Munzur’un gözelerinden akan o berrak suya bakarken insan, Hacı Bektaş Veli’nin yol öğüdünü gönlünde yeniden duyar:
“Arınmadan hakikate ermek olmaz.”
Alevî irfanında su yalnızca su değildir; paklanmanın, durulmanın, rızalığa varmanın nişanesidir. Su akar, ama kir tutmaz. Taşa değer, taşla kavga etmez. Yolunu bulur, yatağını genişletir, geçtiği yere serinlik ve hayat bırakır.
İnsan da böyledir. Nefsinin ağırlığından, kibrin pasından, hırsın karanlığından arındıkça özüne yaklaşır. Çünkü Yol, dışarıda aranan uzak bir menzil değil; insanın kendi gönlünde uyandırdığı hakikattir.
Munzur’un gözeleri bize bunu fısıldar: Hakikat, gösterişte değil sadeliktedir. Gürültüde değil sükûttadır. Gönül kırmakta değil, gönül yapmakta saklıdır.
Hacı Bektaş’ın “İncinsen de incitme” sözü de bu yüzden yalnız bir ahlak öğüdü değil, Yol’un özüdür. Çünkü insan, incitmemeyi öğrendiğinde su gibi olur; aktıkça arıtır, dokundukça diriltir, geçtiği gönülde iz bırakır.
Bugün Munzur’un berraklığı kalbimize aksın. Gönlümüzü Yunus’un aşkıyla, Hünkâr’ın edebiyle, Ali’nin adaletiyle durultsun.
Su gibi aziz, gönül gibi temiz, Yol gibi aydınlık olalım.
#HacıBektaşVeli #MunzurGözeleri #Aleviİrfanı #YolBirSürekBinbir












Bir cevap yazın