Deneme örnekleri 80
Türkiye’nin İlk Kadın Avukatının Hikayesi-Cengiz Al
Türkiye’nin ilk kadın avukatı Süreyya Ağaoğlu’dur. 1925 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirir. Ankara’ya ailesinin yanına döner. Bir arkadaşı ile birlikte adalet bakanlığında staja başlar. Fakat bir sorunları vardır, öğle yemeği. Evleri bakanlığa uzaktır ve oraya gidemezler. Türkiye’nin bu ilk kadın avukatları ilk günler peynir ekmek ile öğle yemeklerini idare ederler. Fakat sonsuza dek peynir […]
Gözbebeğinde Yaşayan Tanrı, Nûr, Nazar ve Ruhun Işığı-Nur Cihan
Gözbebeğinde yaşayan Tanrı ile gözbebeğinde feri kalmamış, sahte ve boş bakışlı insanların farkını anlamaya çalışıyoruz.Manasız, donuk, içi boş gözlerle; manalı bakan, gözünden kudret ve şifa çıkan, içinde ruh taşıyan insanların farkını…Şimdi geldik ışık, yani nûr, yani görünenden görünmeyene uzanan o büyük sırra…Ve oradan da, nazarla yaratma ilimlerine; bilim, teknoloji, tefekkür ve binlerce yıllık kayıtlı sembol […]
Hayat aldatmaz kimseyi -Selcan Ay
Hayatın suçu yok…O sadece akıyor.Ne eksik ne fazla, ne acımasız ne merhametli.Biz ne koyarsak içine, onu büyütüyor.Suç bizde…Görmezden geldiğimiz işaretlerde,bile bile sustuğumuz yerlerde,kendi içimizden vazgeçtiğimiz anlarda. .Hayat kırmıyor aslında,biz yanlış ellerde ısrar ediyoruz.Hayat yormuyor,biz dinlenmemeyi seçiyoruz.Ve sonra diyoruz :Niye ben?Çünkü acıyı dışarıda aramak kolay,çünkü sorumluluğu hayata yüklemek hafif geliyor.Oysa asıl soru başka:Ne yaptım ben?”Ne zaman […]
Türklerde Geyik Ongunu Neyi Anlatıyor – Başak Parlasu Arslan
Türklerde geyik, ongun, ata, rehber ve koruyucu bir ruhtur. Göç destanlarında ve kuruluş efsanelerinde Türk ordularının önünde beliren Alageyik, onları yeni yurtlara ve zaferlere ulaştırır. Boynuzları gökyüzüne (Tengri’ye) uzanan birer anten gibi kabul edilir; bu yüzden geyik, ilahi mesajların taşıyıcısıdır. Gök Geyik ve Al Geyik: Mitolojide “Gök Geyik” gökyüzünü ve eril gücü temsil ederken, “Al […]
BAYKAM ON PICASSO
Basın Bülteni 1 Nisan 2026 BAYKAM ON PICASSO“Les Demoiselles Revisited”26 Mart 2026 – 5 Eylül 2026 Görsellere linkten ulaşabilirsiniz:https://we.tl/t-URbx2f4h6CUhph8q Bedri Baykam’ın yeni sergisinin özel daveti 1 Nisan akşamı Piramid Sanat’ta gerçekleşti. Sanat, basın ve iş dünyasından yüzlerce önemli ismi bir araya getiren geceyle “Baykam on Picasso” sergisi güçlü bir açılış yaptı. Bu yoğun ilgi, serginin […]
O düşen sizin pırlanta kalbinizdir – Cengiz Al
Neyzen Tevfik soğuk bir kış günü aç sefilortada kalır. Sığınır bir caminin şadırvanına vebekler ki birisi onu görsün ve yardım etsin.Fakat hava soğuk gelen giden yok.Çaresiz kalkar yerinden ve perperişan,kalacağı yere doğru yürümeye başlar.O dönemin en varlıklı ailelerinden biriningencecik oğlu askerden yeni gelmiştir veO’nu görür ve halini anlar.Genç adam o günün en büyük parasınıcebinden çıkartır […]
LOULAN’DAN BİR AYAKKABI-Bilhan Akkaya
Yuvarlak ve alçak tabanlı, bükme yöntemiyle yapılmış bir ayakkabıdır. Ön tarafa ve topuğa iki parça deri yapıştırılmıştır. İki set renkli ipek bükülüp desenleme için pozisyonları değiştirilmiştir. Ön desen; yukarıdan kırmızı zemin üzerine beyaz geometrik desenlidir. Diğer iki renk; mor ve mavidir. Ayakkabıda; beyaz zemin üzerine rozet ve wang karakterini içeren açık mavi veya sarı desenler […]
DON DEĞİŞTİRME / TENASÜH MÜ ? TECELLİ Mİ?-Mehmet Özgür Ersan/Abdal Yesari
Alevî-Bektaşî geleneğinde çokça duyduğumuz “don değiştirmek” kavramı, yüzeyde tenasüh (ruh göçü) gibi algılansa da, bâtında tecellî, mazhar, mertebe ve hakikatin zuhur etme biçimiyle ilgilidir. Don kelimesiyle sırların dokunduğu o kadim dile doğru gidelim. “Don” kelimesi, eski Türkçede “görünüş, kılık, beden, hâl, suret” anlamlarına gelir. Alevî-Bektaşî irfanda ise:• Zâhirde: İnsan bedenine bürünmüş şekil• Bâtında: Hakikatin her […]
SPARTALI KADINLAR- Bilhan Akkaya
Taşın İçinden Yükselen SesAntik Yunan dünyasında kadın çoğu yerde evin duvarları arasına çekilmişti; sesi alçaltılmış, adımı ölçülmüş, varlığı ise çoğu zaman bir erkeğin soyunu sürdürmekle sınırlandırılmıştı. Fakat Sparta’da manzara biraz daha sert, biraz daha açık, biraz daha çarpıcıydı. Burada kadın, yalnızca ocağın başında oturan bir gölge değildi; bedenini eğiten, sözünü esirgemeyen, mülk üzerinde hak sahibi […]
YAZAR OLMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI-Devrim Akalın
İlk öykü kitabım ‘Melankoliye Tutulmak’ı basan Esinti Yayınları maalesef kapanıyor. Ellerinde yüz küsür kitabım kalmış. Koruyacakları yerleri olmadığı için kitapları geri dönüşüme göndermeyi düşünüyorlar. Yayınevinin kapanışına mı üzüleyim, çöpe gidecek olan kitaplarıma mı bilemiyorum. Dün haberi aldığımdan beri içim kan ağlıyor. Yazar olmak, bu topraklarda yazmak insana türlü türlü cezalar ve acılar tattırıyor. Yine de, […]
Kapat gözlerini-Sevgi Vural
Baş konulmamışkenara bırakılmışbir yastık gibi kalayımKapat gözleriniaçılmasın yüreğim Kapı dışarı edilen yalnızlığımgelsin konuk etsin beni banaSes etsen duyarımanarım adını dateslim ederim yine seni sana Kapat gözleriniağlamasın yüreğimHüzünlenip kederimdenerimeyeyim Kahredici bir acınınsürüp giden can telaşıacıtır kalbimin kapakçıklarınıFilizlenip serpilir tohumkenyırtar bıçağınıiki dudak arası
ÇORUM ADININ MENŞEİ VE TARİHÇESİ-İsmail UÇAKCI
Tarihte, Türkler tarafından “ÇOR” adı “Çor Tiğin, Kül Tiğin” unvanı gibi Baş-bakan, Baş-müdür, diğer bir aifadeyle Hakan’dan sonra gelen devlet görevlisi için kullanılmış bir isimdir.! Bunu 722 yılında Orta Moğolistan’da Tadruşlar üzerine Çor tayin edilen İç Bora Köl İç Çor anısına dikilmiş “Uybat üç kül iç Çor” yazıtlarından anlamakta ve bu adın Anadolu’da pek çok […]
Şıvgın – Gökhan ULUSAN
Aldanırsın dünyaya, iki gözün kamaşırEcel çıkar gelir de, el ayağa dolaşırHanede bırakır mı, tek bir kirli çamaşırHangi gün hangi saat, vakti bileydi insan Feryad-ı figan ile şehristanlar yıkıldıSöze sırdır denildi, derd-ü mahfilde kaldıHak ne sakal verirdi, ne başa saç koyardıAğarıp dökülmeden, tel tel yolaydı insan Bayırdan aşağıya, bir kuvvet itsen bileÜrüzgara savurup, yolda azıtsan bileGelir […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar