“Bu yüzden, önünde şimdiye dek gördüğün her şeyden daha büyük bir hüzün yükselirse; ellerinin ve yaptığın her şeyin üzerinden, ışıkla bulutun gölgeleri gibi bir huzursuzluk geçerse korkmamalısın. İçinde bir şeylerin gerçekleştiğini; hayatın seni unutmadığını, seni ellerinde tuttuğunu ve düşmene izin vermeyeceğini düşünmelisin.
Neden her türlü huzursuzluğu, sefaleti ve bunalımı hayatından uzaklaştırmak isteyesin ki? Nihayetinde, bütün bu hâllerin senin içinde nasıl bir iş gördüğünü bilemezsin,” der Rilke, Genç Bir Şaire Mektuplar’da.
Evet, bilemeyiz…
Öyleyse başımıza geleni yalnızca katlanılacak bir yazgı olarak değil, bizi dönüştüren hayatın bir parçası olarak karşılamak gerekir:
Amor fati — kaderini sev.












Bir cevap yazın