarır yerden göğe Coşar gönül Sırdır der susarım Anlatamam kimseye Biraz elem Biraz sevinç […]
Venüs’ de 5 çayı- Elif ışık
Sevmeye hazırsan, başlayabiliriz dünyanın bir parçası mı olayım, Yoksa tiyatronun kendisi mi? Görmez benim gözlerim bütünü Parçaya inmek lazım. En derinden kendisini sevmek Saçlarını, parmak boğumlarını. Seviyorum dünyayı, seni, hücrelerini Varoluşundaki müthiş mucizeyi Elbet bir gün biter bu oyun Ama biz dünyanın ta kendisiyiz parçalanmaya hazır bir atom bir magma belki de Gunes […]
BENDEN SANA SİZE – Furkan KARADAŞ
Bilirsiniz gül severim ben….. Ay ışığı altında, Sizler en tatlı uykunuzdayken Yaşamak biriktiririm sokaklarda… Bir otobüs farı aydınlatırken Önce Kaldırımları Sonra Kaldırımda duran çıplak yalin ayaklarimı Daha dudağımda Söner Cıgaram Daha yesermeden, çicek acmadan dallarim, dolu düşer maviye……. Sakın hâ Benzemeyin siz bana Sonunuz olmasın sonum gibi İyisi mi gülün siz Yanağınızdaki gamzalerde Halaya dursun […]
ÇİZME -Hakan SAĞLAM
Yüzüm kara güzel çocuk Kusura bakma. Ellerim kirli Okşayamam ki saçlarını çocuk Affet beni. Uzanıp yanına Sarılıp sana yatamam çocuk, kokuyorum Seni nasıl bırakıp giderim, korkuyorum… Bana bir resim çizer misin çocuk? Bizi anlatan bir resim. Ocağı tüten sıcak bir yuva olsun Bir anne olsun bir de çocuk Kömüre gerek yok İçini […]
Doğarken Ölmek-Mert Tahta
Sakat bir meleğin kanadı gibiydi Ne uçabilir ne kaçabilirdi Dünya ‘ya kendi için doğmuştu O yüzdendir hayati hep yokuştu Bu limandan sonra dönüşler belirsiz Bundandır gidenlerin ardından hep güleriz Ağlayınca ne geçecek sanki elimize Böyle böyle zarar verdik birbirimize 12.04.2017
Yaşamak – İsmail ÇAVUŞ
Gözlerinde kaybolmaktır yaşamak Sonsuzluğa açılan bir gemiye binmek Sonra dalmak bulutlara Bulana kadar seni Bulutlarda kulaç atmak yaşamak O kadar derin mi içindeki gökyüzü Yoruldu kollarım bedenim aşkım Çıksam ruhunun kıyısına Isıtsan tüm sıcaklığınla beni Sarsan hiç bırakmasan…
Mağara Güvercini – Yunus Kemal
bir siyah perdeydi;gözleri kendini veren yalnızlık mühürlenerek kilitlendi, kibrin yüreği. bir mağara;düş gibi derin hani kapısını çalsan utanır, güvercinin kıpırtısı biraz korkarak sonra bir kuşku sarmalı dediler;zamanın ayarı altın terkederek karıştılar:hiçliğe kendini yiyen zifiri karanlık
ESKiMEYEN -Orhan Irmak
Günler Geçtikçe Zaman mıdır Eskimeyen? Yoksa Tüm Benliğiyle Zamana Meydan Okuyan İnsan mıdır Eskimeyen? Günler, Aylar, Yıllar Hatta ve Hatta Asırlar da Geçse İnsandır Eskimeyen. Bozulmayan Tabiatıyla Damgasını Vurur Yaptıklarıyla Eskiyen Zamanlara Tüm Benliğiyle Gösterir Eskimeyen olduğunu Her Defasında Nankörlük eder Yeni Zamanlara Eskittiği Zamanlara Yaptığı gibi..
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar