Güneş yıl içinde Dünya üzerine sekiz yönden hareket eder. Yaşadığımız kuzey yarımkürede, güneş doğudan yükselip batıdan batar. İlkbahar ve sonbahar ekinokslarında, kışın ve yazın 4 ayrı eyim ile doğar ve batar.
Dolayısıyla Güneş’in antik temsillerinin çoğu haç şeklindedir. Astronomik bir haç; dört açıya bölünerek tasvir edilmektedir. dört ana yön sekiz yöne ayrılarak betimlenmiştir güneşin eğimine göre.
Uzmanların kabulune göre sekiz sayısı; tamamen erken astronomi ile bağlantılı bir çıkarımdır. Sekiz; güneşin doğuş ve batış döngülerini temsil eden kozmik sistemin uyumunu ve dengesini belirten bir rakam olarak görülmüş olmalıdır.
Akademik olarak Sümer tanrısı ′′ Anu ′′ ya da ′′ Elo ′′ olarak bilinen tanrının yıldızı; tasvir edilen en eski sekiz yıldızdan biri olan Dingir ′′ anlamına gelen gökyüzünün tanrısı olarak kabul edilmiştir.
Cennet kelimesi veya herhangi bir isimden önce kullanılması, Tanrı Anu ‘dan gelen ilahiyat veya otoritesinin bir göstergesi haline gelmiştir. Anu; Sümer mitolojisindeki tanrı panteonunun başıdır.
Tanrı Anu, göklerin ilahı, tanrıların atası, din ve her otoritenin yüce kaynağı olarak görülmüştür.
Yüce Tanrı ve tanrı panteonunun başı olmasına rağmen; ibadetler, oğullarına ve özellikle de fırtına tanrısı olan oğlu Enlil’e yapılmıştır. Bir süre sonra tapınım komple Enlil’e yapılmaya başlanmıştır.
Babil döneminde tapınım Tanrı Marduk’a geçmiştir.
Uruk’taki ana ibadet merkezi MÖ 2334-MÖ 2154 yılları arasında kızı İnanna’ya geçmiştir. Samiler’in gelişi ve Akkadlar’ın hakimiyeti ele almasıyla Tanrıça İnanna; İştar’a dönüşmüştür. Cennet kraliçesi İnanna sekiz yönlü yıldız ile temsil edilmeye başlanmıştır. Aynı zamanda çiçek sembolü; Tanrıça İştar’ın simgesi haline gelmiştir.
İştar; Dünya yani Ki ve cennet arasındaki kutsal evlilik yıldızıdır.
İnanna, İştar, Dumuzi ve Temmuz arasındaki kutsal evliliğin yıldızıdır.
Sekiz yıldızın kullanımı farklı simgelerin temsilciliğinde güneşi kucaklayarak Hıristiyanlığa taşındı, güneşin haçı İsa ‘yı kucaklarken, daha sonra dört İncil’ de temsil edilen güneşin temsilcisi, İsa ‘nın Güneş’ i kucakladığı gökyüzünü temsil eden sekiz yıldızı oluşturur.
İslam ‘ da, Güneş ışıklarının yönlerinin toplanması ve birleşmesinden oluşan sekiz yıldız, cahiliye döneminden başlayarak İslam döneminde yaygın olarak kullanılmıştır.
Sekiz uçlu yıldız simgesi; Mezopotamya ülkelerinin mirasının orijinal bir sembolüdür, gökyüzünü temsil eden ve astronominin ilk sonuçlarını ortaya koyan bir simgedir. Tek tanrılı dinlerden İslam; astronomiyi anlamış ve üzerinde çalışmış hac, oruç, bayram, namaz vakitlerini vb. belirlemek için kullanmışlardır.
Kadim Mezopotamya bilgisi Yunan medeniyetini etkilemiştir. Suriyeli bilim insanları o aşamada bölgenin mirasından yararlanarak astronomik bilgiyi topraklarına geri getirdiler. (Süryani, Keldani)
Sekiz uçlu yıldız sadece astronomik bir simge değildir. Felsefi bir yönü de vardır. Sufiler ve ruhsallıkla da ilgiliydi. İnsanın mükemmellik ve güç veren en derin sırlarını ifade eden bir simgeydi. Merkezinde dokuzuncu küçük çember olan sekiz uçlu yıldız Sufi sembollerinden en önemlilerindendir. İç ilahi bileşeni ve ruhu temsil etmektedir. Merkezdeki maddi dünyayı temsil eden çemberle, münzevi kavramını temsil eden bir çemberden oluşmaktadır. Madde dünyasından ideal dünyaya geçiş anlamına gelmektedir.












Bir cevap yazın