Roman havası 219
SIKILDIM…-S.TİJEN BOLULU
#cumartesiyazıları Ben çok sıkıldım. Koskoca galakside bir kum tanesi bile değilken; böğüre böğüre ego kasan, narsisizmi karakter sanan, kibriyle dünyayı titrettiğini zanneden insanlardan çok sıkıldım. Yaşam dediğin; bir gece uyuyup da bir daha uyanmamak ihtimali kadar ince bir çizgiyken, nedir bu bitmeyen kakafoni?Nedir bu kendini fazla önemseme hâli?Nedir bu gürültü, bu yarış, bu haklı çıkma […]
Renkler-Muhabbet Yücel
Dünyada sevginin ışığına renklerini verdiGerçeği biliyordu öte yanın desenleriydiGövdesini yaktı bir duman göğe yükseldimum eridikçe damlalar kefeni üzerine serdi…. 1.7.2026/14:40
Alaca Karga – Nurten Sınırtaş
Bir alaca kargabahçenehaberimi taşısa Bir sevmişliğimiki gözümükapatsa Hiç “neden” dememhiç “nasıl”ikiye bölmem kalbimi Lafınıbirken iki etmezsusarak inanırım sevilmişim
Zima’da Kış Yün Çorapsız Geçmez” Sevgili Yevtuşenko-Mustafa Kemal Gültekin
Sabah ikinci dersteydik. Dalgın dalgın pencereden dışarıdaki kar yağışını seyrederken sınıfın kapısı ansızın açıldı. Önde Bölüm Başkanımız Altan Hoca, yanında kısa boylu bir konuk, arkalarında ise uzun boylu, dağınık altın sarısı saçlı, yeşil gözleri hafif kanlanmış, yüzünde sıcak bir tebessüm taşıyan sempatik bir adam içeri girdi. Arkalarından alt sınıflardan öğrenciler de sınıfa doluştu.O sırada kürsüde […]
Felsefe Notlarımdan ÇıkarımlarımKendime Notlar- Tuanna Güzel
Çok zor bir ülkenin insanlarıyız. Burada herkes “normal” değil; belki de en normalimiz bile, binbir kırılmadan, güven eksikliğinden, yorgunluktan ve içsel mücadeleden geçerek ancak minimal ölçüde “normal” kalabiliyor. Makul olmak bile çoğu zaman kürek işçiliği gibi: kan ter içinde, sabırla, direnerek öğreniliyor. Sorgulayan, düşünen, yaşadıklarından ders çıkaran bireyler olarak, normal kalmaya değil; belki de kendimize […]
Dâhilik, Kırılganlık ve İnsan Olmak-Birgül Demirci
Fyodor Dostoyevski epilepsi hastasıydı; aynı zamanda hayatı boyunca kumarla mücadele etti ve sert muhafazakâr görüşleriyle sık sık tartışmaların odağında yer aldı. Oğuz Atay, sevdiği kadına yakın olabilmek uğruna hayatını karmaşık ilişkilerin içine sürükledi; hatta onun eşiyle dostluk kurarak aynı çevrede bulunmaya çalıştığı anlatılır. J. D. Salinger, yaklaşık kırk yıl boyunca gözlerden uzak yaşamayı seçti. Kamuoyundan […]
YAŞAR KEMAL’i yaratan ortam- Rıza Aydın
Sevgili Dost Kıssadan hisse babında şöyle bir cevap vermek istiyorum. Zeydan Karalar’ın, Adana Seyhan Belediye Başkanı olduğu dönem de Belediyenin konferans Salonuna “Yaşar Kemal” adı verildi, Salonun açılışında da Yaşar Kemal’i anmak için çok önemli bir toplantı yapıldı. Toplantıya Yaşar Kemal’in eşi, Zülfü Livaneli, Özdemir İnce katılıp, konuşmalar yaptılar. Özdemir İnce, Yaşar Kemal’in , Yaşar […]
Kadir İnanır Yaşamını Yitirdi-Türkiye Yazarlar Sendikası
Sinema sanatçısı, usta oyuncu Kadir İnanır, 77 yaşında aramızdan ayrıldı. 1968 yılında başlayan sinema kariyerinde 180’e yakın filmde rol alan Kadir İnanır, özellikle edebiyat uyarlamalarındaki başarılı oyunculuğuyla öne çıktı. 1970’te Esat Mahmut Karakurt’un eserinden uyarlanan Ankara Ekspresi, 1972’de Adnan Özyalçıner’in öyküsünü yazdığı Dönüş, 1974’te Selim İleri’nin Askerin Dönüşü, 1977’de Necati Cumalı’nın Dila Hanım, 1977’de Cengiz […]
Senden Sana-Mehmet Özgür Ersan
kuru bir dal gibi durma öyle gölgesiz bir ağacın hüznünde en çok insana eğil biraz çaresiz kalmış insana yolunu yitirmiş olana umudunu cebinde unutmuş yorgun bir akşam yolcusuna bir rahmet olacaksan yağmur gibi in sessizce bir umut olacaksan karanlıkta ince bir ışık bir bereket olacaksan kurumuş toprağın alnına değ çünkü insan başkasının yarasına dokunmadan kendi […]
Ölüm Korkusu ve Yaşam Korkusu- Başak Parlasu Arslan
Ölüm korkusu ile yaşam korkusu aynı kökten beslenir; yalnızca iki farklı maske takmış aynı korkudur. Ölümden korkan insan, varoluşun mevcut biçimine; bedene, kimliğe, alışkanlıklara ve bu belirli hayatı oluşturan koşulların düzenine sıkı sıkıya tutunur. Çünkü kendisini, geçici olan bu formdan ibaret sanır. Yaşamdan korkan insan ise varoluşla tam anlamıyla bütünleşmekten geri durur. Kendini bütünüyle ana […]
SEVMEK BU DEĞİL-Rabia Mine
Şimdi, bir kısım nefret çıbanı sözde hayvansevere bir çift laf edeceğim. Ana sayfamda sık sık, baktıkları kedi ya da köpekleri birtakım sebeplerle sahiplendirmek isteyenlerin paylaşımlarına denk geliyorum. O paylaşımların altına, kan kokusu almış köpekbalıkları gibi üşüşen yüzlerce “hayvanseverin” yazdıkları, resmen kanımı donduruyor. Böyle bir nefret dili yok! Özelini asla bilmedikleri insanlara, “ölmelerini dilemek” de dahil […]
Eşiğin İyesi: İki Âlem Arasındaki Sınır-Gülşah Elikbank
Eşik, dış dünya ile iç dünya arasındaki geçiş çizgisidir. Dışarısı; bilinmez, yabancı ve kimi zaman tehlikeli olandır. İçerisi ise aileye, ocağa, güvene ve mahremiyete aittir. Bu yüzden eşik, yalnızca bir kapı altı değil; iki âlem arasındaki sınırın sembolüdür. Türk mitolojisinde her yerin, her varlığın bir ruhu, bir iyesi olduğuna inanılır. Eşiğin de bir iyesi vardır: […]
ıhlamur kokusu-serpil çuhadar
Elimdeki çayın kokusunu ,Ihlamur kokusuna karıştıriyor rüzgar… Birşeyler hatırlatmaya çalışıyor gibi…. Esen huzur ,gelen huzur. Güneş ılık , sıcak , sarmalıyor beni ,sanki ana kucağı… Yanlışlıkla bir serçe kondu yanıma o, şaşkın, ben şaşkın, baktık birbirimize…. Zoraki misafir oldu yazıma… Radyoda bir aşk şarkısı ….. “Gönlünü gönlüme bağladın Ayşem”. arkadan ; ” Pınarın başında görmezsem […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar