Elimdeki çayın kokusunu ,Ihlamur kokusuna karıştıriyor rüzgar…
Birşeyler hatırlatmaya çalışıyor gibi….
Esen huzur ,gelen huzur.
Güneş ılık , sıcak , sarmalıyor beni ,sanki ana kucağı…
Yanlışlıkla bir serçe kondu yanıma o, şaşkın, ben şaşkın, baktık birbirimize….
Zoraki misafir oldu yazıma…
Radyoda bir aşk şarkısı …..
“Gönlünü gönlüme bağladın Ayşem”.
arkadan ;
” Pınarın başında görmezsem seni .”
Hayal ediyorum,
Pınar, testi , yanıda şırıl şırıl akan su..
Bir de Ayşe, köylü güzeli..
İçim bir tuhaf,
görüntü tanıdık gibi…
Ve….
Hala devam ediyor radyo..
” Aşkınla kalbimi dağladın Ayşem.”
Düşündürüyor beni.!!!
Bir aşk ki;
sadece bir an görmüş belki !!!
Ayşe, farkında değil, mi??? acaba?
Şarkı bize sırrını vermiyor,
Haberi olmayan maşuk ve
bu sevda ile hemhal olan aşık ,
duygularını seslendirerek,
herkesi ortak eder derdinde,
.biraz ferahlar, su serpilir yüreğine..
Yankılanır sedası, dolaşır, dilden dile
oradan gönüllere yerleşir.
Ne demiş üstad;
“Baki kalan bu kubbede hoş bir sadâ imiş.” ama boş olan seda değil.
Sedanın içinde sevda var, aşk var.
Sedanın içinde; ,yaşanmışlık yüklenmişse anlam kazanıyor..
tınıya dönüşüp bizi düşünmeye zorluyor.. sesindeki, yüreğinin yangısı iz birakiyor gönüllerde…
Yaşanmayan duygu kelimelerde vardır ama ölüdür, cansızdır, kısırdır.
Değer geçer, hatırlanmaz..
Seda’nın içinde; saf sevgi varsa
yüreklere dokunan….
sızlatır gönül telini…
Yoldur sevda ,Yolcusu insan,
Varış insanlığa…
Seda’nın içinde; insanca ve insandan gelen duygu varsa etkiler tüm evreni….
Katı yürekleri, yumuşartır.
dinleyene sevgiyi, şefkati hatırlatır, usulca..
İz bırakır insana dair, sevgiye dair,
İnsanca duyguyu, insandan yaşatır.












Bir cevap yazın