4 Aralık 1890’da İstanbul’da dünyaya geldi. Aile silsilesi onuncu kuşakta Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa’ya uzanmaktadır. Babası İsmâil Fâiz Bey, Bükreş sefiri Ahmed Ziyâ Bey’in oğlu ve Tanzimatçılar’dan İsmail Afif Bey’in torunudur. Annesi İslimiye ulemâsından Ârif Hikmet Efendi’nin kızı Hatice Hanım’dır.
Ayasofya Merkez Rüşdiyesi’ni bitirip Mercan İdâdîsi’ne başlar. Buradaki son senesinde müdürü Hüseyin Cahit Yalçın’dır. Bu sebeple erkenden şiir yazmaya başlamıştır. Daha sonra Dârülfünunu’nda 3 sene hukuk okur ve ayrılır. Özel dersler ile Fransızca’sını geliştirir.
Hukuk bölümünde tanıştığı arkadaşları ile Fecr-i Âtî topluluğunu kurar. İlk şiirleri 1908 yılında Mehâsin dergisinde yayınlanır. Edebiyat dünyasına böylece girmiş olur.
Fransızca’dan çeviriler yapar telif eserler de yazar. Sosyolojiye baştan beri meraklıdır ve 1910 yılında, “İlm-i Cem‘iyyet” adında, sosyoloji içerikli 5 makale yayınlar. Batı edebiyatı ve edebiyatçılarını Türk okuruna aktarmaya çalışır.
1908’de Türk Derneği, 1911’de Türk Yurdu Cemiyeti, 1912’de Türk Ocağı ve 1914’te Türk Bilgi Derneği’nin ortaya çıkışı ile Türkçülük ile tanıştı. Ziya Gökalp’ın etkisi ile bu görüşe sahip iktidar partisi İttihat ve Terakki çevresi ile tanıştı. Gazeteleri olan Hak’ta başmakale sütununda yazmaya başladı. 1912 yılında ikinci vekilliği döneminde resmi hayatta aktif rol almaya başladı. İstanbul Sultânîsi’nde lise ve sultânîler için yeni bir edebiyat müfredat programı oluşturdu. Fecri Ati topluluğundaki arkadaşları ile; Yeni Osmanlı Târîh-i Edebiyyâtı isimli ilk lise edebiyat tarihi kitabını oluşturdu. Türkçü düşünceyi savunan “Ümid ve Azim” dergisinde yazdı. Tarihi konulu ve Türkçü şiirler yazıp yayınladı. 1913 yılından itibaren Dârülfünun hocalığına başladı. 23 gibi erken bir yaşta; Dârülfünun’da kürsü sahibiydi.
Türk edebiyatı tarihi araştırmalarında bir devir açtığı kabul edilen “Türk Edebiyatı Tarihinde Usul” adlı büyük makalesini tayininden bir ay kadar önce yayımlamıştı.
Türk Bilg, Derneği’nin üyesi oldu. 23 Mart 1915’te kurulan Âsâr-ı İslâmiyye ve Milliyye Tedkik Encümeni’nin sekreterliğine getirildi. Encümenin ilmî araştırmalara tahsis edilen Millî Tetebbûlar Mecmuası’nın idaresi ona verildi.Yunus Emre ve Ahmed Yesevi ile ilgili o güne kadar yazılmış en ciddi makaleleri yazdı. Böylece büyük eseri Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar’ın temeli bu şekilde atılmış oluyordu. Bu eseri 1919 yılında yayınlandı.
Yazı ✍️: Bilhan Akkaya












Bir cevap yazın