Roman havası 219
BAZI EŞİKLER- Başak Parlasu Arslan
Bazı eşikler, daha fazla düşünerek ya da her şeyi kusursuzca anlayarak aşılmaz.Çünkü hayatın bazı kapıları, zihnin bütün sorularına cevap bulmasını değil; yüreğin cesaretle ilk adımı atmasını bekler. İnsan çoğu zaman karanlığın tamamen dağılmasını, belirsizliklerin sona ermesini ve her şeyin anlam kazanmasını ister. Oysa karanlık, kendini her zaman açıklamaz. Bazı sorular cevapsız kalır, bazı yollar ise […]
Mühür-Arzu Seloğlu
Küçük bedenin örümcek zehri ,Turuncu ve bakir.Kör köşeden bakan bir siyahi,Dengi olmayan bir masal kulaklarında.Şimdi yüzünBir tebeşir rengi… Ayaklarım derviş mührü ,Alçak tavanlardan kuyuya iniyorum.Yer gök sular altındaZehir suya karışıyor ,Sapla saman birbirine.Şimdi yüzün ,Ayak parmaklarımda… Dahil olmak dışta kalanlara mahsus,Nefesimle yakıyorum saçlarının beyazını.Gözlerim yetmiyor.Bülbüle sesleniyor gül,Gülün dili meçhul.Şimdi yüzün ,Sağır sultanın duyduğu… Sokakları kimse […]
DÂHİ YALNIZLIK-Sevgi Vural
Bilgimi üreten dâhi yalnızlık!Sabrımı bileyen olmamışlık!Yeni yetme bir çocukturbu bilinci öteleyenKaraltılar içinden biteviyeseğirtip gelen Avunmak değildir!en has idrakidiryaratılmış tüm zamanlarınçarem.
Hoşçakal Güzel Dünyam-Aziz Nesin
Hiç kimse buyur etmedi beniBu dünyada hiçbir yereAma açtım bütün kapıları tekmeleyerekBütün engelleri göğüsleyip yıkarakBuyrun dediler o zaman incelikleBuyur ettilerVeBuyurdum Elimden geldiğince görevimi yaptımGülümsedim hıçkırıklarımı boğarakSonunda kimsenin yorulmadığı denli yoruldumArtık kapılar açık kalsınBundan sonra gireceklereŞimdi dinlenmeye gidiyorumHoşcakal güzel dünyam.
Zaman – Tuğba Gülyeşil
Tüm ihtimaller sarmaş dolaşBirini ayırmam diğerindenGitmeler gelmelere sargınAyrı / ayrı / a y r ı l ı k -larBuluşuyor bir kıyıda bensiz Tüm ihtimaller ellerindeBen yorgun bir sandalımÇek küreklerimi zaman…... 📍 Afyonkarahisar
Gökyüzü- Yıldız Altun
Baktım baktım insanlara,Bakılacak bir şey göremeyince çevirdim başımı gökyüzüne…Meğer huzur,Yeryüzünün gürültüsünde değil,Göğün sessizliğinde saklıymış. Bulutlar yargılamadı beni,Rüzgâr hiçbir şey sormadı.Mavi, sadece dinledi içimi,Güneş usulca dokundu yaralarıma. İnsanlar gelir geçer,Sözleri kalbi yorabilir.Ama gökyüzü hep aynı sabırla bekler;Ne küser, ne vazgeçer. Şimdi ne zaman daralsa içim,Başımı kaldırıp semaya bakıyorum.Çünkü öğrendim ki…Bazı huzurlar bir insanda değil,Uçsuz bucaksız gökyüzünde […]
GÜNEŞ BİLİNCİ…-Sefer Yağcızeybek
Dâire, Güneşin Resmidir. Güneş; göğün ortasında duran bir dâiredir. Işığını dört yana eşitçe dağıtır; kimseyi dışarıda bırakmaz, kimseye sırtını dönmez. Bu sebeple dâire; yalnız bir şekil değil, adâletin de sembolüdür. Dâirede başlangıç ile son birbirine yaklaşır. Bir nokta yürüdükçe yeniden kendi kaynağına döner. Mevsimler gibi, gece ile gündüz gibi, tohumun toprağa düşüp yeniden başak oluşu […]
EVİN SIKINTISI- Mehmet Özgür Ersan
Bazı kitaplar okunmaz; içinde dolaşılır. Evin Sıkıntısı, evi yalnızca duvarlardan, pencerelerden ve çatılardan oluşan bir yapı olarak görmez. Çünkü ev, insanın dünyaya ilk dokunduğu yerdir. İlk sesi, ilk kokuyu, ilk korkuyu, ilk özlemi ve ilk yalnızlığı içinde saklayan sessiz bir hafızadır. Işık Sungurlar Baysal, fenomenolojik bir bakışla “ev”i yeniden düşünmeye çağırıyor. Evin sadece bizi dış […]
Gerçek Sevgi Hisle Değil, Emekle Yaşar- Ezelden Lamekan
Bilim bize önemli bir gerçeği gösteriyor: Duygular kalıcı değildir. İnsan bazen derin bir sevgi hisseder, bazen öfkelenir, bazen incinir, bazen de ilk günkü heyecanını kaybeder. Çünkü duygular; yaşanan olaylardan, stres düzeyinden, zamandan ve beynimizin işleyişinden etkilenir. Sürekli değişir, dönüşür ve yeniden şekillenir. Eğer sevgi yalnızca bir duygu olsaydı, “Seni ömür boyu seveceğim.” sözü de sağlam […]
Sukunet-Neslihan Pakel
İnsan, sakin kalabildiği her şeyin galibidir. Çünkü gerçek güç, öfkeye teslim olmakta değil; öfkeye rağmen iradesini koruyabilmektedir. Hayatta en büyük hayal kırıklıklarının çoğu, insanlara hak ettiklerinden fazla anlam yüklediğimizde yaşanır. Oysa herkes, ancak karakteri kadar yer kaplar hayatımızda. Beklentiler büyüdükçe kırgınlıklar da büyür. İnsanları oldukları gibi kabul etmek, onları gözümüzde büyütmemek gerekir. Hiç kimse vazgeçilmez […]
Aşk Neden Değişir?-Esin Geldeç
Hiç kendinize şu soruyu sordunuz mu? Neden aşk, böylesine büyük bir tutkuyla başlar da zamanla o ilk heyecan usul usul çekilir? Neden bir zamanlar onsuz nefes alamayacağımızı düşündüğümüz biri, gün gelir hayatın olağan akışı içinde sıradanlaşır? Nereye gider o midemizde uçuşan kelebekler, o tarifsiz coşku, o büyülü hâl? Belki de mesele, aşkın bitmesi değildir. Belki […]
Sessizce dokunur kalbinin kapılarına…-Esra Küçükaltun
Ne zaman ki susar nefsin o hırslı nefesi,Ne zaman ki disiplinle örülür ruhunun çeperi,Ve ne zaman teslim edersin geçici benliğin hevesini…İşte o an başlar ilahi ışığın görkemli yükselişi.O vakit tecelli eder,Ruhunun en saf,En kadim,En ezelî hakikati. Bak…Her insanda gizlidir O’nun eşsiz sureti.Gözünü aç ve seyret bu kutsal emaneti.Eğer menzilin hakikatin en yüce zirvesiyse,Bil ki her […]
12 Eylül Romanlarından Yüzleşme Romanlarına:Teşekkürler Hayat – Gracias A La Vida Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme- Mustafa Kemal Gültekin
Giriş 1980 askeri darbesi, Türkiye’nin yalnızca siyasal tarihini değil, edebiyatını da derinden etkileyen kırılmalardan biridir. Darbenin ardından yazılan romanlar uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak cezaevlerini, işkenceyi, sürgünü, korkuyu ve bireysel travmaları anlattılar. Bu eserler toplumsal hafızanın oluşmasında önemli rol oynadı. Ancak kırk yılı aşkın bir zaman sonra aynı döneme ilişkin yeni bir roman kuşağı ortaya […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar